Sözleşmeler hukuku, kişilerin karşılıklı iradeleriyle kurdukları borç ilişkilerini, bu ilişkilerin ifasını ve sona ermesini düzenleyen hukuk alanıdır. Ancak sözleşme özgürlüğü sınırsız değildir; kanunun emredici hükümleri ve şekil şartları her sözleşmede gözetilir.

Sözleşmeler hukuku uyuşmazlıklarında sonuç, çoğu zaman sözleşme metninin nasıl kaleme alındığına bağlıdır. Belirsiz bırakılan bir teslim tarihi, yanlış kurulmuş bir cezai şart ya da eksik bir fesih hükmü, uyuşmazlık anında tarafların haklarını doğrudan zayıflatır.

Bu sayfada sözleşmenin kurulması, şekil şartları, cezai şart, sözleşmeye aykırılık, fesih ve zamanaşımı genel hatlarıyla ele alınmaktadır.

1. Sözleşme Nasıl Kurulur?

Sözleşme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kurulur. Taraflar, Kanun'un 26. maddesi uyarınca sözleşmenin içeriğini kanunun öngördüğü sınırlar içinde serbestçe belirleyebilir.

Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine ya da kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler ise Kanun'un 27. maddesine göre kesin olarak hükümsüzdür. Başka bir ifadeyle, tarafların anlaşması bu sınırları aşan bir hükmü geçerli kılmaz.

2. Hangi Sözleşmeler Şekle Bağlıdır?

Sözleşmeler kural olarak hiçbir şekle bağlı değildir; ancak kanunun öngördüğü şekle uyulmadan yapılan sözleşmeler, Türk Borçlar Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca geçerli olmaz. Aşağıdaki tablo, uygulamada sık görülen sözleşmelerin şekil şartlarını özetlemektedir.

Sözleşme

Şekil şartı

Dayanak

Taşınmaz satışı

Resmi şekil (tapu müdürlüğünde)

Türk Borçlar Kanunu m. 237

Taşınmaz satış vaadi

Resmi şekil (noterde)

Türk Borçlar Kanunu m. 237

Kefalet

Yazılı şekil, azami miktar ve tarih; miktar ve müteselsil kefalet kefilin el yazısıyla

Türk Borçlar Kanunu m. 583

Rekabet yasağı

Yazılı şekil

Türk Borçlar Kanunu m. 444

Kira

Şekle bağlı değil; ispat için yazılı yapılması tercih edilir

Türk Borçlar Kanunu m. 299

Taşınmazlara ilişkin sözleşmelerde şekil şartının önemi, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yazılarında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

3. Cezai Şart Nedir ve İndirilebilir mi?

Cezai şart, Türk Borçlar Kanunu'nun 179. maddesi uyarınca borcun hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde ödenmesi önceden kararlaştırılan bedeldir. Alacaklı, zararını ispat etmek zorunda kalmadan cezai şartı talep edebilir.

Hâkim, Türk Borçlar Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca aşırı gördüğü cezai şartı kendiliğinden indirir. Ancak tacir sıfatındaki borçlu, Türk Ticaret Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca aşırılık gerekçesiyle indirim isteyemez. Bu nedenle tacirler arası sözleşmelerde cezai şart miktarının dikkatle belirlenmesi önem taşımaktadır.

4. Sözleşme İhlal Edilirse Hangi Haklar Kullanılabilir?

Karşılıklı sözleşmelerde borçlu temerrüde düştüğünde alacaklı, uygun bir süre verdikten sonra Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesindeki seçimlik haklardan birini kullanabilir. Buna göre alacaklı;

  • ifayı ve gecikme tazminatını talep etmek,

  • ifadan vazgeçerek ifa etmeme nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini istemek,

  • sözleşmeden dönerek verdiği edimi geri istemek,

gibi seçenekler arasından tercih yapabilir. Seçimlik hakkın açıkça ve süresinde bildirilmesi, sonradan doğabilecek ispat sorunlarını önler. Sürekli edimli sözleşmelerde ise sözleşmeden dönme yerine fesih hakkı kullanılır.

4.1. Aşırı İfa Güçlüğü

Sözleşme kurulurken öngörülemeyen olağanüstü bir durum, edimler arasındaki dengeyi borçlu aleyhine aşırı ölçüde bozmuşsa borçlu, Türk Borçlar Kanunu'nun 138. maddesi uyarınca sözleşmenin uyarlanmasını isteyebilir. Uyarlama mümkün değilse sözleşmeden dönme ya da sürekli sözleşmelerde fesih hakkı doğar.

5. Sözleşmeden Doğan Alacaklar Ne Zaman Zamanaşımına Uğrar?

Sözleşmeden doğan alacaklarda genel zamanaşımı süresi, Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesine göre 10 yıldır. Ancak kira bedelleri, faiz ve bazı hizmet alacakları gibi Kanun'un 147. maddesinde sayılan alacaklar 5 yıllık zamanaşımına tabidir.

Zamanaşımı, alacağın muaccel olduğu, yani istenebilir hâle geldiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dolayısıyla sözleşmede ödeme tarihlerinin açıkça belirlenmesi, sürenin başlangıcının tartışma konusu olmasını önler.

6. Sıkça Sorulan Sorular

Sözlü yapılan sözleşme geçerli mi?

Evet, kanun özel bir şekil öngörmedikçe sözlü sözleşme de geçerlidir. Ancak uyuşmazlık çıktığında sözleşmenin varlığının ve içeriğinin ispatı güçleşir. Belirli bir tutarı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı gerektiğinden, önemli sözleşmelerin yazılı yapılması uygulamada tercih edilir.

Hazır sözleşmelerdeki ağır maddeler bağlayıcı mı?

Her zaman değil. Türk Borçlar Kanunu'nun 20 ila 25. maddeleri, tek tarafça önceden hazırlanıp karşı tarafa sunulan genel işlem koşullarını denetime tabi tutar. Karşı tarafa bilgi verilmemiş ve kabul edilmemiş, sözleşmenin niteliğine yabancı ya da dürüstlük kuralına aykırı biçimde karşı taraf aleyhine olan hükümler yazılmamış sayılır.

Sözleşme tek taraflı feshedilebilir mi?

Evet, ancak yalnızca kanunda ya da sözleşmede öngörülen hâllerde. Belirsiz süreli sürekli sözleşmeler kural olarak bildirim süresine uyularak, belirli süreli sözleşmeler ise haklı bir sebebin varlığı hâlinde feshedilebilir. Haksız fesih, feshedenin tazminat sorumluluğunu doğurabilir.

7. Sonuç

Sözleşmeler hukuku, Türk Borçlar Kanunu'nun 1 ila 206. maddeleri arasındaki genel hükümler ile satış, kira, eser ve kefalet gibi sözleşme türlerine ilişkin özel hükümlerin birlikte uygulandığı bir alandır.

Uyuşmazlıkların büyük bölümü sözleşme metnindeki belirsizliklerden doğduğundan, sözleşmenin imzalanmadan önce hukuki açıdan gözden geçirilmesi önem arz etmektedir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza ilişkin hukuki danışmanlık yerine geçmez.