Basit yaralama, bir kişinin vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına yol açan kasten yaralama fiilinin, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmasıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 maddesi uyarınca basit yaralama cezası 4 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır ve suçun bu temel hali şikayete tabiyken bazı istisnai durumlarda re'sen soruşturulur. Bu kapsamlı rehberde; basit yaralamanın cezası ne kadar, uzlaşmaya tabi mi, beraat nasıl alınır, eşe karşı veya silahla darp durumunda yargılama süreci nasıl işler gibi tüm soruları güncel ceza hukuku dinamikleri ve Yargıtay uygulamaları ışığında detaylandıracağız.
Basit Yaralama Suçu Nedir?
Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 86. maddesi kasten yaralama suçunu genel bir çerçevede düzenlemektedir. Kanun koyucu, bireylerin vücut bütünlüğünü, beden ve ruh sağlığını koruma altına almayı amaçlar. Kasten yaralama suçunun en hafif ve daha az cezayı gerektiren hali ise ceza hukuku doktrininde ve uygulamasında basit yaralama suçu olarak adlandırılır.
Basit yaralama nedir sorusuna hukuki bir tanımla cevap vermek gerekirse; failin, mağdurun vücuduna yönelik gerçekleştirdiği fiziksel müdahalenin, mağdurun üzerinde bıraktığı etkinin sadece basit bir tıbbi müdahale ile iyileştirilebilecek boyutta kalması durumudur. TCK m. 86/2 hükmü ile düzenlenen bu suç, failin kasti bir davranışla hareket etmesini gerektirir. Yani fail, gerçekleştirdiği hareketle mağdurun vücut bütünlüğüne zarar vereceğini bilmeli ve bu sonucu istemelidir. Suçun oluşması için fiziksel olarak doğrudan bir temas şart değildir; mağdurun ruhsal dengesini veya algılama yeteneğini bozacak dolaylı eylemler de kasten yaralama kapsamında değerlendirilebilir.
Basit Yaralama ve "Darp" Aynı Şey mi?
Gündelik yaşamda ve halk arasında sıklıkla kullanılan darp nedir sorusu, aslında ceza hukukunda doğrudan bir suç adı olarak yer bulmaz. Vatandaşların "darp edilmek", "darp raporu almak" ya da "darp davası" şeklinde ifade ettiği durumların ceza yasasındaki yegane karşılığı kasten yaralama suçudur.
Dolayısıyla, arama motorlarında sıkça sorgulanan darp cezası nedir veya darp suçu cezası gibi kavramlar, esasen TCK 86 kapsamında düzenlenen basit yaralama suçunun cezası ile tamamen eş anlamlıdır. Bir kişinin diğerine tokat atması, saçını çekmesi, onu ittirmesi ya da canını acıtacak şekilde sarsması ceza yargılamasında "darp" olarak tanımlanmakla birlikte, mahkeme tarafından basit yaralama suçu kapsamında değerlendirilerek karara bağlanır.
Basit Tıbbi Müdahale (BTM) ile Giderilebilen Yaralanma Nedir?
Bir kasten yaralama eyleminin TCK 86/1 (temel hal) mi yoksa TCK 86/2 (basit hal) kapsamında mı kalacağını belirleyen yegane kriter, mağdurun yaralanmasının "Basit Tıbbi Müdahale" (BTM) ile giderilip giderilemeyeceğidir. Hukuk ve tıp dünyasının ortaklaşa belirlediği bu kriter, ceza davalarının seyrini doğrudan değiştirmektedir.
Peki, btm ile giderilebilir yaralanmalar nelerdir? Tıp biliminin ve Adli Tıp Kurumu rehberlerinin ışığında; uzmanlık gerektiren cerrahi bir müdahaleye ihtiyaç duyulmadan, dikiş atılması, kırık tedavisi veya uzun süreli hastane yatışı gerektirmeyen, ilk yardım düzeyindeki müdahalelerle iyileşebilen yaralanmalar basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralanmalar olarak kabul edilir.
Örneğin; ciltte meydana gelen yüzeysel sıyrıklar, küçük morluklar (ekimoz), kızarıklıklar, hafif şişlikler ve kalıcı etki bırakmayan basit ezikler bu kapsama girer. Bu tür durumlarda adli tıp uzmanları veya hastane hekimleri mağdur hakkında "BTM ile giderilebilir" şeklinde bir rapor düzenler.
