Kiracı kira ödemiyor ise ev sahibinin seçebileceği üç temel yol vardır: ihtarla fesih, tahliye talepli icra takibi ve iki haklı ihtar. Yazıda her yolun süresi, hangi durumda tercih edildiği ve sık yapılan hatalar adım adım açıklanmaktadır.
Kira sözleşmesinde kiracının temel borcu, kararlaştırılan kira bedelini zamanında ödemektir. Kural olarak bu borç sözleşmede belirlenen tarihte, belirlenmemişse her ayın sonunda muaccel hale gelir. Ancak kiracı ödemeyi geciktirdiğinde ev sahibinin kendiliğinden yapabileceği bir işlem yoktur; anahtarı değiştirmek veya elektriği kestirmek gibi yollar hukuka aykırıdır.
Kiracı kira ödemiyor ise ev sahibinin önünde, farklı süre ve sonuçlara sahip birkaç hukuki yol bulunur. Konunun kritik yanı yol seçimidir: yanlış belgeyle başlatılan bir takip veya kaçırılan bir bildirim süresi, tahliyeyi aylarca geciktirebilir.
Bu yazıda kira ödenmediğinde atılacak ilk adımlar, ihtarla fesih, tahliye talepli icra takibi ve iki haklı ihtar yolları ile kira alacağının tahsili ayrıntılı olarak ele alınacaktır.
1. Kiracı Kira Ödemiyorsa İlk Olarak Ne Yapılmalı?
İlk olarak borcun gerçekten doğduğu ve ödenmediği belgelenmelidir. Kira ödemelerinin banka veya PTT aracılığıyla yapılması zorunlu olduğundan, hesap hareketleri kiranın ödenip ödenmediğinin temel delilidir.
Kirasını ödemeyen kiracı hakkında atılacak her adım bu kayıtlara dayanır. Bu aşamada sözleşmedeki ödeme günü, kira bedelinin son artışla ulaştığı tutar ve depozito miktarı tespit edilmelidir. Kiracı bedelin bir kısmını ödemişse eksik kalan tutar da ayrıca hesaplanmalıdır.
Uygulamada sık yapılan hata, kiracıyla yalnızca telefonla veya mesajla görüşülerek zaman kaybedilmesidir. Sözlü uyarılar hukuki bir süreyi başlatmaz; bu nedenle yazılı ve ispatlanabilir bir yola erken geçilmesi önem taşımaktadır.
2. Kira Ödemeyen Kiracı İçin Hangi Yollar Vardır?
Kira ödemeyen kiracı için ev sahibinin seçebileceği üç temel yol vardır: ihtarla fesih ve tahliye davası, tahliye talepli icra takibi ve iki haklı ihtar nedeniyle tahliye davası. Yollar birbirinin alternatifi olabileceği gibi somut olayın özelliklerine göre birlikte de kullanılabilir.
Yol | Dayanak | Kiracıya verilen süre | Arabuluculuk | Uygun olduğu durum |
|---|---|---|---|---|
İhtarla fesih ve dava | Türk Borçlar Kanunu m. 315 | En az 30 gün | Dava öncesi zorunlu | Kiracı ödemeyi uzun süre geciktiriyorsa |
Tahliye talepli icra takibi | İcra ve İflas Kanunu m. 269 | 30 gün ödeme, 7 gün itiraz | Gerekmez | Borç belli ve ödeme kayıtları açıksa |
İki haklı ihtar | Türk Borçlar Kanunu m. 352/2 | Her ihtarda ödeme talebi | Dava öncesi zorunlu | Kiracı her ay geç ama sonunda ödüyorsa |
Tablodaki en belirgin fark arabuluculuk aşamasıdır. İlamsız icra yoluyla tahliye, kira uyuşmazlıklarındaki zorunlu arabuluculuğun dışında tutulmuştur; bu nedenle uygulamada en hızlı başlayan yol genellikle icra takibidir.
3. Kira Ödemeyen Kiracı Nasıl Çıkarılır?
Kira ödemeyen kiracı tahliye süreci, seçilen yola göre farklı adımlarla ilerler. Kira ödemeyen kiracı, seçilen yola göre farklı adımlarla çıkarılır. Her yolun ortak noktası, kiracıya yazılı olarak süre verilmesi ve bu sürenin sonuçsuz kalmasıdır.
3.1. İhtarla Fesih
Kira ihtarnamesi, bu yolun ilk ve zorunlu belgesidir. Kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıya en az otuz günlük bir süre vererek ödeme yapılmazsa sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak bildirir. Süre içinde ödeme yapılmazsa sözleşme feshedilir ve kiracı çıkmazsa arabuluculuk sonrası tahliye davası açılır.
