Gizlilik sözleşmesi, uygulamada NDA olarak da adlandırılan ve taraflardan birinin diğerine açıkladığı ticari, teknik veya mali bilgilerin gizli tutulmasını ve yalnızca belirlenen amaçla kullanılmasını sağlayan sözleşmedir. Türk Borçlar Kanunu'ndaki sözleşme serbestisine dayanır; aykırılık hâlinde tazminat ve kararlaştırılmışsa cezai şart talep edilebilir.

Şirket satın alma görüşmeleri, yatırım süreçleri, tedarikçi seçimi ve iş birliği projeleri, tarafların birbirine hassas bilgiler açıklamasını gerektirir. Gizlilik sözleşmesi bu bilgilerin görüşmeler sonuçsuz kalsa bile korunmasını güvence altına alır.

Bu yazıda sözleşmenin hukuki niteliği, gizli bilginin tanımı, istisnalar, süre, cezai şart, bilgilerin iadesi ve aykırılığın sonuçları ayrıntılı olarak ele alınacaktır.

1. Gizlilik Sözleşmesinin Hukuki Niteliği Nedir?

Bu sözleşme kanunda ayrıca düzenlenmemiş bir sözleşmedir ve Türk Borçlar Kanunu'nun 26. maddesindeki sözleşme serbestisine dayanır. Taraflar, emredici hükümlere ve kişilik haklarına aykırı olmamak kaydıyla içeriği serbestçe belirleyebilir.

Sözleşme tek taraflı veya karşılıklı olarak yapılabilir. Yalnızca bir tarafın bilgi paylaştığı durumlarda tek taraflı, her iki tarafın da bilgi paylaştığı durumlarda karşılıklı sözleşme tercih edilir.

1.1. Ticari Sır Korumasıyla İlişkisi

Ticari sırlar, sözleşme bulunmasa bile Türk Ticaret Kanunu'ndaki haksız rekabet hükümleri ve Türk Ceza Kanunu ile korunur. Ancak bu korumanın kapsamı sınırlıdır ve ihlalin ispatı güçtür.

Sözleşme, korunan bilgilerin kapsamını genişletir ve ispat yükünü kolaylaştırır. Kanundaki koruma ticari sır yazısında açıklanmıştır.

2. Gizlilik Sözleşmesinde Hangi Hükümler Bulunmalıdır?

Sözleşmenin etkili olabilmesi için gizli bilginin tanımı, kullanım amacı, süre ve aykırılığın sonuçları açıkça düzenlenmelidir. Belirsiz hükümler, ihlal hâlinde sözleşmenin uygulanmasını güçleştirir.

Hüküm

Düzenlediği konu

Gizli bilgi tanımı

Hangi bilgilerin koruma altında olduğu

Kullanım amacı

Bilgilerin hangi amaçla kullanılabileceği

İstisnalar

Gizlilik yükümlülüğünün kapsamı dışında kalan bilgiler

Süre

Yükümlülüğün sözleşme sona erdikten sonra ne kadar devam edeceği

İade ve imha

Görüşmeler sona erdiğinde bilgilerin akıbeti

Cezai şart

Aykırılık hâlinde ödenecek tutar

Uyuşmazlık çözümü

Yetkili mahkeme veya tahkim

Gizli bilginin tanımı çok geniş tutulduğunda, karşı tarafın günlük faaliyetlerini sürdürmesi bile sözleşmeye aykırılık iddiasına konu olabilir. Bu nedenle tanımın paylaşılacak bilgilerin niteliğine göre dengeli yapılması önem taşımaktadır.

3. Hangi Bilgiler Gizlilik Kapsamı Dışında Kalır?

Sözleşmelerde bazı bilgilerin gizlilik yükümlülüğünün kapsamı dışında tutulması yaygındır. Bu istisnalar, alıcı tarafın kendi bilgileri veya kamuya açık bilgiler nedeniyle haksız biçimde sorumlu tutulmasını önler.

