Miras Hukuku

Mirasın Paylaşılması Davası: Şartlar, Süreç ve Arabuluculuk

Yazar
Yayın
Okuma
8 dk
Mirasın Paylaşılması Davası: Şartlar, Süreç ve Arabuluculuk | Küçüker Hukuk & Danışmanlık

Kısaca

Mirasın paylaşılması davası, anlaşamayan mirasçılardan birinin terekenin tamamının veya belirli mallarının aynen, olmazsa satış yoluyla paylaştırılmasını sulh hukuk mahkemesinden istediği davadır. Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur.

Babanızdan kalan ev, dükkân ve tarlayı kardeşlerinizle paylaşmak istiyorsunuz, ancak kimin hangi malı alacağı konusunda anlaşamıyorsanız mahkeme yoluna başvurmanız gerekir. Mirasın paylaşılması davası, mirasçılardan her birinin terekenin aynen, aynen bölünemiyorsa satış yoluyla paylaştırılmasını sulh hukuk mahkemesinden istediği davadır. Her mirasçı, ortaklığı sürdürmekle yükümlü değilse bu davayı her zaman açabilir.

Paylaşma davası Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 642 ve devamı maddelerinde düzenlenir. Bu yazıda davanın şartlarını, zorunlu arabuluculuğu, mahkemenin paylaştırmayı nasıl yaptığını, sağ kalan eşin aile konutu üzerindeki hakkını ve 2026’da değişen ihale kurallarını anlatıyoruz. Dava yerine anlaşarak paylaşma yolunu miras taksim sözleşmesi yazımızda ele aldık.

Kısaca

  • Mirasın paylaşılması davası nerede açılır? Sulh hukuk mahkemesinde. Dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (HUAK m. 18/B).

  • Dava hangi süre içinde açılmalı? Belirli bir süre yoktur; her mirasçı her zaman paylaşma isteyebilir (TMK m. 642/1).

  • Mahkeme paylaştırmayı nasıl yapar? Olanak varsa her taşınmazın tamamını bir mirasçıya verir, değer farkını para ödenmesiyle denkleştirir; olanak yoksa malı satar (TMK m. 642/2).

  • Sağ kalan eşin özel hakkı var mı? Evet. Eş, birlikte yaşadıkları konut ve ev eşyası üzerinde miras payına mahsuben mülkiyet isteyebilir (TMK m. 652).

Mirasın paylaşılması davası nedir?

Mirasın paylaşılması davası, miras ortaklığını mahkeme kararıyla sona erdiren davadır. Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir (TMK m. 642/1).

Ölümle birlikte mirasçılar tereke üzerinde elbirliği ile malik olur. Bu ortaklıkta hiçbir mirasçı tek başına bir malı satamaz, kiraya veremez veya kendi payını tapuda devredemez. Paylaşma davası, bu bağı çözerek her mirasçıya belirli malların tek başına mülkiyetini veya satış bedelinden payını sağlar.

Paylaşma davası ile ortaklığın giderilmesi davası aynı mı?

İki dava yakın akrabadır ama kapsamları farklıdır. Uygulamada “ortaklığın giderilmesi” denince çoğunlukla tek bir taşınmazdaki ortaklığın sona erdirilmesi; “paylaşma davası” denince ise terekenin bütününün veya birden fazla malının mirasçılar arasında dağıtılması anlaşılır.

Konu

Mirasın paylaşılması davası

Ortaklığın giderilmesi davası

Konu

Terekenin tamamı veya belirli malları

Belirli bir maldaki ortaklık

Dayanak

TMK m. 642 vd.

TMK m. 642 (miras ortaklığında), TMK m. 698–699 (paylı mülkiyette)

Yöntem

Malları mirasçılara özgüleme ve denkleştirme

Aynen bölme, olmazsa satış

Mahkeme

Sulh hukuk

Sulh hukuk

Zorunlu arabuluculuk

Var

Var (miras hukukundan kaynaklananlarda)

Tek bir taşınmazın satışla paylaştırılması sürecini ortaklığın giderilmesi davası yazımızda ayrıntılı anlattık.

