Babanızdan kalan ev, dükkân ve tarlayı kardeşlerinizle paylaşmak istiyorsunuz, ancak kimin hangi malı alacağı konusunda anlaşamıyorsanız mahkeme yoluna başvurmanız gerekir. Mirasın paylaşılması davası, mirasçılardan her birinin terekenin aynen, aynen bölünemiyorsa satış yoluyla paylaştırılmasını sulh hukuk mahkemesinden istediği davadır. Her mirasçı, ortaklığı sürdürmekle yükümlü değilse bu davayı her zaman açabilir.
Paylaşma davası Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 642 ve devamı maddelerinde düzenlenir. Bu yazıda davanın şartlarını, zorunlu arabuluculuğu, mahkemenin paylaştırmayı nasıl yaptığını, sağ kalan eşin aile konutu üzerindeki hakkını ve 2026’da değişen ihale kurallarını anlatıyoruz. Dava yerine anlaşarak paylaşma yolunu miras taksim sözleşmesi yazımızda ele aldık.
Kısaca
Mirasın paylaşılması davası nerede açılır? Sulh hukuk mahkemesinde. Dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (HUAK m. 18/B).
Dava hangi süre içinde açılmalı? Belirli bir süre yoktur; her mirasçı her zaman paylaşma isteyebilir (TMK m. 642/1).
Mahkeme paylaştırmayı nasıl yapar? Olanak varsa her taşınmazın tamamını bir mirasçıya verir, değer farkını para ödenmesiyle denkleştirir; olanak yoksa malı satar (TMK m. 642/2).
Sağ kalan eşin özel hakkı var mı? Evet. Eş, birlikte yaşadıkları konut ve ev eşyası üzerinde miras payına mahsuben mülkiyet isteyebilir (TMK m. 652).
Mirasın paylaşılması davası nedir?
Mirasın paylaşılması davası, miras ortaklığını mahkeme kararıyla sona erdiren davadır. Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir (TMK m. 642/1).
Ölümle birlikte mirasçılar tereke üzerinde elbirliği ile malik olur. Bu ortaklıkta hiçbir mirasçı tek başına bir malı satamaz, kiraya veremez veya kendi payını tapuda devredemez. Paylaşma davası, bu bağı çözerek her mirasçıya belirli malların tek başına mülkiyetini veya satış bedelinden payını sağlar.
Paylaşma davası ile ortaklığın giderilmesi davası aynı mı?
İki dava yakın akrabadır ama kapsamları farklıdır. Uygulamada “ortaklığın giderilmesi” denince çoğunlukla tek bir taşınmazdaki ortaklığın sona erdirilmesi; “paylaşma davası” denince ise terekenin bütününün veya birden fazla malının mirasçılar arasında dağıtılması anlaşılır.
Konu | Mirasın paylaşılması davası | Ortaklığın giderilmesi davası |
|---|---|---|
Konu | Terekenin tamamı veya belirli malları | Belirli bir maldaki ortaklık |
Dayanak | TMK m. 642 vd. | TMK m. 642 (miras ortaklığında), TMK m. 698–699 (paylı mülkiyette) |
Yöntem | Malları mirasçılara özgüleme ve denkleştirme | Aynen bölme, olmazsa satış |
Mahkeme | Sulh hukuk | Sulh hukuk |
Zorunlu arabuluculuk | Var | Var (miras hukukundan kaynaklananlarda) |
Tek bir taşınmazın satışla paylaştırılması sürecini ortaklığın giderilmesi davası yazımızda ayrıntılı anlattık.
Dava açmadan önce arabuluculuk zorunlu mu?
Evet. Miras hukukundan kaynaklanan ortaklığın giderilmesi ve paylaşma uyuşmazlıklarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (HUAK m. 18/B). Bu kural 1 Eylül 2023’ten itibaren açılan davalarda uygulanmaktadır.
Başvuru: Mirasçılardan biri, arabuluculuk bürosuna başvurur ve bütün mirasçıları karşı taraf olarak gösterir.
Görüşmeler: Arabulucu, mirasçıları toplantıya çağırır; mirasçılar malların kime verileceğini ve denkleştirme bedellerini müzakere eder.
Anlaşma: Bütün mirasçılar anlaşırsa anlaşma belgesi düzenlenir. Bu belge, paylaşmanın uygulanmasında dayanak olur.
Anlaşmama: Mirasçılardan biri katılmaz veya anlaşma sağlanamazsa son tutanak düzenlenir ve dava bu tutanakla açılır.