Eğer somut olayda bu nitelikte bir rapor düzenlenmişse, fail hakkında uygulanacak btm ile giderilebilir cezası nedir sorusunun cevabı, TCK 86/2 maddesindeki hafifletilmiş ceza aralıkları olacaktır. Ancak yaralanma BTM sınırını aşıyorsa (örneğin derin bir kesik, kemik kırılması veya iç organ zedelenmesi), artık basit yaralamadan değil, TCK 86/1 uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası gerektiren temel kasten yaralama suçundan dava açılır.
Diş Kırığı Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilebilir mi?
Uygulamada sıklıkla karşılaşılan özel durumlardan biri de diş kırığı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir mi sorusudur. Dişler, insan vücudunda sindirim sisteminin başlangıcı olan ve çiğneme fonksiyonunu üstlenen önemli organlar/yapılardır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ve Adli Tıp Kurumu kriterleri çerçevesinde, darp eylemi sonucunda bir veya birden fazla dişin kırılması ya da tamamen yerinden çıkması, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif bir yaralanma olarak kabul edilmez.
Diş kırığı meydana geldiğinde, mağdurun aldığı adli raporda yaralanmanın "BTM ile giderilemeyecek ölçüde" olduğu belirtilir. Bu nedenle, diş kırığına yol açan bir darp eyleminin cezası doğrudan TCK 86/1 maddesine göre belirlenir ve ceza miktarı ciddi oranda artar. Hatta kırılan dişin konuşma veya çiğneme fonksiyonunda kalıcı bir zayıflamaya ya da yitirilmeye yol açması durumunda, TCK 87 kapsamında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hükümleri dahi gündeme gelebilmektedir.
Basit Yaralama Suçunun Cezası Ne Kadar?
Ceza hukukumuzda basit yaralama eylemlerine öngörülen yaptırımlar, suçun işleniş biçimine, mağdurun sıfatına ve kullanılan araçlara göre farklılık göstermektedir. TCK 86/2 maddesinde yer alan yasal düzenlemeye göre, kasten yaralama fiilinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olması durumunda verilecek basit yaralama cezası 4 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.
Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, cezanın "seçimlik" (alternatifli) olarak düzenlenmiş olmasıdır. Hâkim, yargılama sürecinde sanığın kişiliği, duruşmadaki tutumu, pişmanlığı ve olayın işleniş şekli gibi kriterleri değerlendirerek doğrudan hapis cezasına hükmedebileceği gibi, hapis cezası yerine doğrudan adli para cezasına da karar verebilir. Ancak hâkim başlangıçta hapis cezasını tercih ederse, cezanın alt sınırı kural olarak 4 ay, üst sınırı ise 1 yıldır.
Eğer basit yaralama cezası ne kadar veya basit yaralama kaç yıl sorularını araştırıyorsanız, davanızdaki somut durumların (örneğin mağdurun kadın olması, eylemin silahla gerçekleştirilmesi vb.) cezayı doğrudan etkileyeceğini bilmeniz gerekir. 2022 yılında yapılan yasal düzenleme ile suçun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırının 6 aydan az olamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Aşağıdaki tablo, basit yaralama suçunun farklı durumlarına göre uygulanabilecek güncel ceza aralıklarını ve usuli durumları özetlemektedir:
Suçun İşleniş Şekli ve Nitelendirilmesi | Kanun Maddesi | Öngörülen Ceza Aralığı | Şikayet Durumu | Uzlaşma Durumu |
Basit Yaralama (Temel Hal) | TCK m. 86/2 | 4 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası | Şikayete bağlı (6 Ay) | Uzlaşmaya tabi |
Kadına Karşı Basit Yaralama | TCK m. 86/2 | Alt sınır 6 aydan az olamayacak şekilde hapis veya adli para cezası | Şikayete bağlı (6 Ay) | Uzlaşmaya tabi değil |
Eşe Karşı Basit Yaralama | TCK m. 86/3-a | 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis cezası | Şikayete tabi değil (Resen) | Uzlaşmaya tabi değil |
Silahla Basit Yaralama | TCK m. 86/3-e | 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis cezası | Şikayete tabi değil (Resen) | Uzlaşmaya tabi değil |
Kamu Görevlisine Karşı Yaralama | TCK m. 86/3-c | 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis cezası | Şikayete tabi değil (Resen) | Uzlaşmaya tabi değil |
Eğer yargılama sonucunda sanık hakkında 2 yıl veya daha az süreli bir hapis cezasına hükmedilirse ve sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan sabıkası bulunmuyorsa, mahkeme şartların varlığı halinde Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verebilir. Bu durumda sanık, 5 yıllık bir denetim süresine tabi tutulur ve bu sürede yeni bir suç işlemezse dava tamamen düşer, sabıka kaydı temiz kalır.