Dava açmadan önce arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. Miras hukukundan kaynaklanan ortaklığın giderilmesi ve paylaşma uyuşmazlıklarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (HUAK m. 18/B). Bu kural 1 Eylül 2023’ten itibaren açılan davalarda uygulanmaktadır.

  1. Başvuru: Mirasçılardan biri, arabuluculuk bürosuna başvurur ve bütün mirasçıları karşı taraf olarak gösterir.

  2. Görüşmeler: Arabulucu, mirasçıları toplantıya çağırır; mirasçılar malların kime verileceğini ve denkleştirme bedellerini müzakere eder.

  3. Anlaşma: Bütün mirasçılar anlaşırsa anlaşma belgesi düzenlenir. Bu belge, paylaşmanın uygulanmasında dayanak olur.

  4. Anlaşmama: Mirasçılardan biri katılmaz veya anlaşma sağlanamazsa son tutanak düzenlenir ve dava bu tutanakla açılır.

Arabulucunun görüşmeleri kanunda öngörülen kısa süreler içinde tamamlaması gerekir; bu nedenle mirasçıların ilk toplantıya mal listeleri, değer tahminleri ve paylaşma önerileriyle hazırlıklı gelmesi, anlaşma ihtimalini artırır. Arabuluculuk aşamasında yapılan anlaşma, mahkeme sürecine göre çok daha kısa sürede ve daha düşük maliyetle sonuç verir.

Arabuluculuk sürecinde bir mirasçının bile anlaşmaya katılmaması, bütün mirasçılar bakımından dava yolunu açar. Mirasçıların sayısı fazlaysa veya bir kısmı yurt dışındaysa, arabulucuya başvururken bütün mirasçıların güncel adreslerinin bildirilmesi süreci hızlandırır.

Paylaşma davası nasıl açılır ve kimler taraf olur?

Dava, terekenin bulunduğu yerdeki veya mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesinde açılır. Paylaşma davasında bütün mirasçıların davada yer alması zorunludur; davayı açmayan mirasçılar davalı olarak gösterilir.

  • Mirasçılık belgesi: Kimlerin, hangi oranda mirasçı olduğunu göstermek için dosyaya sunulur. Belgenin alınması için veraset ilamı nasıl alınır yazımıza bakabilirsiniz.

  • Tereke listesi: Paylaştırılması istenen taşınmazların tapu kayıtları, araçların ruhsatları ve banka bilgileri.

  • Arabuluculuk son tutanağı: Dava şartının yerine getirildiğini gösterir.

  • Paylaşma önerisi: Davacının hangi malın kime verilmesini istediğine ilişkin önerisi; mahkeme bununla bağlı değildir, ama tartışmayı somutlaştırır.

Dava sırasında mirasçılardan biri ölürse onun mirasçıları davaya dâhil edilir. Bu durum, özellikle uzun süre paylaşılmamış ve birden fazla kuşağa yayılmış terekelerde yargılamanın uzamasının başlıca sebebidir.

Mahkeme paylaştırmayı nasıl yapar?

Mahkeme, mirasçılardan birinin istemi üzerine terekenin tamamını ve her bir malı göz önünde tutarak, olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamını bir mirasçıya verir; mirasçılara verilen taşınmazların değerleri arasındaki fark para ödenmesi yoluyla giderilerek miras payları arasında denkleştirme sağlanır (TMK m. 642/2). Bu yöntem, satışla değer kaybını önlemeyi amaçlar.

Payların oluşturulmasında hâkim; yerel âdetleri, mirasçıların kişisel durumlarını ve çoğunluğun arzusunu göz önünde bulundurur (TMK m. 650/2). Değerinde önemli azalma olmadan bölünemeyen tereke malı, bütün olarak mirasçılardan birine özgülenir; mirasçılar bu konuda anlaşamazsa o mal satılır ve bedeli bölüştürülür (TMK m. 651).

