Kurucu ortaklar sözleşmesi, bir girişimin kurucuları arasında pay dağılımını, görev paylaşımını, fikri mülkiyetin şirkete devrini ve kurucunun ayrılması hâlinde uygulanacak kuralları belirleyen sözleşmedir. Kanunda ayrıca düzenlenmemiştir ve Türk Borçlar Kanunu'ndaki sözleşme serbestisine dayanılarak hazırlanır; genellikle şirket kurulmadan önce yazılı olarak imzalanır.
Girişimlerin ilk döneminde kurucular arasındaki ilişki çoğunlukla sözlü güvene dayanır. Kurucu ortaklar sözleşmesi yapılmadığında bir kurucunun ayrılması, ürün kodunun kime ait olduğu veya pay oranlarının nasıl belirlendiği gibi sorular yatırım aşamasında ciddi engeller doğurabilir.
Bu yazıda sözleşmenin hukuki niteliği, temel hükümleri, şekil şartları, şirket kurulduktan sonraki durumu ve sık yapılan hatalar ayrıntılı olarak ele alınacaktır.
1. Kurucu Ortaklar Sözleşmesinin Hukuki Niteliği Nedir?
Kurucu ortaklar sözleşmesi, kanunda düzenlenmemiş atipik bir sözleşmedir. Şirket kurulmadan önce kurucular ortak bir amaç için emek ve sermaye birleştirdiğinden, bu dönemdeki ilişki çoğu zaman Türk Borçlar Kanunu'ndaki adi ortaklık hükümlerine tabi olur.
Şirket kurulduktan sonra sözleşme, kurucular arasında pay sahipleri sözleşmesi niteliğinde varlığını sürdürür. Bu dönüşüm ve pay sahipleri arasındaki sözleşmenin işlevi pay sahipleri sözleşmesi yazısında açıklanmıştır.
1.1. Esas Sözleşmeden Farkı
Esas sözleşme şirketin kuruluş belgesidir ve ticaret siciline tescil edilerek herkese karşı hüküm doğurur. Kurucular arasındaki sözleşme ise yalnızca imzalayanları bağlar ve tescil edilmez; bu nedenle gizlilik gerektiren konuları düzenlemek için daha uygundur.
Esas sözleşmenin içeriği ve hazırlanması şirket nasıl kurulur yazısında ele alınmıştır. Bu nedenle iki metnin birbiriyle çelişmeyecek biçimde hazırlanması önem taşımaktadır.
2. Sözleşmede Hangi Hükümler Yer Almalıdır?
Sözleşmenin içeriği girişimin aşamasına ve kurucu sayısına göre değişir; ancak bazı hükümler hemen her sözleşmede bulunur. Bu hükümler kurucular arasındaki temel soruları şirket kurulmadan önce yanıtlar.
Hüküm | Düzenlediği konu | Eksikliğinde doğabilecek sorun |
|---|---|---|
Pay dağılımı | Her kurucunun pay oranı ve gerekçesi | Katkı farkı nedeniyle pay uyuşmazlığı |
Görev ve zaman taahhüdü | Kurucuların rolleri ve tam zamanlı çalışma | Katkının belirsizliği |
Vesting | Payların zamana bağlı kazanılması | Erken ayrılan kurucunun payları elinde tutması |
Fikri mülkiyet devri | Kod, marka ve tasarımların şirkete devri | Ürünün sahipliğinin tartışmalı hâle gelmesi |
Karar alma ve kilitlenme | Önemli kararlar ve eşit oy durumunda çözüm | Şirketin karar alamaz hâle gelmesi |
Rekabet yasağı ve gizlilik | Ayrılan kurucunun rakip iş kurması | Bilgi ve müşteri kaybı |
Vesting hükümleri kurucu sözleşmelerinin en önemli unsurlarından biridir ve vesting nedir yazısında hesap örneğiyle açıklanmıştır. Bu nedenle pay dağılımı ile vesting takviminin birlikte belirlenmesi önem taşımaktadır.
3. Fikri Mülkiyet Şirkete Nasıl Devredilir?
Kurucuların şirket kurulmadan önce geliştirdiği yazılım kodu, tasarım ve marka gibi değerler, açık bir devir yapılmadıkça kurucuların kişisel malvarlığında kalır. Bu durum, yatırımcıların şirketi değerlendirirken en çok incelediği risklerden biridir.
Fikri hakların devri için sözleşmede şu konuların açıkça düzenlenmesi gerekir:
devredilen eserlerin ve hakların tek tek belirlenmesi,
devrin süre, yer ve kapsam bakımından sınırları,
marka ve alan adlarının şirket adına tescili,
gelecekte geliştirilecek eserlerin şirkete ait olacağına ilişkin taahhüt.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca mali hakların devrine ilişkin sözleşmelerin yazılı yapılması ve devredilen hakların ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Marka tescili ise şirket kurulduktan sonra şirket adına yapılmalıdır.
4. Kurucu Ortaklar Sözleşmesi Hangi Şekilde Yapılır?
Sözleşme için kanunda genel bir şekil şartı öngörülmemiştir; ancak ispat ve uygulanabilirlik bakımından yazılı yapılması gerekir. Bazı hükümler ise kendi özel şekil şartlarına tabidir.
Limited şirkette esas sermaye payının devri borcunu doğuran işlemler yazılı yapılır ve imzalar noterce onaylanır. Bu nedenle limited şirket kurulacaksa, ayrılan kurucunun paylarını devretme taahhüdünün noter onaylı olarak düzenlenmesi önem taşımaktadır.
Şirket türünün seçimi bu bakımdan da önem taşır; iki türün karşılaştırması limited şirket mi anonim şirket mi yazısında yapılmıştır. Yatırım alması beklenen girişimlerde anonim şirket, pay devrinin esnekliği nedeniyle uygulamada daha sık tercih edilir.
5. Kurucu Ayrıldığında Ne Olur?
Kurucunun ayrılması, sözleşmenin en çok uyuşmazlık doğuran konusudur. Ayrılma hâlinde payların akıbeti, ayrılma sebebine ve vesting takviminin hangi aşamasında olunduğuna göre belirlenir.
Sözleşmede ayrılma hâlleri genellikle kusurlu ve kusursuz ayrılma olarak ikiye ayrılır. Kusurlu ayrılmada hak edilmemiş paylar düşük bir bedelle geri alınırken, ölüm veya sürekli iş göremezlik gibi kusursuz hâllerde daha yüksek bir bedel öngörülür.
Geri alım bedelinin ölçüsüz biçimde düşük belirlenmesi, cezai şart niteliğinde değerlendirilerek indirime konu olabilir. Bu nedenle bedelin şirket değerine dayalı ve gerekçeli bir formülle belirlenmesi önem taşımaktadır.
6. Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?
Kurucu sözleşmelerinde yapılan hataların büyük kısmı, sözleşmenin geç yapılmasından veya hazır şablonların girişime uyarlanmadan kullanılmasından kaynaklanır. Bu hatalar çoğunlukla ilk yatırım turunda ortaya çıkar.
Uygulamada sık görülen hatalar arasında;
payların eşit dağıtılması ancak katkının eşit olmaması,
vesting hükmü konulmaması,
fikri hakların şirkete devredilmemesi,
eşit pay sahipliğinde kilitlenme hâlinin çözümsüz bırakılması,
limited şirkette pay devri taahhüdünün noter onayı olmadan yapılması,
gibi durumlar sayılabilir. Bu hataların her biri, yatırımcının hukuki inceleme sırasında düzeltme talep etmesine ve yatırımın gecikmesine yol açabilir.









