Örtülü sermaye, şirketin ortaklarından veya ilişkili kişilerden aldığı borcun öz sermayenin üç katını aşan kısmıdır. Bu yazıda tanım, ilişkili kişi kavramı, hesaplama örneği, istisnalar ve faiz giderinin vergisel sonuçları ele alınmaktadır.
Örtülü sermaye nedir sorusunun cevabı şudur: örtülü sermaye, bir kurumun ortaklarından veya ortaklarla ilişkili kişilerden doğrudan ya da dolaylı olarak temin edip işletmede kullandığı borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte dönem başı öz sermayesinin üç katını aşan kısmıdır. Bu kısma ilişkin faiz ve kur farkı gideri vergi matrahından indirilemez.
Ortakların şirkete sermaye koymak yerine borç vermesi, faiz gideri yoluyla şirket kazancının vergi dışında bırakılmasına yol açabileceği için Kurumlar Vergisi Kanunu bu yapıyı sınırlandırmıştır. Örtülü sermaye tespit edildiğinde, ödenen faizler kâr payı dağıtımı sayılır ve vergi incelemesinde ek vergi ile ceza riski doğar.
Bu yazıda örtülü sermayenin tanımı, ilişkili kişi kavramı, hesaplama yöntemi, istisnalar ve vergisel sonuçları ayrıntılı olarak ele alınacaktır.
1. Örtülü Sermaye Nedir?
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 12. maddesi, ortaklardan veya ortaklarla ilişkili kişilerden temin edilen borçların dönem başı öz sermayenin üç katını aşan kısmını örtülü sermaye olarak tanımlar. Hesapta esas alınan öz sermaye, hesap dönemi başındaki öz sermayedir.
Örtülü sermaye kavramı vergi hukukuna aittir; Türk Ticaret Kanunu'nda aynı adla bir düzenleme yoktur. Bununla birlikte ortak borçları, şirketler hukukunda sermaye kaybı hesabında ve ortakların şirketle ilişkilerinde ayrıca önem taşır.
Ortak borçlarının sermaye kaybı üzerindeki etkisi TTK 376 sermaye kaybı ve borca batıklık yazısında açıklanmıştır. Bu nedenle ortak finansmanının hem vergi hem şirketler hukuku yönünden birlikte değerlendirilmesi gerekir.
2. İlişkili Kişi Kimdir?
İlişkili kişi, ortağın doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin en az yüzde onuna sahip olduğu kurumlar ile ortağın sermayesinin en az yüzde onuna sahip olan gerçek kişi veya kurumlardır. Oy veya kâr payı hakkı bakımından da aynı oran esas alınır.
Buna göre örtülü sermaye hesabında dikkate alınan borç verenler şunlardır;
şirketin doğrudan ortakları,
ortağın en az yüzde on oranında ortağı olduğu diğer kurumlar,
ortağın sermayesinin en az yüzde onuna sahip gerçek kişi veya kurumlar,
bu kişilerle ilişkili olup dolaylı finansman sağlayan diğer kişiler,
gibi kişilerden alınan borçlar hesaba katılır. Oranlar, borç veren ortaklar ve ilişkili kişiler için toplu olarak değerlendirilir.
Grup şirketleri arasında finansman sağlanan yapılarda ilişkili kişi kavramı özellikle önem taşır. Holding yapıları holding nedir ve nasıl kurulur yazısında açıklanmıştır.
3. Örtülü Sermaye Nasıl Hesaplanır?
Hesaplamada önce dönem başı öz sermaye bulunur, ardından bu tutarın üç katı ile ortaklardan ve ilişkili kişilerden alınan borçlar karşılaştırılır. Borçların üç katı aşan kısmı örtülü sermayedir ve bu kısma isabet eden faiz ile kur farkı gider yazılamaz.
Örneğin dönem başı öz sermayesi 1.000.000 TL olan bir şirkette sınır 1.000.000 × 3 = 3.000.000 TL'dir. Şirket ortağından 4.500.000 TL borç almışsa örtülü sermaye 4.500.000 − 3.000.000 = 1.500.000 TL olur.
Hesaplama örneği aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:
Kalem | Tutar |
|---|---|
Dönem başı öz sermaye | 1.000.000 TL |
Üç kat sınırı | 3.000.000 TL |
Ortaktan alınan borç | 4.500.000 TL |
Örtülü sermaye | 1.500.000 TL |
Borca ödenen yıllık faiz (%40 varsayımıyla) | 1.800.000 TL |
Gider yazılamayan faiz (1.800.000 × 1.500.000 / 4.500.000) | 600.000 TL |
Faiz oranı örnekte varsayımsal olarak alınmıştır. Bu nedenle hesaplamanın şirketin gerçek borç sözleşmeleri ve dönem içindeki en yüksek borç bakiyesi esas alınarak yapılması önem taşımaktadır.
4. Hangi Borçlar Örtülü Sermaye Sayılmaz?
İlişkili bir banka veya benzeri kredi kurumundan ana faaliyet konusuna uygun olarak alınan borçlar, hesaplamada yüzde elli oranında dikkate alınır. Bazı borçlanmalar ise örtülü sermaye hesabına hiç girmez.
Örneğin;
ortak veya ilişkili kişilerin verdiği teminat karşılığında üçüncü kişilerden alınan krediler,
ilişkili kişilerin bankalardan aldığı ve aynı şartlarla şirkete kullandırdığı borçlar,
bankaların Bankacılık Kanunu kapsamındaki borçlanmaları,
ticari teamüle uygun vadedeki mal ve hizmet alımlarından doğan borçlar,
gibi borçlar örtülü sermaye sayılmaz. Ancak ticari borcun vadesi olağan süreleri aşıyor ve borç finansman amacıyla sürekli taşınıyorsa, idare bu borcu örtülü sermaye olarak değerlendirebilir.