Hesap örneği

Terekede 5.000.000 TL değerinde bir daire ve 3.000.000 TL değerinde bir dükkân vardır. Mirasçılar eşit paylı iki kardeştir; her birinin payı 4.000.000 TL’dir.

  • Mahkeme daireyi birinci kardeşe, dükkânı ikinci kardeşe özgüleyebilir.

  • Birinci kardeş payını 1.000.000 TL aşan değer aldığından, ikinci kardeşe 1.000.000 TL denkleştirme bedeli öder.

  • Sonuçta iki taşınmaz da satılmadan, her kardeş tek başına malik olur.

Malların değeri, mahkemenin keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Taraflar değere itiraz edebilir; denkleştirme bedeli, paylaşma kararının uygulanmasında ödeme şartına bağlanabilir.

Anayasa Mahkemesi kararı

Anayasa Mahkemesi, mirasçılar bir tereke malının bölünmesi veya özgülenmesi konusunda anlaşamazsa o malın satılmasını öngören TMK m. 651/2’nin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermiştir (AYM, 16.01.2025, E. 2024/102, K. 2025/18, RG 14.03.2025, 32841). Kararın gerekçesinde, TMK m. 642/2 uyarınca terekenin bütün olarak değil belirli mallar yönünden de paylaştırılabileceği vurgulanmıştır. Bu, mirasçıların yalnızca anlaşamadıkları mallar için dava açabileceği anlamına gelir.

Sağ kalan eşin aile konutu hakkı nedir?

Eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa, sağ kalan eş bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir (TMK m. 652/1). Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, eşin veya diğer yasal mirasçılardan birinin istemi üzerine mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir (TMK m. 652/2).

Bu hak, eşin evden çıkarılmasını önleyen güçlü bir korumadır. Konutun değeri eşin miras payını aşıyorsa, eş aradaki farkı diğer mirasçılara ödeyerek konutun tamamına malik olabilir. Eşin miras payı ve bu hakkın hesaplanması için eşin miras payı yazımıza bakabilirsiniz.

Satılamayan ve ayrılamayan eşya

Mirasçılardan birinin karşı çıkması hâlinde, nitelikleri veya özgülendikleri amaç gereği bir bütünlük oluşturan eşya birbirinden ayrılamaz; aile belgeleri ile aile için özel anı değeri olan eşya da mirasçılardan birinin karşı çıkması hâlinde satılamaz (TMK m. 653). Anlaşmazlıkta sulh hâkimi bu eşyanın, payına mahsuben bir mirasçıya verilmesine karar verir.

Satış gerekirse ihale nasıl yapılır?

Mal aynen paylaştırılamıyor ve mirasçılardan birine özgülenemiyorsa satış yoluna gidilir. Mirasçılardan biri istemde bulunursa satış artırma yoluyla yapılır; mirasçılar artırmanın şekli konusunda anlaşamazsa sulh hâkimi, artırmanın yalnızca mirasçılar arasında mı yoksa herkese açık mı yapılacağına karar verir (TMK m. 651/3).

2026 değişikliği: 7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026, 33326) ile İcra ve İflas Kanunu’nun 114. maddesinde ortaklığın giderilmesi satışları için yeni bir kural getirilmiştir. Taşınmazın bütün malikleri payı miras yoluyla edinmişse ve üçüncü kişiye ait pay yoksa, birinci artırma yalnızca malik mirasçılar arasında ve bir defaya mahsus yapılır; teklifin muhammen bedelin %100’ünü geçmesi gerekir. Bu artırmada satış olmazsa herkese açık ikinci artırmaya geçilir.

Değişiklikle paydaşlara tanınan teminat muafiyeti de kaldırılmıştır. İhale bedelini yatırmayan alıcının teminatı yanar. İhale sürecinin ayrıntılarını ortaklığın giderilmesinde satış ve ihale yazımızda anlattık.

Paylaşma ertelenebilir mi?

