Babanızın ölümünden aylar sonra adınıza icra takibi başladıysa ve 3 aylık ret süresini çoktan kaçırdıysanız, borçtan kurtulmanın yolu kapanmış olmayabilir. Mirasın hükmen reddi, mirasbırakanın ölüm tarihinde ödeme gücünden yoksun olduğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, mirasçı hiçbir beyanda bulunmasa da mirasın reddedilmiş sayılmasıdır. Bu durumun tespiti için açılan dava, ret süresine bağlı değildir.
Hükmen ret, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 605. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenir. Bu yazıda hükmen reddin şartlarını, borca batıklığın nasıl ispat edileceğini, davanın kime karşı açılacağını ve mirasçıyı bu haktan yoksun bırakan davranışları Yargıtay kararlarıyla anlatıyoruz. Süresi içinde yapılan olağan ret beyanını reddi miras yazımızda ele aldık.
Kısaca
Mirasın hükmen reddi nedir? Ölüm tarihinde mirasbırakanın ödeme gücünden yoksunluğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse mirasın reddedilmiş sayılmasıdır (TMK m. 605/2).
Hükmen ret davası için süre var mı? Hayır. Yargıtay, hükmen reddin tespiti davasının herhangi bir süreye bağlı olmadığını kabul etmektedir.
Dava kime karşı açılır? Tereke alacaklılarına karşı; dava hasımsız olarak incelenmez.
Hangi durumda hükmen ret ileri sürülemez? Mirasçı terekeye ait işlere karışmış, tereke mallarını kendine mal etmiş veya gizlemişse (TMK m. 610/2).
Mirasın hükmen reddi ne demektir?
Mirasın hükmen reddi, mirasçının sulh mahkemesine ret beyanında bulunmasına gerek olmadan, kanun gereği mirasın reddedilmiş sayılmasıdır. TMK m. 605/2’ye göre ölüm tarihinde mirasbırakanın ödeme gücünden yoksunluğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır.
Olağan retten farkı, irade beyanına dayanmamasıdır. Olağan ret, mirasçının 3 ay içinde sulh mahkemesine yaptığı beyanla gerçekleşir (TMK m. 606, 609). Hükmen ret ise borca batıklık olgusunun kendisinden doğar; mahkeme kararı bu durumu yaratmaz, yalnızca tespit eder. Bu nedenle mirasçı, hükmen reddi bir davada savunma olarak da ileri sürebilir. Örneğin tereke alacaklısının açtığı alacak davasında mirasçı, mirasbırakanın ölüm tarihinde borca batık olduğunu savunarak sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürebilir.
Konu | Olağan ret | Hükmen ret |
|---|---|---|
Dayanak | TMK m. 605/1, 606 | TMK m. 605/2 |
Nasıl olur? | Mirasçının sulh mahkemesine beyanı | Kanun gereği; mahkeme tespit eder |
Süre | Ölümü öğrenmeden itibaren 3 ay | Süreye bağlı değil |
Borca batıklık şartı | Aranmaz | Ölüm tarihinde açık borca batıklık aranır |
Mahkeme | Sulh hukuk (beyan) | Asliye hukuk (tespit davası) |
Davalı | Yok | Tereke alacaklıları |
Hükmen reddin şartları nelerdir?
Hükmen ret için üç şartın birlikte bulunması gerekir. Şartlardan biri eksikse mirasçı, olağan ret süresi geçmişse mirası kabul etmiş sayılır ve tereke borçlarından kişisel olarak sorumlu olur.
Ölüm tarihinde borca batıklık: Terekenin pasifi aktifinden fazla olmalıdır. Değerlendirme, sonradan değil ölüm tarihindeki duruma göre yapılır.
Açıklık veya resmi tespit: Borca batıklık açıkça belli olmalı ya da resmen tespit edilmiş olmalıdır. Örneğin mirasbırakan hakkında aciz belgeleri, çok sayıda sonuçsuz icra takibi veya iflas kararı bulunması bu niteliktedir.
Mirasın kabul edilmemiş olması: Mirasçı, davranışlarıyla mirası kabul etmemiş olmalıdır. Tereke mallarını kullanan, satan veya gizleyen mirasçı hükmen retten yararlanamaz (TMK m. 610/2).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mirasçının davranışlarıyla mirası kabul etmiş sayılmadıkça hükmen ret hükümlerinden yararlanabileceğini belirtmiş ve aksi yöndeki yerel mahkeme kararını bozmuştur (Yargıtay HGK, 22.09.2010, E. 2010/2-379, K. 2010/413). Bu karar, ret süresini kaçıran mirasçının, terekeyi sahiplenmemişse korunabileceğini gösterir.