Uygulamada kabul edilen başlıca istisnalar şunlardır:

  • açıklama tarihinde kamuya açık olan veya sonradan alıcı tarafın kusuru olmaksızın kamuya açık hâle gelen bilgiler,

  • alıcı tarafın açıklamadan önce zaten bildiği bilgiler,

  • gizlilik yükümlülüğü bulunmayan üçüncü kişilerden hukuka uygun olarak edinilen bilgiler,

  • alıcı tarafın bağımsız olarak geliştirdiği bilgiler,

  • kanun veya mahkeme kararı gereği açıklanması zorunlu olan bilgiler.

Kanun gereği açıklama zorunluluğu hâlinde, karşı tarafa önceden bildirim yapılması öngörülebilir. Bu bildirim, bilgi sahibinin gerekli hukuki önlemleri almasına imkân tanır.

4. Gizlilik Yükümlülüğü Ne Kadar Sürer?

Gizlilik yükümlülüğünün süresi taraflarca serbestçe belirlenir. Uygulamada sözleşmenin sona ermesinden sonra birkaç yıl süreyle devam eden yükümlülükler yaygındır.

Ticari sır niteliğindeki bilgiler için ise süresiz koruma öngörülebilir. Ancak süresiz yükümlülüklerin, bilgi kamuya açık hâle geldiğinde sona ereceğinin sözleşmede belirtilmesi dengeli bir çözüm sunar.

5. Gizlilik Sözleşmesinde Cezai Şart Nasıl Belirlenir?

Cezai şart, sözleşmeye aykırılık hâlinde zararın ispatı gerekmeksizin ödenecek tutardır ve Türk Borçlar Kanunu'nun 179 ila 182. maddelerinde düzenlenmiştir. Gizlilik ihlallerinde zararın ispatı güç olduğundan cezai şart bu sözleşmelerde önemli bir güvencedir.

Hâkim, aşırı gördüğü cezai şartı indirebilir. Ancak Türk Ticaret Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca tacir sıfatıyla cezai şart taahhüt eden borçlu, cezanın fahiş olduğunu ileri sürerek indirilmesini isteyemez.

Cezai şartın yanında, cezayı aşan zararın tazmini de sözleşmede saklı tutulabilir. Bu nedenle cezai şart tutarının paylaşılan bilginin değeriyle orantılı belirlenmesi önem taşımaktadır.

6. Gizlilik Sözleşmesi Kimlerle Yapılır?

Bu sözleşme; potansiyel iş ortakları, yatırımcılar, tedarikçiler, danışmanlar ve çalışanlarla yapılabilir. Her ilişki türünde sözleşmenin kapsamı ve süresi farklı belirlenir.

Çalışanlar, iş sözleşmesi devam ettiği sürece sadakat borcu kapsamında işverenin sırlarını saklamakla yükümlüdür. İş ilişkisi sona erdikten sonra rakip faaliyetin sınırlandırılması ise rekabet yasağı sözleşmesiyle düzenlenir.

7. Sözleşmeye Aykırılık Hâlinde Ne Yapılabilir?

Gizlilik sözleşmesine aykırılık hâlinde bilgi sahibi, cezai şartı ve cezai şartı aşan zararını talep edebilir. Aykırılığın devam etmesi hâlinde ihtiyati tedbir yoluyla bilginin kullanılmasının durdurulması da istenebilir.

Gizli bilginin rakip bir işletme tarafından kullanılması, ayrıca haksız rekabet oluşturabilir. Haksız rekabet davaları haksız rekabet yazısında açıklanmıştır.

8. Gizlilik Sözleşmesinde Sık Yapılan Hatalar

Uygulamada gizlilik sözleşmelerinin etkisini azaltan hataların çoğu, hazır şablonların işlemin niteliğine uyarlanmadan kullanılmasından kaynaklanır. Bu hatalar, ihlal hâlinde sözleşmenin uygulanmasını güçleştirir.

