Kardeşler, annelerinden kalan evi, arsayı ve bankadaki parayı mahkemeye gitmeden “ev ağabeyime, arsa bana, para da kız kardeşime” şeklinde paylaşmak istediğinde başvurulacak yol miras taksim sözleşmesidir. Sözleşme, bütün mirasçıların katılımıyla ve yazılı olarak yapılırsa geçerlidir; taşınmazlar için noterde resmi senet düzenlenmesi şart değildir. Bir mirasçının katılmadığı ya da sözlü kalan paylaşma ise hukuken bağlayıcı değildir.
Miras taksim sözleşmesi, Türk Medeni Kanunu’nda (TMK) “paylaşma sözleşmesi” adıyla 676. maddede düzenlenir; miras payının devri 677, açılmamış mirasa ilişkin sözleşmeler 678. maddededir. Bu yazıda sözleşmenin şeklini, içeriğini, tapuya tescilini ve geçersizlik risklerini Yargıtay kararlarıyla anlatıyoruz. Anlaşma sağlanamazsa başvurulacak yargı yolunu mirasın paylaşılması davası yazımızda ele aldık.
Kısaca
Miras taksim sözleşmesi hangi şekilde yapılır? Yazılı şekilde ve bütün mirasçıların katılımıyla; taşınmazlar için de adi yazılı şekil yeterlidir (TMK m. 676).
Noter onayı şart mı? Geçerlilik için şart değildir; ancak imzaların inkârını önlemek ve tapu işlemini kolaylaştırmak için noterde imza onayı tercih edilir.
Bir mirasçı katılmazsa ne olur? Sözleşme geçersizdir. Paylaşma, bütün mirasçıların katılımını ve oybirliğini gerektirir.
Mirasbırakan sağken yapılabilir mi? Yalnızca mirasbırakanın katılımı ve izniyle; aksi hâlde açılmamış mirasa ilişkin sözleşme geçersizdir (TMK m. 678).
Miras taksim sözleşmesi nedir?
Miras taksim sözleşmesi, mirasçıların miras ortaklığını sona erdirmek için tereke mallarını aralarında nasıl paylaşacaklarını kararlaştırdıkları sözleşmedir. Sözleşmeyle her mirasçının hangi malı alacağı, varsa birbirlerine ödeyecekleri denkleştirme bedeli ve tereke borçlarının kime kalacağı belirlenir.
Ölümle birlikte mirasçılar tereke üzerinde elbirliği ile malik olur ve paylaşmaya kadar mallar üzerinde birlikte tasarruf eder (TMK m. 640). Taksim sözleşmesi bu elbirliği ilişkisini, mahkeme kararına gerek kalmadan, mirasçıların ortak iradesiyle sona erdirir. Her mirasçı, sözleşmeden doğan isteme hakkıyla kendisine özgülenen malın devrini diğerlerinden talep edebilir.
Rızai taksim ve fiili taksim
Uygulamada yazılı sözleşmeyle yapılan paylaşmaya “rızai taksim” denir. Mirasçıların yıllarca malları fiilen ayrı ayrı kullanması ise “fiili taksim” olarak anılır; ancak fiili kullanım tek başına yazılı sözleşmenin yerini tutmaz. Fiili kullanım, mahkemede paylaşma tarzının belirlenmesinde bir gösterge olarak değerlendirilebilir.
Sözleşmenin geçerlilik şartları nelerdir?
Miras taksim sözleşmesinin geçerli olması için üç şart birlikte aranır: yazılı şekil, bütün mirasçıların katılımı ve sözleşmenin mirasın açılmasından sonra yapılması. Bu şartlardan biri eksikse sözleşme, taraflardan biri dönse bile ileri sürülemez.
Yargıtay kararı
Yargıtay, yazılı şeklin niteliğini açıkça belirlemiştir: “Hemen belirtilmelidir ki, TMK'nin 676. maddesinde öngörülen yazılı şekil, bir ispat koşulu değil, geçerlilik koşuludur.” Aynı kararda taşınmazlar bakımından “tüm mirasçıların katılımı ile adi yazılı şekil yeterlidir” denilmiştir (Yargıtay 8. HD, 09.06.2021, E. 2021/122, K. 2021/4895). Bu, tanıkla ispat edilen sözlü paylaşmanın geçerli olmayacağı, ancak tapudaki taşınmazlar için noterde resmi senet aranmayacağı anlamına gelir.
Yazılı şekil: Sözleşme yazılı olmalı ve bütün mirasçılarca imzalanmalıdır. İmzaların aynı anda atılması şart değildir; ancak sonradan imzalayanın imzasıyla sözleşme tamamlanır.
Bütün mirasçıların katılımı: Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, paylaşmanın bütün mirasçıların katılımıyla ve yazılı olarak yapılması gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay İBK, 10.12.1952, E. 1950/2, K. 1952/4). Mirasçılık belgesinde adı geçen herkes, küçükler de dâhil, sözleşmede yer almalıdır.