Kiralanan aile konutuysa ihtarın kiracının eşine de ayrıca gönderilmesi gerekir. Bu şarta uyulmaması fesih bildirimini geçersiz kılabilir.
3.2. Tahliye Talepli İcra Takibi
Tahliye talepli icra takibinde süreç kural olarak şu sırayla ilerler:
kira alacağı ve tahliye talebiyle icra dairesinde takip başlatılır,
kiracıya otuz gün içinde borcu ödemesi, aksi halde tahliye isteneceği ihtarını içeren ödeme emri gönderilir,
kiracı yedi gün içinde itiraz edebilir; itiraz ederse takip durur,
itiraz yoksa ve otuz gün içinde ödeme yapılmazsa kiraya veren icra hukuk mahkemesinden tahliye talep eder,
itiraz varsa kiraya veren icra hukuk mahkemesinde itirazın kaldırılmasını ve tahliyeyi ister.
İtirazın kaldırılması için kira sözleşmesinin imzalı ve yazılı olması önem taşımaktadır. Kiracı imzaya itiraz ederse veya sözleşme sözlüyse, genel mahkemede itirazın iptali davası gerekebilir; bu dava için arabuluculuk aşaması dava şartıdır. Ayrıntılı süreç kira ödemeyen kiracının tahliyesi yazısında açıklanmıştır.
3.3. İki Haklı İhtar
Kiracı bir kira yılı içinde kira bedelini ödemediği için kendisine bir kira yılı içinde iki haklı ihtar yapılmasına sebep olmuşsa, kiraya veren kira yılının bitiminden itibaren bir ay içinde tahliye davası açabilir. Bu yol, kiracının her ay geç ödeyip sonunda borcunu kapattığı durumlarda tercih edilir.
İhtarların haklı olması için gönderildikleri tarihte kira borcunun muaccel ve ödenmemiş olması gerekir. Konu iki haklı ihtar nedeniyle tahliye yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
4. Kiracı Borcu Ödeyince Süreç Durur mu?
Tahliye talepli icra takibinde kiracı ödeme emrindeki otuz günlük süre içinde borcun tamamını öderse tahliye istenemez. İhtarla fesih yolunda da ihtarda verilen süre içinde yapılan ödeme fesih hakkını ortadan kaldırır.
Buna karşılık iki haklı ihtar yolunda kiracının ödemeyi sonradan yapması tahliye hakkını ortadan kaldırmaz. İhtarların haklı olarak gönderilmiş olması yeterlidir.
Dolayısıyla kiracının geç ödeme alışkanlığı karşısında hangi yolun seçildiği, sonucun ödemeyle kesilip kesilmeyeceğini doğrudan belirlemektedir.
5. Kira Alacağı Ne Zaman Zamanaşımına Uğrar?
Kira alacakları beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre, her kira bedelinin ayrı ayrı muaccel olduğu tarihten itibaren işler.
Kiracının taşınmazdan çıkmış olması alacağı ortadan kaldırmaz. Biriken kira alacağı için genel haciz yoluyla takip yapılabilir; depozito varsa önce alacağa mahsup edilebilir. Depozitonun iadesi ve mahsubu depozito iadesi, süre ve kesinti yazısında açıklanmıştır.
Bu nedenle kira alacağının zamanaşımına uğramaması için takip veya dava işlemlerinin geciktirilmemesi önem taşımaktadır.
6. Kira Ödemeyen Kiracıda Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada tahliye sürecini uzatan hataların önemli bir kısmı, ev sahibinin ilk haftalarda attığı adımlardan kaynaklanır. Bu hataların bilinmesi, sürecin baştan doğru kurulmasını sağlar.
Örneğin;
kira sözleşmesinin imzalı aslının saklanmaması ve icra hukuk mahkemesinde itirazın kaldırılamaması,
ihtarnamede ödeme süresinin otuz günden kısa gösterilmesi,
aile konutunda ihtarın yalnızca kiracıya gönderilmesi,
elden alınan kısmi ödemelerin belgelenmemesi,
kiracının eşyalarına veya taşınmaza izinsiz müdahale edilmesi,
gibi durumlarda tahliye talebinin reddi veya ev sahibinin sorumluluğu gündeme gelebilir. Bu nedenle her ödemenin banka kaydıyla alınması ve yazışmaların saklanması önem taşımaktadır.