Arabulucunun görüşmeleri kanunda öngörülen kısa süreler içinde tamamlaması gerekir; bu nedenle mirasçıların ilk toplantıya mal listeleri, değer tahminleri ve paylaşma önerileriyle hazırlıklı gelmesi, anlaşma ihtimalini artırır. Arabuluculuk aşamasında yapılan anlaşma, mahkeme sürecine göre çok daha kısa sürede ve daha düşük maliyetle sonuç verir.
Arabuluculuk sürecinde bir mirasçının bile anlaşmaya katılmaması, bütün mirasçılar bakımından dava yolunu açar. Mirasçıların sayısı fazlaysa veya bir kısmı yurt dışındaysa, arabulucuya başvururken bütün mirasçıların güncel adreslerinin bildirilmesi süreci hızlandırır.
Paylaşma davası nasıl açılır ve kimler taraf olur?
Dava, terekenin bulunduğu yerdeki veya mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesinde açılır. Paylaşma davasında bütün mirasçıların davada yer alması zorunludur; davayı açmayan mirasçılar davalı olarak gösterilir.
Mirasçılık belgesi: Kimlerin, hangi oranda mirasçı olduğunu göstermek için dosyaya sunulur. Belgenin alınması için veraset ilamı nasıl alınır yazımıza bakabilirsiniz.
Tereke listesi: Paylaştırılması istenen taşınmazların tapu kayıtları, araçların ruhsatları ve banka bilgileri.
Arabuluculuk son tutanağı: Dava şartının yerine getirildiğini gösterir.
Paylaşma önerisi: Davacının hangi malın kime verilmesini istediğine ilişkin önerisi; mahkeme bununla bağlı değildir, ama tartışmayı somutlaştırır.
Dava sırasında mirasçılardan biri ölürse onun mirasçıları davaya dâhil edilir. Bu durum, özellikle uzun süre paylaşılmamış ve birden fazla kuşağa yayılmış terekelerde yargılamanın uzamasının başlıca sebebidir.
Mahkeme paylaştırmayı nasıl yapar?
Mahkeme, mirasçılardan birinin istemi üzerine terekenin tamamını ve her bir malı göz önünde tutarak, olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamını bir mirasçıya verir; mirasçılara verilen taşınmazların değerleri arasındaki fark para ödenmesi yoluyla giderilerek miras payları arasında denkleştirme sağlanır (TMK m. 642/2). Bu yöntem, satışla değer kaybını önlemeyi amaçlar.
Payların oluşturulmasında hâkim; yerel âdetleri, mirasçıların kişisel durumlarını ve çoğunluğun arzusunu göz önünde bulundurur (TMK m. 650/2). Değerinde önemli azalma olmadan bölünemeyen tereke malı, bütün olarak mirasçılardan birine özgülenir; mirasçılar bu konuda anlaşamazsa o mal satılır ve bedeli bölüştürülür (TMK m. 651).
Hesap örneği
Terekede 5.000.000 TL değerinde bir daire ve 3.000.000 TL değerinde bir dükkân vardır. Mirasçılar eşit paylı iki kardeştir; her birinin payı 4.000.000 TL’dir.
Mahkeme daireyi birinci kardeşe, dükkânı ikinci kardeşe özgüleyebilir.
Birinci kardeş payını 1.000.000 TL aşan değer aldığından, ikinci kardeşe 1.000.000 TL denkleştirme bedeli öder.
Sonuçta iki taşınmaz da satılmadan, her kardeş tek başına malik olur.
Malların değeri, mahkemenin keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Taraflar değere itiraz edebilir; denkleştirme bedeli, paylaşma kararının uygulanmasında ödeme şartına bağlanabilir.
Anayasa Mahkemesi kararı
Anayasa Mahkemesi, mirasçılar bir tereke malının bölünmesi veya özgülenmesi konusunda anlaşamazsa o malın satılmasını öngören TMK m. 651/2’nin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermiştir (AYM, 16.01.2025, E. 2024/102, K. 2025/18, RG 14.03.2025, 32841). Kararın gerekçesinde, TMK m. 642/2 uyarınca terekenin bütün olarak değil belirli mallar yönünden de paylaştırılabileceği vurgulanmıştır. Bu, mirasçıların yalnızca anlaşamadıkları mallar için dava açabileceği anlamına gelir.
Sağ kalan eşin aile konutu hakkı nedir?
Eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa, sağ kalan eş bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir (TMK m. 652/1). Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, eşin veya diğer yasal mirasçılardan birinin istemi üzerine mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir (TMK m. 652/2).