Mirasın açılmış olması: Mirasbırakan sağken, onun katılımı ve izni olmadan yapılan paylaşma geçersizdir (TMK m. 678).
Yargıtay, bütün mirasçıların katıldığı ve yazılı olarak yapılan paylaşmanın geçerli olduğunu ve mirasçıları bağladığını başka kararlarında da vurgulamıştır (Yargıtay 8. HD, 22.01.2013, E. 2012/6271, K. 2013/598). Mirasbırakanın sağlığında yapılan sözleşmelerde ise mirasbırakanın sözleşmeye katılıp katılmadığı araştırılmaktadır (Yargıtay 8. HD, 12.03.2013, E. 2013/705, K. 2013/3498).
Küçük veya kısıtlı mirasçı varsa
Mirasçılardan biri küçük veya kısıtlıysa sözleşmeyi onun adına veli veya vasi imzalar. Velinin kendisi de mirasçıysa, çocuğuyla menfaati çatıştığından çocuk için kayyım atanması gerekir. Vasi tarafından yapılan paylaşma sözleşmeleri ayrıca vesayet makamlarının iznine tabidir; izin alınmadan yapılan sözleşme küçük bakımından bağlayıcı olmaz.
Taksim, miras payı devri ve açılmamış miras sözleşmesi farkı
Miras taksim sözleşmesi, mirasçıların miras payına ilişkin yaptığı diğer sözleşmelerle sık karıştırılır. Üçü de miras payı üzerinde tasarruf içerir, ama şekil ve geçerlilik şartları farklıdır.
Sözleşme | Taraflar | Şekil | Dayanak |
|---|---|---|---|
Miras taksim (paylaşma) sözleşmesi | Bütün mirasçılar | Yazılı | TMK m. 676 |
Miras payının mirasçıya devri | Devreden mirasçı ile başka bir mirasçı | Yazılı | TMK m. 677/1 |
Miras payının üçüncü kişiye devri | Mirasçı ile mirasçı olmayan kişi | Noterde düzenleme şeklinde | TMK m. 677/1 |
Açılmamış mirasa ilişkin sözleşme | Mirasçılar arasında veya üçüncü kişiyle | Mirasbırakanın katılımı ve izni olmadan geçersiz | TMK m. 678 |
Mirastan feragat | Mirasbırakan ile mirasçı | Resmi vasiyetname şekli | TMK m. 528 |
Üçüncü kişiye miras payı devri, diğer mirasçılara karşı alıcıya paylaşmaya katılma hakkı vermez; alıcı yalnızca paylaşmada devredene düşecek olanı isteyebilir. Mirasbırakan sağken mirasçının tek taraflı olarak haklarından vazgeçmesi ise ancak mirastan feragat yoluyla mümkündür; bu konuyu mirastan feragat sözleşmesi yazımızda anlattık.
Sözleşmede hangi maddeler bulunmalı?
Sözleşmenin ileride tartışma yaratmaması için malların ve tarafların açıkça tanımlanması gerekir. Aşağıdaki maddeler, uygulamada en sık eksik bırakılan ve uyuşmazlığa yol açan noktalardır:
Taraflar: Mirasçılık belgesindeki bütün mirasçıların adı, kimlik numarası ve miras payları.
Tereke malları: Taşınmazların il, ilçe, ada ve parsel bilgileri; araçların plakası; banka hesaplarının banka ve hesap bilgisi.
Özgüleme: Her malın hangi mirasçıya verileceği ve mirasçının bu malın tamamına mı, bir payına mı malik olacağı.
Denkleştirme bedeli: Fazla değer alan mirasçının diğerlerine ödeyeceği tutar, ödeme tarihi ve ödenmezse sonuçları.
Borçlar: Bilinen tereke borçlarının hangi mirasçı tarafından ödeneceği.
Tapu işlemleri: Tescil için tapu müdürlüğüne başvurma yükümlülüğü, harç ve masrafların paylaşımı.
Borçların sözleşmede bir mirasçıya bırakılması, alacaklı buna rıza göstermedikçe diğer mirasçıların alacaklıya karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Mirasçılar paylaşmadan sonra da 5 yıl süreyle müteselsilen sorumlu kalır (TMK m. 681). Bu konuyu mirasçıların borç sorumluluğu yazımızda ayrıntılı anlattık.
Denkleştirme bedeli nasıl hesaplanır?
Malların değeri miras paylarıyla birebir örtüşmüyorsa, fazla değer alan mirasçı diğerlerine bedel öder. Hesap, malların paylaşma tarihindeki değeri üzerinden yapılır; mirasçılar değer konusunda anlaşamıyorsa bağımsız bir ekspertiz raporu alınması uyuşmazlığı azaltır.
Hesap örneği
Annenin terekesinde 6.000.000 TL değerinde bir daire, 2.400.000 TL değerinde bir arsa ve 600.000 TL banka mevduatı vardır. Toplam tereke 9.000.000 TL’dir; mirasçılar eşit paylı üç kardeştir ve her birinin payı 3.000.000 TL’dir.