6.1. Kısmi Ödeme Yapılırsa Ne Olur?
Kiracının ödeme emrindeki veya ihtardaki süre içinde borcun yalnızca bir kısmını ödemesi, kural olarak tahliyeyi engellemez. Tahliyenin önlenmesi için ihtarda veya ödeme emrinde gösterilen borcun tamamının süre içinde ödenmesi gerekir.
Buna karşılık ev sahibinin kısmi ödemeyi çekincesiz kabul etmesi, kiracının kalan borç için süre tanındığı yönünde savunma yapmasına imkân verebilir. Dolayısıyla kısmi ödemeler kabul edilirken tahliye hakkının saklı tutulduğunun yazılı olarak bildirilmesi önem taşımaktadır.
6.2. Kefil ve Depozito
Kira sözleşmesinde kefil varsa kira alacağı için kefile de başvurulabilir; depozito ise sözleşme sona erdiğinde birikmiş kira borcuna mahsup edilebilir. Bununla birlikte depozito, kira ilişkisi devam ederken aylık kira yerine kullanılamaz.
7. Sıkça Sorulan Sorular
Ev sahibi kirayı ödemeyen kiracının elektriğini kesebilir mi?
Hayır, ev sahibi kira ödenmedi diye elektrik, su veya doğalgazı kesemez, kilidi değiştiremez ve eşyaları dışarı çıkaramaz. Bu tür davranışlar kendiliğinden hak alma niteliğindedir ve ev sahibini hukuki ve cezai sorumlulukla karşı karşıya bırakabilir. Kira alacağı ve tahliye için yalnızca icra takibi veya dava yoluna başvurulabilir.
Kiracı bir ay kira ödemezse çıkarılabilir mi?
Evet, tek bir ayın kirasının ödenmemesi de tahliye sürecini başlatmaya yeterlidir. Ancak kiracıya otuz günlük ödeme süresi verilmesi zorunludur ve kiracı bu süre içinde borcu öderse tahliye gerçekleşmez. Tek ay ödenmeyip sonradan ödeme yapılan durumlarda, aynı kira yılı içinde tekrarlanırsa iki haklı ihtar yolu gündeme gelir.
Kira borcu için kefile başvurulabilir mi?
Evet, kira sözleşmesinde geçerli bir kefalet varsa kira borcu için kefile de başvurulabilir. Kefaletin geçerli olması için kefilin sorumlu olduğu azami tutarın ve kefalet tarihinin kefilin kendi el yazısıyla yazılması gerekir. Adi kefalette önce kiracıya başvurulması, müteselsil kefalette ise doğrudan kefile başvurulması mümkündür.
Kiracı ödeme emrine itiraz ederse ne olur?
Kiracı ödeme emrine yedi gün içinde itiraz ederse icra takibi durur ve tahliye için itirazın kaldırılması gerekir. Kiraya veren, imzalı yazılı kira sözleşmesine dayanıyorsa icra hukuk mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ve tahliyeyi isteyebilir. Kiracı ödeme yaptığını ancak banka kaydı gibi resmi veya imzalı belgeyle ispat edebilir.
Kira ödemeyen kiracı hakkında arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Hayır, ilamsız icra yoluyla tahliye talepli takip başlatılacaksa arabulucuya gitmek zorunlu değildir. Kanun bu yolu kira uyuşmazlıklarındaki zorunlu arabuluculuğun dışında bırakmıştır. Buna karşılık ihtarla fesih sonrası tahliye davası, iki haklı ihtar davası veya itirazın iptali davası açılacaksa önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
8. Sonuç
Kiracı kira ödemediğinde ev sahibinin başvurabileceği yollar, Türk Borçlar Kanunu'nun 315 ve 352. maddeleri ile İcra ve İflas Kanunu'nun 269 ila 272. maddelerinde düzenlenmiştir. İhtarla fesih, tahliye talepli icra takibi ve iki haklı ihtar farklı süre ve sonuçlara sahip olduğundan yol seçimi, borcun niteliğine ve kiracının ödeme alışkanlığına göre yapılmalıdır.
Otuz günlük ödeme süresi, yedi günlük itiraz süresi ve iki haklı ihtarda bir aylık dava süresi kaçırıldığında süreç başa dönebilir. Bu nedenle ilk ödeme gecikmesinden itibaren belgelerin toplanması ve süreler geçmeden hukuki değerlendirme yapılması önem arz etmektedir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza ilişkin hukuki danışmanlık yerine geçmez.



Yorumlar
Yorum Bırak