Evet. Paylaşmanın derhâl yapılması, paylaşım konusu malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa, sulh hâkimi mirasçılardan birinin istemi üzerine paylaşmanın ertelenmesine karar verebilir (TMK m. 642/3). Örneğin hasadı yaklaşan bir tarım arazisinin hasattan önce satılması bu kapsamda değerlendirilebilir.

Mirasın açıldığı tarihte mirasçı olabilecek bir cenin varsa, paylaşma doğumuna kadar ertelenir (TMK m. 643). Bu kural, doğacak çocuğun miras payının korunmasını sağlar.

Paylaşmadan sonra mirasçıların sorumluluğu sürer mi?

Evet. Paylaşma kararının kesinleşmesi, mirasçıların birbirine ve tereke alacaklılarına karşı bütün sorumluluklarını sona erdirmez. Mirasçılar paylaşmadan sonra, paylaşılan mallar bakımından birbirlerine karşı satıcı gibi sorumludur (TMK m. 679). Kendisine özgülenen taşınmazda sonradan ayıp ya da üçüncü kişi hakkı ortaya çıkan mirasçı, diğer mirasçılara başvurabilir.

Tereke borçlarından doğan müteselsil sorumluluk da paylaşmadan sonra 5 yıl süreyle devam eder (TMK m. 681). Alacaklı, paylaşmada borcun hangi mirasçıya bırakıldığına bakmaksızın borcun tamamını herhangi bir mirasçıdan isteyebilir; ödeyen mirasçı diğerlerine rücu eder. Borçların ayrıntılı kuralları mirasçıların borç sorumluluğu yazımızda anlatılmıştır.

Paylaşma kararı kesinleştikten sonra taşınmazların ilgili mirasçılar adına tescili için karar tapu müdürlüğüne sunulur. Denkleştirme bedeli ödenmeden tescil yapılmaması karara bağlanmışsa, önce bedelin ödendiği belgelenmelidir.

Sık yapılan hatalar

  • Arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açmak; dava, dava şartı yokluğundan reddedilir.

  • Mirasçılardan birini, örneğin yurt dışındaki bir kardeşi, davaya dâhil etmemek.

  • Paylaşma önerisi sunmadan, yalnızca “satılsın” talebiyle dava açmak.

  • Sağ kalan eşin aile konutu üzerindeki hakkını dava sırasında ileri sürmemek.

  • Bilirkişi değerine süresinde itiraz etmemek.

  • 2026’daki ihale değişikliğini bilmeden, birinci artırmada teklif vermeye hazırlıksız gitmek.

Sık sorulan sorular

Mirasın paylaşılması davası ne kadar sürer?

Süre, mirasçı sayısına, tereke mallarının çokluğuna ve değer tespitine itirazlara bağlıdır. Mirasçılardan birinin ölmesi, yurt dışındaki mirasçılara tebligat ve bilirkişi incelemeleri yargılamayı uzatan başlıca sebeplerdir.

Bir mirasçı paylaşmaya karşı çıkarsa dava açılamaz mı?

Açılabilir. Paylaşma davası, mirasçılar anlaşamadığı için açılır ve tek bir mirasçının talebi yeterlidir. Karşı çıkan mirasçı davada davalı olarak yer alır ve mahkemenin paylaştırma kararı onu da bağlar.

Paylaşma davasında masrafları kim öder?

Paylaşma davasında masraflar kural olarak mirasçılar arasında miras payları oranında paylaştırılır. Davanın her mirasçı yararına sonuç doğurması nedeniyle, yargılama giderlerinin tek tarafa yüklenmesi istisnai durumlarda söz konusu olur.

Mahkeme sadece bir taşınmaz için paylaşma yapabilir mi?

Evet. Mirasçılardan her biri terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasını isteyebilir. Anayasa Mahkemesi kararı da terekenin bütün olarak değil, belirli mallar yönünden paylaştırılabileceğini vurgulamıştır.

Paylaşma davası açılınca tapuda satış yapılabilir mi?