Ağabey daireyi alır: 6.000.000 TL; payını 3.000.000 TL aşar.
Ortanca kardeş arsayı alır: 2.400.000 TL; payından 600.000 TL eksik kalır.
Küçük kardeş mevduatı alır: 600.000 TL; payından 2.400.000 TL eksik kalır.
Ağabey, ortanca kardeşe 600.000 TL, küçük kardeşe 2.400.000 TL öder.
Mirasbırakan sağlığında bir mirasçıya çeyiz, kuruluş sermayesi veya mal devri gibi kazandırma yapmışsa, bu kazandırmaların denkleştirmeye tabi olup olmadığı da hesaba katılmalıdır (TMK m. 669). Yargıtay, denkleştirme iddiasının paylaşma sırasında incelenmesi gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 16.01.2014, E. 2013/25017, K. 2014/573). Payların hesaplanma yöntemini miras payı hesaplama yazımızda örneklerle anlattık.
Sözleşme tapuya nasıl tescil edilir?
Taksim sözleşmesi, taşınmazın mülkiyetini kendiliğinden değiştirmez; sözleşmeye dayanarak tapuda tescil yapılması gerekir. Tescil için önce mirasçılar adına intikal işlemi yapılır, ardından sözleşmedeki özgülemeye göre taşınmaz ilgili mirasçı adına tescil edilir.
Birlikte başvuru: Bütün mirasçılar tapu müdürlüğüne birlikte başvurarak paylaşmaya uygun tescil isteyebilir.
Tescilden kaçınma: Mirasçılardan biri sözleşmeyi imzaladığı hâlde tapuda işlem yapmaktan kaçınırsa, diğer mirasçılar sözleşmeye dayanarak tapu iptali ve tescil davası açabilir.
Vergi: İntikal işleminden önce veraset ve intikal vergisi beyannamesinin verilmiş olması gerekir.
Tapuda işlem masrafları ve harç konusunda tapu harcı ne kadar, kim öder yazımız yol gösterici olabilir. Tescilden kaçınma hâlinde açılacak dava için tapu iptal ve tescil davası yazımıza bakabilirsiniz.
Geçersiz taksim sözleşmesinin sonuçları nelerdir?
Yazılı şekle uyulmadan veya bir mirasçı katılmadan yapılan paylaşma, mirasçılar arasında bağlayıcı değildir ve elbirliği mülkiyeti devam eder. Sözleşmeye dayanarak tapuda tescil yapılmışsa, sözleşmeye katılmayan mirasçı tapu iptali ve tescil isteyebilir.
Geçersiz sözleşmeye güvenerek yıllarca bir malı kullanan mirasçı ise bu kullanım nedeniyle kendiliğinden malik olmaz. Diğer mirasçılar, paylaşma davası açarak ya da ortaklığın giderilmesini isteyerek malın yeniden ortak hesaba katılmasını sağlayabilir. Ödenmiş denkleştirme bedelleri ise sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebilir.
Bu riskler, yalnızca imzayı tamamlamanın değil, mirasçılık belgesindeki bütün kişileri doğru tespit etmenin de önemini gösterir. Mirasbırakanın tanınmayan bir çocuğu veya önceki evliliğinden doğan bir mirasçısı sonradan ortaya çıkarsa, onun katılmadığı paylaşma bu mirasçıya karşı ileri sürülemez.
Anlaşma bozulursa hangi dava açılır?
Mirasçılar paylaşma konusunda anlaşamıyorsa, mirasçılardan her biri mahkemeden terekenin paylaştırılmasını isteyebilir (TMK m. 642). Paylaşma davası terekenin bütününe ilişkindir; yalnızca belirli bir taşınmazdaki ortaklığın sona erdirilmesi isteniyorsa ortaklığın giderilmesi davası açılır.
Her iki dava da sulh hukuk mahkemesinde görülür ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Ortaklığın giderilmesi davasında taşınmaz aynen bölünemiyorsa satış yoluyla paylaşma yapılır; bu, mirasçıların çoğu zaman piyasa değerinin altında bir bedelle yetinmesine yol açar. Ortaklığın giderilmesi yolunu ortaklığın giderilmesi davası yazımızda anlattık. Mahkeme sürecinin maliyeti ve süresi düşünüldüğünde, taksim sözleşmesi çoğu zaman mirasçılar için daha hızlı ve öngörülebilir bir çözümdür.
Sık yapılan hatalar
Paylaşmayı sözlü yapmak veya yalnızca bazı mirasçılarla imzalamak.
Yurt dışındaki veya küs olunan bir mirasçıyı sözleşmeye dâhil etmemek.
Küçük mirasçı için kayyım atanmadan veli imzasıyla yetinmek.
Taşınmazları ada ve parsel bilgisi olmadan genel ifadelerle tanımlamak.
Denkleştirme bedelinin ödeme tarihini ve ödenmemesinin sonucunu yazmamak.
Borçları bir mirasçıya bırakıp alacaklının rızasını almamak.