Basit Yaralamada Adli Para Cezası
TCK m. 86/2 kapsamında hâkim, hapis cezası yerine doğrudan basit yaralama adli para cezası vermeyi tercih edebilir. Ayrıca, verilen kısa süreli hapis cezası (1 yıl ve altı), TCK m. 50 uyarınca seçenek yaptırım olarak adli para cezasına da çevrilebilir.
Ceza hukukumuzda basit yaralamada para cezası hesaplanırken "gün para cezası" sistemi uygulanır. Hâkim, suçun işleniş özelliklerini dikkate alarak önce bir gün sayısı belirler (örneğin 120 gün). Ardından, sanığın ekonomik durumunu, malvarlığını ve günlük kazancını göz önünde bulundurarak bir günün parasal karşılığını takdir eder.
7499 sayılı Kanun ile yapılan ve ceza yargılamasında aktif olarak uygulanan yasal değişiklik uyarınca, bir gün karşılığı adli para cezası miktarı en az 100 TL, en fazla ise 500 TL olarak belirlenebilmektedir (eski düzenlemedeki 20-100 TL sınırları tamamen yürürlükten kalkmıştır).
Buna göre darp para cezası ne kadar ya da darp cezası kaç tl soruları için somut bir hesaplama örneği vermek gerekirse:
Mahkemenin sanığa basit yaralamadan dolayı 120 gün adli para cezası verdiğini varsayalım.
Sanığın ekonomik durumu zayıfsa ve günlüğü asgari sınır olan 100 TL’den hesaplanırsa; 120 gün x 100 TL = 12.000 TL adli para cezası ödenmesine karar verilir.
Sanığın gelir düzeyi yüksekse ve günlüğü en üst sınır olan 500 TL’den belirlenirse; 120 gün x 500 TL = 60.000 TL toplam para cezası ortaya çıkar.
Hükmedilen bu cezalar, mahkemenin belirleyeceği taksitler halinde (en fazla 2 yıl içinde) ödenebilir. Adli para cezasının zamanında ödenmemesi durumunda, ceza savcılık kanalıyla doğrudan hapis cezasına çevrilerek infaz edilir.
Yumruk Atmanın / Tokat Atmanın Cezası
Sokakta, trafikte veya sosyal yaşamda yaşanan kavgaların en bilinen biçimleri yumruk atmak, tokat atmak, saç çekmek veya tekmelemektir. Hukuki açıdan bakıldığında yumruk atmanın cezası ile halk arasındaki adam darp etmenin cezası tamamen TCK m. 86/2 kapsamındaki basit yaralama hükümleri çerçevesinde cezalandırılır.
Eğer atılan yumruk veya tokat mağdurda kalıcı olmayan, basit bir tıbbi müdahale ile iyileşebilecek nitelikte hafif bir kızarıklık, morluk veya acıya yol açtıysa, darpın cezası nedir sorusunun yanıtı yine 4 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Ancak hedef alınan bölge, kullanılan fiziksel gücün boyutu ve darp eyleminin neticesi çok önemlidir. Örneğin, yüze gelen sert bir yumruk burun kemiğini kırarsa veya gözün görme yetisini zayıflatırsa, suç artık basit yaralama olmaktan çıkar ve TCK m. 86/1 veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK m. 87) kapsamında değerlendirilerek çok daha ağır hapis cezalarını beraberinde getirir.
Basit Yaralamanın Nitelikli Hâlleri (Cezayı Artıran Durumlar)
Kasten yaralama suçunun, kanunda belirtilen bazı hassas durumlarda, belirli kişilere karşı veya belirli araçlar kullanılarak işlenmesi durumunda cezada artırıma gidilir[2][3]. TCK’nın 86/3. maddesinde düzenlenen bu nitelikli hallerde, verilecek temel ceza yarı oranında (1/2) artırılır. Nitelikli hallerin varlığı durumunda suç, şikayete tabi olmaktan çıkar ve savcılık tarafından kendiliğinden (resen) soruşturulur.
Eşe veya Aile Bireyine Karşı Basit Yaralama
Aile içi şiddet olayları, Türk ceza hukukunda en hassas yaklaşılan konulardan biridir. TCK 86/3-a maddesi uyarınca; basit yaralama suçunun üstsoya (anne, baba, büyükanne/büyükbaba), altsoya (çocuklar, torunlar), eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı işlenmesi durumunda ceza yarı oranında artırılır.
