Ticaret hukuku, ticari işletmeleri, tacirleri ve bunların ticari faaliyetlerini düzenleyen özel hukuk dalıdır. Ancak tacirlere uygulanan kurallar, sıradan kişilere uygulanan kurallardan daha sıkı ve daha hızlı işleyen bir sistem öngörür.

Ticaret hukuku kapsamında itiraz süreleri kısa, ispat kuralları ise ticari defterler ve belgeler üzerine kuruludur. Faturaya süresinde itiraz edilmemesi ya da dava öncesi zorunlu adımların atlanması, haklı bir alacağın bile tahsilini zorlaştırabilir.

Bu sayfada ticaret hukukunun kapsamı, ticari davaların özellikleri, sık görülen uyuşmazlıklar ve alacak tahsilinde izlenen yollar ele alınmaktadır.

1. Ticaret Hukuku Nedir?

Ticaret hukuku, ticari işletmeyle ilgili tüm iş ve işlemleri düzenleyen kurallar bütünüdür. Temel kaynağı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu olup Kanun ticari işletme, şirketler, kıymetli evrak, taşıma, deniz ticareti ve sigorta hukuku olmak üzere altı kitaptan oluşur.

Türk Ticaret Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca her tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş insanı gibi hareket etmek zorundadır. Bu ölçü, tacirin özen yükümlülüğünü sıradan bir kişiye göre daha yüksek tutar. Bu nedenle tacirin bilgisizlik savunması uygulamada çoğu zaman sonuç doğurmamaktadır.

2. Ticari Dava Nedir ve Hangi Mahkemede Görülür?

Ticari dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre ya her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir uyuşmazlıktan ya da tarafların sıfatına bakılmaksızın Kanun'da sayılan konulardan doğan davadır. Ticari davalara kural olarak asliye ticaret mahkemesi bakar.

Dava türü

Belirleyici ölçüt

Örnek

Nispi ticari dava

Her iki tarafın tacir olması ve işin ticari işletmeyle ilgili bulunması

İki şirket arasındaki mal satışından doğan bedel alacağı

Mutlak ticari dava

Konunun kanunda sayılması; tarafların tacir olup olmaması önemsizdir

Kıymetli evraktan, haksız rekabetten veya şirketler hukukundan doğan davalar

2.1. Dava Öncesi Zorunlu Arabuluculuk

Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucuya gidilmeden açılan dava usulden reddedilir.

3. Ticaret Hukukunda Sık Görülen Uyuşmazlıklar Nelerdir?

Ticari uyuşmazlıkların büyük bölümü, tarafların sözleşme ve belge düzenine yeterince önem vermemesinden kaynaklanır. Uygulamada en sık karşılaşılan başlıklar belirlidir. Örneğin;

  • cari hesap ve fatura alacaklarının ödenmemesi,

  • çek ve bonodan doğan alacaklar,

  • teslim edilen malın ayıplı çıkması,

  • bayilik, acentelik ve distribütörlük ilişkilerinin sona ermesi,

  • haksız rekabet ve ticari sırların korunması,

gibi durumlarda tacirler arasında uyuşmazlık doğmaktadır. Bu uyuşmazlıklarda sonuç, büyük ölçüde sözleşme hükümlerine ve tarafların tuttuğu kayıtlara bağlıdır.

3.1. Faturaya ve Ayıplı Mala İtiraz

Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre faturayı alan kişi, içeriğine 8 gün içinde itiraz etmezse faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Ticari satımda ise Kanun'un 23. maddesi, açıkça belli olan ayıpların 2 gün, gözden geçirmeyle anlaşılabilecek ayıpların 8 gün içinde satıcıya bildirilmesini öngörür. Bu nedenle mal ve fatura teslim alındığında kontrolün gecikmeden yapılması önem taşımaktadır.

3.2. Haksız Rekabet

Haksız rekabet, Türk Ticaret Kanunu'nun 54. ve devamı maddelerinde düzenlenen, dürüstlük kuralına aykırı ticari davranışlardır. Rakibi kötüleme, karıştırılma yaratan işaret kullanma ve iş sırlarını hukuka aykırı biçimde kullanma bu kapsamda değerlendirilir.

4. Ticari Alacaklar Nasıl Tahsil Edilir?

Ticari alacakların tahsilinde kural olarak icra takibi, itirazın iptali davası ve gerekli durumlarda ihtiyati haciz yollarına başvurulur. Hangi yolun seçileceği, alacağın belgeye bağlı olup olmamasına ve borçlunun malvarlığını kaçırma ihtimaline göre belirlenir.

Ticari defterler, usulüne uygun tutulduğu ölçüde tacirler arasındaki davalarda delil olarak kullanılır. Takip ve itiraz süreleri hakkında ayrıntılı bilgi icra ve iflas hukuku sayfasında yer almaktadır. Şirket yöneticilerinin şirkete karşı sorumluluğu ise yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu yazısında ayrıca ele alınmıştır.

5. Sıkça Sorulan Sorular

Tacir kimdir?

Tacir, bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişidir. Türk Ticaret Kanunu'nun 12. maddesi bu tanımı gerçek kişiler için yapar; anonim ve limited şirketler gibi ticaret şirketleri ise Kanun'un 16. maddesi uyarınca tacir sayılır. Tacir sıfatı, tabi olunacak kuralları ve görevli mahkemeyi doğrudan etkiler.

Ticari davada arabulucuya gitmek her zaman zorunlu mu?

Hayır, yalnızca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinde zorunludur. Örneğin bir sözleşmenin iptali ya da bir hakkın tespiti istendiğinde dava öncesi arabuluculuk şartı aranmaz. Bu ayrım, davanın usulden reddedilmemesi için dava açılmadan önce yapılmalıdır.

Şirket ile şahıs arasındaki dava ticari dava sayılır mı?

Kural olarak hayır; nispi ticari dava için her iki tarafın da tacir olması gerekir. Ancak uyuşmazlık kıymetli evrak, haksız rekabet ya da Kanun'da sayılan diğer bir konudan doğuyorsa, tarafların sıfatına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Bir tarafın tüketici olduğu durumlarda ise tüketici mahkemesi gündeme gelebilir.

6. Sonuç

Ticaret hukuku, Türk Ticaret Kanunu'nun 4 ila 23. maddeleri arasındaki ticari dava, tacir ve ticari işletme kurallarıyla şekillenen, kısa süreler ve sıkı ispat kuralları üzerine kurulu bir alandır.

Fatura ve ayıp ihbar süreleri birkaç günle sınırlı olduğundan, uyuşmazlık doğmadan önce sözleşme ve belge düzeninin gözden geçirilmesi önem arz etmektedir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza ilişkin hukuki danışmanlık yerine geçmez.