Sık görülen hatalar arasında;

  • gizli bilginin tanımının çok genel veya çok dar yapılması,

  • sözleşmenin bilgi paylaşımı başladıktan sonra imzalanması,

  • cezai şartın hiç öngörülmemesi veya bilginin değeriyle orantısız belirlenmesi,

  • bilgilerin iadesi ve imhasına ilişkin hükmün bulunmaması,

gibi durumlar sayılabilir. Bu nedenle sözleşmenin her işlem için ayrıca gözden geçirilmesi önem taşımaktadır.

9. Sıkça Sorulan Sorular

Gizlilik sözleşmesi noterde yapılmalı mı?

Hayır, gizlilik sözleşmesi için noter onayı veya resmî şekil şartı bulunmaz; yazılı yapılması ispat bakımından yeterlidir. Taraflar sözleşmeyi ıslak imzayla veya güvenli elektronik imzayla imzalayabilir. Önemli olan, sözleşmenin hangi tarihte ve hangi yetkili kişiler tarafından imzalandığının sonradan ispatlanabilmesi ve şirket adına imza atanların temsil yetkisinin bulunmasıdır.

Sözlü olarak paylaşılan bilgiler de gizlilik kapsamında mı?

Sözlü olarak paylaşılan bilgiler de sözleşmede açıkça kapsama alınmışsa gizlilik yükümlülüğüne tabidir. Uygulamada sözlü açıklanan bilgilerin belirli bir süre içinde yazılı olarak özetlenip karşı tarafa bildirilmesi öngörülür. Bu yöntem, hangi bilgilerin paylaşıldığının sonradan ispatlanmasını kolaylaştırır ve taraflar arasındaki uyuşmazlık riskini önemli ölçüde azaltır.

NDA İngilizce hazırlanabilir mi?

Evet, taraflar sözleşmeyi İngilizce veya başka bir dilde hazırlayabilir. Ancak uyuşmazlığın Türk mahkemelerinde görülmesi hâlinde sözleşmenin yeminli tercüman tarafından çevrilmiş Türkçe metni sunulmalıdır. İki dilli sözleşmelerde çelişki hâlinde hangi metnin esas alınacağının açıkça belirtilmesi gerekir; yabancı tarafla yapılan sözleşmelerde uygulanacak hukuk da ayrıca kararlaştırılmalıdır.

Gizlilik sözleşmesi şirket satışında neden önemlidir?

Şirket satın alma süreçlerinde alıcı, hukuki ve mali inceleme kapsamında şirketin sözleşmelerine, müşteri bilgilerine ve finansal verilerine erişir. Satış gerçekleşmezse bu bilgilerin rakip olabilecek alıcının elinde kalması önemli bir risktir. Gizlilik sözleşmesi, inceleme başlamadan önce imzalanarak bu bilgilerin korunmasını sağlar.

Gizlilik sözleşmesi ihlalinde zarar nasıl ispat edilir?

Gizlilik ihlalinde zarar çoğu zaman kaybedilen müşteri, düşen satışlar veya rakibe geçen ticari avantaj üzerinden ispat edilmeye çalışılır. Bu ispat güç olduğundan sözleşmede cezai şart öngörülmesi tercih edilir. Cezai şart, zararın ispatı gerekmeksizin talep edilebilir ve bilgi sahibinin elini güçlendirir.

10. Sonuç

Gizlilik sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 26. maddesindeki sözleşme serbestisine dayanır; aykırılık hâlinde tazminat ve 179 ila 182. maddeler uyarınca cezai şart talep edilebilir. Tacir sıfatıyla cezai şart taahhüt eden taraf, Türk Ticaret Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca cezanın indirilmesini isteyemez.

Gizli bilginin tanımı ve istisnalar açıkça düzenlenmezse sözleşmenin ihlal hâlinde uygulanması güçleşebilir. Bu nedenle sözleşmenin, bilgi paylaşımı başlamadan önce ve paylaşılacak bilgilerin niteliğine göre hazırlanması önem taşımaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza ilişkin hukuki danışmanlık yerine geçmez.