Bu başlık altında en çok merak edilen usuli soruların cevapları şu şekildedir:
Eşe karşı basit yaralama şikayete tabi mi? Hayır, şikayete tabi değildir. Mağdur olan eş şikayetçi olmadığını beyan etse veya davanın ilerleyen aşamalarında şikayetinden vazgeçse dahi kamu davası düşmez; yargılama devam eder ve sanık cezalandırılır.
Eşe karşı basit yaralama uzlaşmaya tabi mi? Kesinlikle hayır. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 253/3 uyarınca, aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet içeren suçlar uzlaştırma kapsamı dışındadır.
Eşe karşı basit yaralamanın cezası denetimli serbestlik kapsamında mıdır? Eşe karşı kasten yaralama suçunda hükmedilen hapis cezası, sanığın sabıkasızlık durumu ve infaz yasasındaki şartları taşıması halinde doğrudan cezaevine girmeden denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilebilir. Ancak sanığın mükerrir (tekerrür halinde olan) olması durumunda cezanın yatarı ve infaz koşulları ağırlaşır.
Eşe karşı basit yaralamada beraat almak mümkün müdür? Evet, her ceza davasında olduğu gibi bu durumda da beraat mümkündür. Ancak aile içi olaylar genellikle kapalı alanlarda geçtiğinden mahkemeler delilleri (darp raporu, komşu tanıklıkları, taraflar arasındaki mesajlar) çok titiz inceler. Mağdurun soyut beyanları dışında cezalandırılmaya yeter somut, şüpheden uzak delil bulunmaması veya eylemin meşru müdafaa (kendini savunma) kapsamında kaldığının ispatlanması halinde beraat kararı verilir.
Silahla Basit Yaralamanın Cezası
TCK m. 86/3-e bendi uyarınca, basit yaralama suçunun silahla işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır. Hukukumuzda "silah" kavramı sadece ateşli silahları (tabanca, tüfek vb.) kapsamaz. TCK m. 6/1-f hükmüne göre; bıçak, demir çubuk, sopa, oklava, kemer, taş, şişe, hatta fırlatıldığında yaralamaya elverişli olan sert bir cisim (örneğin telefon, terlik, mutfak gereçleri) dahi hukuken silah olarak kabul edilir.
Buna göre silahla basit yaralamanın cezası hesaplanırken, temel ceza olan 4 aydan 1 yıla kadar hapis cezası yarı oranında artırılarak 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis cezası şeklinde uygulanır. Silahla işlenen basit yaralama suçları da şikayete ve uzlaşmaya tabi değildir; yargılama resen yürütülür.
Karşılıklı (Mütekabil) Yaralamada Ceza
Sokak kavgalarında veya aile içi tartışmalarda tarafların birbirlerini karşılıklı olarak darp etmesi çok sık yaşanır. Hukuk sistemimizde karşılıklı darpta ceza tayin edilirken hâkim, "haksız tahrik" (TCK m. 29) hükümlerini uygular.
Karşılıklı yaralamada mahkeme öncelikle kavgayı veya ilk haksız hareketi kimin başlattığını tespit etmeye çalışır. Eğer ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı kesin olarak belirlenemiyorsa, Yargıtay içtihatları doğrultusunda her iki tarafın cezasından da haksız tahrik indirimi (genellikle 1/4 oranında) yapılır. Bazı durumlarda, karşılıklı darp eyleminin çok hafif olması, tarafların eşit kusurlu olması ve meşru müdafaa sınırlarının aşılması gibi durumlarda, hâkim TCK m. 86/4 (veya genel tahrik kuralları) uyarınca cezada daha yüksek oranlarda indirim yapabileceği gibi taraflara ceza verilmesine yer olmadığına da karar verebilir.
Basit Yaralama Suçu Şikayete Tabi mi?
Vatandaşların hukuki süreçlerde en çok kafa karışıklığı yaşadığı konulardan biri şikayet müessesesidir. Net bir yanıt vermek gerekirse: basit yaralama şikayete tabi mi?
Evet, basit yaralama suçunun TCK m. 86/2 kapsamında düzenlenen temel ve yalın hali şikayete tabidir. Bu durumda mağdurun, darp fiilini ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 aylık şikayet süresi bulunmaktadır. 6 ay içinde şikayette bulunulmazsa hak düşürücü süre geçer ve dava açılamaz. Mağdur, soruşturma veya kovuşturma aşamasında şikayetinden vazgeçerse kamu davası düşer ve dosya kapanır.