Karşılıklı alacak ve borç bulunan cari hesaplarda önce netleştirme yapılması gerekir. Dolayısıyla ortak cari hesabının dönem içinde düzenli olarak izlenmesi önem taşımaktadır.
5. Örtülü Sermayenin Vergisel Sonuçları Nelerdir?
Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz ve benzeri ödemeler, borç alan kurum bakımından gider olarak kabul edilmez ve kâr payı dağıtımı sayılır. Bu tutarlar, borç veren ortak bakımından da kâr payı olarak değerlendirilir.
Kâr payı sayılan tutarlar için kâr payı dağıtımına ilişkin vergi kesintisi gündeme gelebilir. Dar mükellef ortaklarda bu tutarlar ana merkeze aktarılan tutar olarak kabul edilir.
Önceki dönemlerde yapılan vergilendirmenin düzeltilmesi için, örtülü sermaye kullanan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması gerekir. Bu nedenle ortak finansmanının sözleşme, faiz oranı ve vade bakımından emsallere uygun şekilde belgelenmesi önem taşımaktadır.
6. Örtülü Sermayeden Kaçınmak İçin Neler Yapılabilir?
Ortak finansmanı gereken şirketlerde örtülü sermaye riskini azaltmanın temel yolu, öz sermayenin güçlendirilmesidir. Sermaye artırımı, borcun bir kısmının sermayeye eklenmesi veya geçmiş yıl kârlarının şirkette bırakılması üç kat sınırını yükseltir.
Ortaktan alınan borcun sermayeye eklenmesi, Türk Ticaret Kanunu'na göre alacağın sermayeye çevrilmesi yoluyla yapılır. Bu işlem hem örtülü sermaye tutarını azaltır hem de TTK 376 kapsamındaki sermaye kaybı riskini düşürür.
Sermaye artırımının adımları anonim şirkette sermaye artırımı yazısında açıklanmıştır. Bu nedenle ortak borcunun büyüdüğü şirketlerde dönem başı öz sermayenin yıl içinde hangi düzeyde olduğunun izlenmesi önem taşımaktadır.
7. Sıkça Sorulan Sorular
Örtülü sermaye hangi öz sermayeye göre hesaplanır?
Örtülü sermaye, kurumun hesap dönemi başındaki öz sermayesine göre hesaplanır. Vergi Usul Kanunu'na göre öz sermaye, aktif toplamı ile borçlar arasındaki farktır. Dönem içinde yapılan sermaye artırımları, o dönemin hesabında dikkate alınmaz ve ancak bir sonraki dönem başı öz sermayeye yansır.
Şahıs ortağın şirkete verdiği borç örtülü sermaye olur mu?
Evet, gerçek kişi ortağın şirkete verdiği borç da ortaktan temin edilen borç sayılır ve dönem başı öz sermayenin üç katını aşan kısmı örtülü sermaye olarak değerlendirilir. Faizsiz ortak borcunda faiz gideri doğmadığından vergi farkı oluşmayabilir. Ancak bu durumda transfer fiyatlandırması kuralları ayrıca incelenmelidir.
Örtülü sermaye faizine KDV uygulanır mı?
Örtülü sermaye faizlerinin kâr payı dağıtımı sayılması nedeniyle KDV uygulaması tartışmalı bir konudur ve idari görüşler zaman içinde değişmiştir. Uygulamada borç veren tarafın faiz faturasında hesapladığı KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı ayrıca değerlendirilmektedir. Bu nedenle somut duruma ilişkin güncel idari görüş kontrol edilmelidir.
Ortak cari hesap borcu örtülü sermaye sayılır mı?
Evet, ortakların şirkete verdiği ve cari hesapta izlenen borçlar ortaklardan temin edilen borç niteliği taşıdığından örtülü sermaye hesabında dikkate alınır. Karşılıklı alacak ve borç varsa önce cari hesap netleştirilir. Net borcun dönem içinde herhangi bir tarihte üç kat sınırını aşması yeterlidir.
Örtülü sermaye tespit edilirse ceza uygulanır mı?
Evet, örtülü sermaye üzerinden gider yazılan faiz ve kur farkları vergi incelemesinde matraha eklenir ve ziyaa uğratılan vergi için vergi ziyaı cezası ile gecikme faizi uygulanabilir. Kâr payı sayılan tutarlar için ayrıca vergi kesintisi yapılmamışsa sorumlu sıfatıyla tarhiyat gündeme gelebilir.
8. Sonuç
Örtülü sermaye, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca ortaklardan ve ilişkili kişilerden alınan borçların dönem başı öz sermayenin üç katını aşan kısmıdır; ilişkili bankalardan alınan borçlar yüzde elli oranında dikkate alınır. Bu kısma ilişkin faiz ve kur farkları gider yazılamaz ve kâr payı dağıtımı sayılır.
Ortak finansmanının belgelenmemesi veya öz sermayenin zayıf kalması, vergi incelemesinde geriye dönük tarhiyat riski doğurur. Bu nedenle ortak borçlarının her dönem başında üç kat sınırıyla karşılaştırılması önem taşımaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayınıza ilişkin hukuki danışmanlık yerine geçmez.



Yorumlar
Yorum Bırak