Hükmen ret davası için süre var mı?
Hükmen ret davası herhangi bir süreye bağlı değildir. Kanun olağan ret için 3 aylık süre öngörmüş, ancak hükmen ret için bir süre belirlememiştir; Yargıtay da bu davanın süresiz olarak açılabileceğini kabul etmektedir.
Yargıtay, borca batıklık nedeniyle mirasın reddinin tespiti davasının TMK m. 606’daki 3 aylık süreye tabi olmadığını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 13.06.2013, E. 2012/23432, K. 2013/16434). Uygulamada bu davalar çoğunlukla, mirasçılara karşı icra takibi başladıktan veya alacak davası açıldıktan sonra gündeme gelir.
Dikkat: Süresizlik, beklemenin risksiz olduğu anlamına gelmez. Zaman geçtikçe ölüm tarihindeki malvarlığını gösteren belgelere ulaşmak zorlaşır ve bu süre içinde tereke mallarının kullanılması, hükmen retten yararlanmayı engelleyen bir kabul davranışı olarak değerlendirilebilir.
Borca batıklık nasıl ispat edilir?
Borca batıklığı ispat yükü, hükmen ret iddiasında bulunan mirasçıdadır. Mirasçı, ölüm tarihinde terekenin borçlarının mallarından fazla olduğunu ve bu durumun açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olduğunu göstermelidir.
Yargıtay, borca batıklığın mirasbırakan hakkındaki icra dosyalarıyla ispat edilebileceğini kabul etmiştir (Yargıtay 14. HD, 18.01.2021, E. 2020/2722, K. 2021/12). Başka bir kararda ise mahkemenin terekenin aktif ve pasifini eksiksiz araştırmadan karar vermesinin doğru olmadığı, borca batıklığın araştırılması gerektiği vurgulanmıştır (Yargıtay 7. HD, 14.10.2021, E. 2021/2912, K. 2021/1923).
Aktiflerin belirlenmesi: Tapu, banka, araç ve şirket kayıtlarıyla mirasbırakanın ölüm tarihindeki malvarlığı çıkarılır.
Pasiflerin belirlenmesi: İcra dosyaları, banka kredileri, vergi ve prim borçları ve kesinleşmiş mahkeme kararları toplanır.
Değerleme: Taşınmaz ve araçların ölüm tarihindeki değeri bilirkişiyle belirlenir; üzerlerindeki ipotek ve hacizler dikkate alınır.
Karşılaştırma: Pasiflerin aktifleri aşıp aşmadığı ve bu durumun açık olup olmadığı değerlendirilir.
Hesap örneği
Mirasbırakan öldüğünde adına 2.500.000 TL değerinde, üzerinde 1.800.000 TL bankaya ipotek bulunan bir daire ile 150.000 TL değerinde bir araç kayıtlıdır. Hakkında toplam 1.400.000 TL tutarında, sonuçsuz kalmış üç icra takibi ve 250.000 TL vergi borcu vardır.
Aktifler: 2.500.000 + 150.000 = 2.650.000 TL.
Pasifler: 1.800.000 + 1.400.000 + 250.000 = 3.450.000 TL.
Pasifler aktifleri 800.000 TL aşmaktadır; sonuçsuz icra takipleri borca batıklığın açıkça belli olduğunu destekler.
Mahkeme bu tabloya göre mirasın hükmen reddedildiğini tespit ederse mirasçılar 800.000 TL’lik açık için kişisel olarak sorumlu olmaz. Terekenin belirlenmesine ilişkin yolları terekenin tespiti davası yazımızda anlattık.
Dava kime karşı ve nerede açılır?
Hükmen ret davası, tereke alacaklılarına karşı açılır. Yargıtay uygulamasında bu davanın hasımsız olarak incelenemeyeceği, sonucundan etkilenecek tereke alacaklılarının davalı gösterilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bilinen bütün alacaklıların davaya dâhil edilmesi, kararın onlara karşı da ileri sürülebilmesini sağlar.
Dava, genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde açılır. Mirasçılar birden fazlaysa her mirasçı davayı kendisi için açabilir; bir mirasçının açtığı dava diğer mirasçıların durumunu kendiliğinden belirlemez.
Yargıtay, mirasçı sıfatı bulunmayan bir kişinin tereke ve mirasla ilgili tespit davası açamayacağını da belirtmiştir (Yargıtay 14. HD, 16.03.2016, E. 2016/2669, K. 2016/3303). Bu nedenle dava dilekçesine mirasçılık belgesinin eklenmesi gerekir; belgenin alınma yolları için veraset ilamı nasıl alınır yazımıza bakabilirsiniz.