Ancak genel olarak yaralama şikayete tabi mi sorusuna her zaman "evet" yanıtı verilemez. TCK m. 86/3 maddesinde sayılan nitelikli hallerin (silahla yaralama, kamu görevlisine karşı yaralama vb.) varlığı halinde suç, şikayete bağlı olmaktan çıkar. Bu nedenle, yukarıda da vurgulandığı üzere eşe karşı basit yaralama şikayete tabi mi sorusunun cevabı hayırdır; aile içi şiddet olaylarında devlet, mağdur şikayetini çekse dahi yargılamayı sonuna kadar sürdürür.
Basit Yaralamada Uzlaşma Süreci
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde düzenlenen uzlaşma müessesesi, suçun mağduru ile şüphelisinin/sanığının bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşarak uyuşmazlığı mahkeme dışı yöntemlerle çözmesini sağlayan bir kurumdur.
Basit yaralamada uzlaşma süreci şu şekilde işler:
Uzlaşma Kapsamının Belirlenmesi: Şikayete tabi olan temel basit yaralama suçu (TCK 86/2) uzlaştırma kapsamındadır. Soruşturmayı yürüten savcılık, dosyanın basit yaralama uzlaşma şartlarını taşıdığını tespit ederse dosyayı Uzlaştırma Bürosuna gönderir.
Uzlaştırmacının Atanması: Büro tarafından bağımsız bir uzlaştırmacı görevlendirilir. Uzlaştırmacı, taraflara yasal haklarını bildirerek uzlaşmak isteyip istemediklerini sorar.
Anlaşma Sağlanması: Taraflar belirli bir edim karşılığında (örneğin maddi tazminat ödenmesi, bir hayır kurumuna bağış yapılması, özür dilenmesi) anlaşabilirler. Uzlaşma sağlanırsa, şüpheli hakkında "kovuşturmaya yer olmadığına" (takipsizlik) karar verilir ve dosya kapanır; bu karar sabıka kaydına işlenmez.
Anlaşma Sağlanamaması: Taraflar uzlaşamazsa süreç kaldığı yerden devam eder ve savcılık tarafından iddianame düzenlenerek Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açılır.
Peki, basit yaralama uzlaşmaya tabi mi sorusunun tüm durumlar için cevabı aynı mıdır? Hayır. TCK m. 86/3'teki nitelikli haller uzlaşma kapsamında değildir. Bu kapsamda eşe karşı basit yaralama uzlaşmaya tabi mi sorusunun yanıtı kesin bir dille hayır olarak verilmelidir; aile içi şiddet vakalarında tarafların uzlaşma masasına oturmasına kanunen izin verilmez.
Basit Yaralamada Beraat Mümkün mü?
Hakkında darp iddiasıyla soruşturma veya dava açılan kişilerin en çok kaygılandığı husus, sürecin nasıl sonuçlanacağıdır. İnternette sıkça karşılaşılan basit yaralamadan yargılanıyorum mahkemede ne sonuç çıkar sorusunun yanıtı, tamamen dosyadaki somut delillere ve savunmanın niteliğine bağlıdır.
Mahkeme sürecinde temel olarak şu sonuçlar ortaya çıkabilir:
Beraat Kararı: Sanığın suçu işlemediğinin anlaşılması veya mahkûmiyetine yeterli, kesin ve somut delil bulunamaması durumunda verilir.
Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı: Meşru müdafaa sınırlarının heyecan ve korku nedeniyle aşılması veya karşılıklı darp durumlarında uygulanabilir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB): Sanığa ceza verilir ancak bu ceza 5 yıl boyunca ertelenerek adli sicile işlenmez.
Adli Para Cezası veya Erteli Hapis Cezası: Sanık mahkûm edilir ancak cezası paraya çevrilir ya da ertelenir.
Peki, basit yaralamada beraat kararı almak gerçekten mümkün müdür? Evet, hukuken ve fiilen mümkündür. Ceza yargılamasının en temel ilkesi "şüphe altında kalan sanık yararlanır" (şüpheden sanık yararlanır) kuralıdır. Eğer müştekinin soyut iddiaları dışında vücudunda herhangi bir darp izi (adli rapor) bulunmuyorsa, tanık beyanları çelişkiliyse veya sanığın eylemi kendisini savunmak amacıyla (meşru savunma) gerçekleştirdiği kanıtlanırsa mahkeme beraat kararı verir. Aynı şekilde, eşe karşı basit yaralamada beraat kararı da, iddiaların asılsız ve iftira niteliğinde olduğunun, taraflar arasındaki husumetin veya darp raporundaki bulguların olay tarihiyle uyumsuz olduğunun ispatlanması durumunda mümkündür.