Elbirliği mülkiyetinde hiçbir mirasçı tek başına tereke malını satamaz. Dava sırasında mirasçılardan birinin işlem yapma riskine karşı tapu kaydına ihtiyati tedbir konulması da mahkemeden istenebilir.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için bir avukata danışmanız gerekir.

İlgili Yazılar

Miras Hukuku
Mirasın Hükmen Reddi: Borca Batık Terekede Süresiz Ret Davası | Küçüker Hukuk & Danışmanlık4 Kasım 2026 · Miras HukukuMirasın Hükmen Reddi: Borca Batık Terekede Süresiz Ret DavasıMirasın hükmen reddi, mirasbırakanın ölüm tarihinde ödeme gücünden yoksunluğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse mirasın kanun gereği reddedilmiş sayılmasıdır. 3 aylık süreye bağlı değildir, ancak mirasçı terekeyi sahiplenmişse ileri sürülemez.Tereke Tespit Davası | Küçüker Hukuk & Danışmanlık4 Kasım 2026 · Miras HukukuTereke Tespit DavasıTereke tespiti, mirasbırakanın ölüm tarihindeki mal, hak ve borçlarının sulh mahkemesi aracılığıyla belirlenmesidir. Mirasçı, mirası kabul veya reddetmeden önce tereke defteri, resmi defter ya da borca batıklığın tespiti yollarından birini kullanabilir.Mirastan Feragat Sözleşmesi Nedir, Nasıl Yapılır? | Küçüker Hukuk & Danışmanlık4 Kasım 2026 · Miras HukukuMirastan Feragat Sözleşmesi Nedir, Nasıl Yapılır?Mirastan feragat, mirasçının mirasbırakan sağken, onunla yaptığı ve resmi vasiyetname şeklinde düzenlenen bir sözleşmeyle miras hakkından vazgeçmesidir. Karşılıklı feragat kural olarak feragat edenin altsoyunu da bağlar; ölümden sonra yapılan vazgeçme ise feragat değil, mirasın reddidir.Miras Taksim Sözleşmesi: Şekli, Geçerliliği ve Tapuya Tescili | Küçüker Hukuk & Danışmanlık4 Kasım 2026 · Miras HukukuMiras Taksim Sözleşmesi: Şekli, Geçerliliği ve Tapuya TesciliMiras taksim sözleşmesi, mirasçıların terekeyi aralarında anlaşarak paylaştığı ve bütün mirasçıların katılımıyla yazılı şekilde yapılması gereken sözleşmedir. Taşınmazlar için de adi yazılı şekil yeterlidir; bir mirasçının katılmadığı sözleşme ise geçersizdir.Mirasçılar Ölenin Borçlarından Sorumlu mu? Sınırlar ve Çıkış Yolları | Küçüker Hukuk & Danışmanlık4 Kasım 2026 · Miras HukukuMirasçılar Ölenin Borçlarından Sorumlu mu? Sınırlar ve Çıkış YollarıMirası reddetmeyen mirasçılar, ölenin borçlarından yalnızca terekeyle değil kendi malvarlıklarıyla da ve birbirleriyle müteselsilen sorumludur. Bu sorumluluk; mirasın reddi, resmi defter tutulması veya resmi tasfiye istenmesiyle sınırlandırılabilir ya da tamamen önlenebilir.Ölen Kişinin Banka Hesabı: Paranın Mirasçılara Ödenmesi | Küçüker Hukuk & Danışmanlık4 Kasım 2026 · Miras HukukuÖlen Kişinin Banka Hesabı: Paranın Mirasçılara ÖdenmesiÖlen kişinin banka hesabındaki para, bankaya mirasçılık belgesi ve veraset ve intikal vergisi yönünden vergi dairesi yazısı sunularak mirasçılara ödenir. Hesaplar e-Devlet’ten sorgulanabilir; paranın tek mirasçıya payı oranında ödenip ödenmeyeceği tartışmalıdır.