Hangi davranışlar hükmen reddi engeller?
Ret süresi içinde veya sonrasında terekeye ait işlere karışan, olağan yönetim dışındaki işlemleri yapan, tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçı mirası reddedemez (TMK m. 610/2). Bu kural, hükmen ret iddiasında da uygulanır.
Mirasbırakanın aracını satmak veya kendi adına tescil ettirmek.
Banka hesabındaki parayı çekip kişisel harcamalarda kullanmak.
Tereke taşınmazını kiraya verip kira gelirini almak.
Tereke malları üzerinde mirasçı sıfatıyla intikal işlemi yaptırıp satış veya ipotek işlemine girişmek.
Mirasbırakanın alacaklarını kendi adına tahsil etmek.
Cenaze giderlerinin karşılanması veya bozulacak malların korunması gibi terekenin olağan yönetimi kapsamındaki işlemler ise kural olarak kabul sayılmaz. Bankadaki paraya ilişkin riskleri ölen kişinin banka hesabı yazımızda anlattık.
Hükmen ret kararının sonuçları nelerdir?
Mahkeme mirasın hükmen reddedildiğini tespit ederse, mirasçı ölüm tarihinden itibaren mirasçı sayılmaz ve tereke borçlarından kişisel olarak sorumlu olmaz. Mirasçıya karşı başlatılmış icra takipleri, kararın icra dairesine sunulmasıyla mirasçının kişisel malvarlığına yönelik olarak sürdürülemez hâle gelir.
Bütün mirasçılar mirası reddetmiş sayılırsa tereke, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir ve alacaklılar alacaklarını bu tasfiyede ister. Mirasçıların borç sorumluluğunun genel kurallarını mirasçıların borç sorumluluğu yazımızda anlattık.
Dava dilekçesinde nelere yer verilmeli?
Hükmen ret davasında mahkeme terekeyi resen araştırsa da, dilekçenin somut bilgi ve delillerle hazırlanması yargılamayı belirgin biçimde kısaltır. Dilekçede borca batıklığın hangi kayıtlardan anlaşıldığının açıkça gösterilmesi gerekir.
Taraflar: Davacı mirasçı ile bilinen bütün tereke alacaklılarının adı ve adresi.
Mirasçılık belgesi ve ölüm kaydı: Davacının mirasçı sıfatını ve ölüm tarihini gösterir.
İcra dosyaları: Mirasbırakan hakkındaki takiplerin icra dairesi ve dosya numaraları; varsa aciz belgeleri.
Malvarlığı kayıtları: Tapu, araç ve banka kayıtları ile taşınmazlar üzerindeki ipotek ve hacizler.
Kabul davranışı olmadığına ilişkin açıklama: Tereke mallarının kullanılmadığı, satılmadığı ve gelirlerinin alınmadığı.
Talep: Mirasbırakanın ölüm tarihinde borca batık olduğunun ve mirasın hükmen reddedilmiş sayıldığının tespiti.
Ret süresi henüz dolmadıysa hangi yol seçilmeli?
Ölümden itibaren 3 aylık süre hâlâ devam ediyorsa, borca batıklığı ispat etmek zorunda kalınmayan olağan ret beyanı daha güvenli bir yoldur. Olağan retde mahkemeye terekenin borca batık olduğunu kanıtlamak gerekmez; mirasçı, sebep göstermeden mirası reddedebilir.
Terekenin durumu belirsizse ve ölümden itibaren 1 ay geçmemişse resmi defter talebi de bir seçenektir. Hükmen ret davası ise en çok, bu iki yolun süreleri geçtikten sonra ortaya çıkan borçlara karşı başvurulan güvence niteliğindedir.
Sık yapılan hatalar
Ret süresi geçince borçtan kurtulmanın hiçbir yolu kalmadığını düşünmek.
Davayı hasımsız açmak veya bilinen alacaklıları davalı göstermemek.
Ölüm tarihindeki değil, dava tarihindeki malvarlığına göre borca batıklık iddia etmek.
İcra dosyalarını ve banka kayıtlarını dosyaya sunmadan yalnızca tanıkla ispat etmeye çalışmak.
Dava devam ederken tereke mallarını kullanmak veya satmak.
Ret süresi henüz geçmemişken hükmen ret davası yerine olağan ret beyanını ihmal etmek.