Basit Yaralamaya Teşebbüs
Ceza hukukumuzda teşebbüs, failin işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaması durumudur. Kasten yaralama suçu, yapısı gereği teşebbüse elverişli bir suç tipidir.
Peki, basit yaralamaya teşebbüs cezası nedir ve hangi durumlarda uygulanır? Örneğin; failin mağdura vurmak amacıyla yumruk savurması ancak mağdurun ani bir hareketle kaçarak darbe almaması durumunda veya failin mağdura taş/sopa fırlatıp isabet ettirememesi halinde basit yaralamaya teşebbüs suçu oluşur.
Bu durumda TCK m. 35 (teşebbüs) hükümleri devreye girer. Teşebbüs aşamasında kalan kasten basit yaralama suçunda, tamamlanmış ceza üzerinden (4 aydan 1 yıla kadar olan ceza) dörtte birden dörtte üçe kadar indirim uygulanır. Bu indirimler neticesinde ceza oldukça sembolik miktarlara iner ve genellikle adli para cezasına çevrilerek veya HAGB uygulanarak karara bağlanır.
Basit Yaralama Nedeniyle Tazminat Davası
Bir kişinin darp edilmesi, sadece ceza hukuku boyutunda bir yaptırımla kalmaz; aynı zamanda Türk Borçlar Kanunu kapsamında haksız fiil teşkil eder. Bu nedenle darp mağduru, fail aleyhine hukuk mahkemelerinde tazminat davası açma hakkına sahiptir.
Basit yaralamada tazminat davası Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılır ve iki ana talepten oluşur:
Maddi Tazminat: Mağdurun darp eylemi nedeniyle yapmak zorunda kaldığı tedavi, ilaç, sargı bezi masrafları ile yaralanma nedeniyle çalışamadığı günlere ilişkin uğradığı gelir kayıpları bu kapsamda talep edilir.
Manevi Tazminat: Darp eyleminin mağdur üzerinde yarattığı fiziksel acı, korku, elem, keder ve psikolojik yıpranmanın bir nebze olsun hafifletilmesi amacıyla hâkim tarafından takdir edilecek bir miktar manevi tazminat istenir.
Ceza mahkemesinde fail hakkında verilen mahkûmiyet kararı (veya HAGB kararı), hukuk mahkemesindeki tazminat davasında haksız fiilin ve kusurun ispatı açısından çok güçlü bir delil oluşturur.
Basit Yaralama Davasında Avukat Desteği
Dışarıdan bakıldığında basit yaralama davaları "hafif" nitelikli davalar gibi görünse de; adli sicil kaydının (sabıkanın) kirlenmesi riskini barındırması, gelecekte iş hayatında (memuriyet, özel sektör vb.) engel teşkil edebilmesi ve yüksek tazminat yükümlülükleri doğurabilmesi açısından son derece kritiktir. Hele ki bu suç, yargılama süreçlerinde sıklıkla birlikte görülen tehdit suçu veya hakaret suçu gibi diğer suç tipleriyle birleştiğinde süreç çok daha karmaşık bir hal almaktadır.
Ceza yargılamasının soruşturma (karakol ve savcılık) aşamasından itibaren profesyonel bir savunma stratejisinin belirlenmesi, hastaneden alınan adli tıp raporlarının (BTM durumunun) hukuki olarak analizi, meşru müdafaa ve haksız tahrik gibi ceza indirimine veya beraate yol açacak savunmaların mahkemeye sunulması uzmanlık gerektirir.
İstanbul genelinde, özellikle de İstanbul Anadolu yakası (Kartal, Kadıköy, Ümraniye, Pendik vb.) bölgesinde ceza davalarınızın takibi, uzlaşma süreçlerinin yönetimi ve hukuki haklarınızın korunması amacıyla hukuk ofisimizden profesyonel destek alabilirsiniz. Süreçlerin takibi ve profesyonel danışmanlık hizmetlerimiz hakkında daha detaylı bilgi edinmek için iletişim sayfamız üzerinden bizimle irtibata geçebilirsiniz.