Bu hak, eşin evden çıkarılmasını önleyen güçlü bir korumadır. Konutun değeri eşin miras payını aşıyorsa, eş aradaki farkı diğer mirasçılara ödeyerek konutun tamamına malik olabilir. Eşin miras payı ve bu hakkın hesaplanması için eşin miras payı yazımıza bakabilirsiniz.
Satılamayan ve ayrılamayan eşya
Mirasçılardan birinin karşı çıkması hâlinde, nitelikleri veya özgülendikleri amaç gereği bir bütünlük oluşturan eşya birbirinden ayrılamaz; aile belgeleri ile aile için özel anı değeri olan eşya da mirasçılardan birinin karşı çıkması hâlinde satılamaz (TMK m. 653). Anlaşmazlıkta sulh hâkimi bu eşyanın, payına mahsuben bir mirasçıya verilmesine karar verir.
Satış gerekirse ihale nasıl yapılır?
Mal aynen paylaştırılamıyor ve mirasçılardan birine özgülenemiyorsa satış yoluna gidilir. Mirasçılardan biri istemde bulunursa satış artırma yoluyla yapılır; mirasçılar artırmanın şekli konusunda anlaşamazsa sulh hâkimi, artırmanın yalnızca mirasçılar arasında mı yoksa herkese açık mı yapılacağına karar verir (TMK m. 651/3).
2026 değişikliği: 7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026, 33326) ile İcra ve İflas Kanunu’nun 114. maddesinde ortaklığın giderilmesi satışları için yeni bir kural getirilmiştir. Taşınmazın bütün malikleri payı miras yoluyla edinmişse ve üçüncü kişiye ait pay yoksa, birinci artırma yalnızca malik mirasçılar arasında ve bir defaya mahsus yapılır; teklifin muhammen bedelin %100’ünü geçmesi gerekir. Bu artırmada satış olmazsa herkese açık ikinci artırmaya geçilir.
Değişiklikle paydaşlara tanınan teminat muafiyeti de kaldırılmıştır. İhale bedelini yatırmayan alıcının teminatı yanar. İhale sürecinin ayrıntılarını ortaklığın giderilmesinde satış ve ihale yazımızda anlattık.
Paylaşma ertelenebilir mi?
Evet. Paylaşmanın derhâl yapılması, paylaşım konusu malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa, sulh hâkimi mirasçılardan birinin istemi üzerine paylaşmanın ertelenmesine karar verebilir (TMK m. 642/3). Örneğin hasadı yaklaşan bir tarım arazisinin hasattan önce satılması bu kapsamda değerlendirilebilir.
Mirasın açıldığı tarihte mirasçı olabilecek bir cenin varsa, paylaşma doğumuna kadar ertelenir (TMK m. 643). Bu kural, doğacak çocuğun miras payının korunmasını sağlar.
Paylaşmadan sonra mirasçıların sorumluluğu sürer mi?
Evet. Paylaşma kararının kesinleşmesi, mirasçıların birbirine ve tereke alacaklılarına karşı bütün sorumluluklarını sona erdirmez. Mirasçılar paylaşmadan sonra, paylaşılan mallar bakımından birbirlerine karşı satıcı gibi sorumludur (TMK m. 679). Kendisine özgülenen taşınmazda sonradan ayıp ya da üçüncü kişi hakkı ortaya çıkan mirasçı, diğer mirasçılara başvurabilir.
Tereke borçlarından doğan müteselsil sorumluluk da paylaşmadan sonra 5 yıl süreyle devam eder (TMK m. 681). Alacaklı, paylaşmada borcun hangi mirasçıya bırakıldığına bakmaksızın borcun tamamını herhangi bir mirasçıdan isteyebilir; ödeyen mirasçı diğerlerine rücu eder. Borçların ayrıntılı kuralları mirasçıların borç sorumluluğu yazımızda anlatılmıştır.
Paylaşma kararı kesinleştikten sonra taşınmazların ilgili mirasçılar adına tescili için karar tapu müdürlüğüne sunulur. Denkleştirme bedeli ödenmeden tescil yapılmaması karara bağlanmışsa, önce bedelin ödendiği belgelenmelidir.
Sık yapılan hatalar
Arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açmak; dava, dava şartı yokluğundan reddedilir.
Mirasçılardan birini, örneğin yurt dışındaki bir kardeşi, davaya dâhil etmemek.
Paylaşma önerisi sunmadan, yalnızca “satılsın” talebiyle dava açmak.
Sağ kalan eşin aile konutu üzerindeki hakkını dava sırasında ileri sürmemek.
Bilirkişi değerine süresinde itiraz etmemek.
2026’daki ihale değişikliğini bilmeden, birinci artırmada teklif vermeye hazırlıksız gitmek.









