Miras Hukuku

Mirasçılar Ölenin Borçlarından Sorumlu mu? Sınırlar ve Çıkış Yolları

Yazar
Yayın
Okuma
8 dk
Mirasçılar Ölenin Borçlarından Sorumlu mu? Sınırlar ve Çıkış Yolları | Küçüker Hukuk & Danışmanlık

Kısaca

Mirası reddetmeyen mirasçılar, ölenin borçlarından yalnızca terekeyle değil kendi malvarlıklarıyla da ve birbirleriyle müteselsilen sorumludur. Bu sorumluluk; mirasın reddi, resmi defter tutulması veya resmi tasfiye istenmesiyle sınırlandırılabilir ya da tamamen önlenebilir.

Babanızın vefatından sonra bir bankadan, bir icra dairesinden ya da tanımadığınız bir alacaklıdan “murisinizin borcu” yazılı bir bildirim geldiğinde ilk soru, bu borcun sizin cebinizden ödenip ödenmeyeceğidir. Türk hukukunda miras borç sorumluluğu geniştir: mirası kabul eden, yani süresinde reddetmeyen mirasçı, ölenin borçlarından kendi malvarlığıyla da sorumludur. Bu kuralın sonuçlarından korunmanın yolu, ölümden sonraki ilk aylarda doğru seçeneği kullanmaktır.

Miras borç sorumluluğu, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) külli halefiyet, mirasın reddi, resmi defter ve resmi tasfiye hükümlerinde düzenlenir. Bu yazıda borçtan kimlerin, hangi ölçüde sorumlu olduğunu ve sorumluluğu sınırlandıran yolları karşılaştırmalı olarak anlatıyoruz. Süresinde mirası reddetmenin adımlarını reddi miras yazımızda ayrıca ele aldık.

Kısaca

  • Mirasçılar ölenin borcunu öder mi? Mirası reddetmeyen mirasçılar, tereke borçlarından kişisel malvarlıklarıyla ve birbirleriyle müteselsilen sorumludur (TMK m. 599, 641/2).

  • Borçtan kurtulmanın yolu nedir? Ölümü öğrenmeden itibaren 3 ay içinde mirası reddetmek veya borca batık terekenin hükmen reddedildiğini tespit ettirmek (TMK m. 605, 606).

  • Resmi defter ne işe yarar? Mirasçının, deftere yazılan borçlardan sorumlu olduğunu bilerek mirası kabul edip etmemeye karar vermesini sağlar (TMK m. 619 vd.).

  • Paylaşmadan sonra sorumluluk sürer mi? Evet. Mirasçılar paylaşmadan sonra da 5 yıl süreyle müteselsilen sorumludur (TMK m. 681).

Mirasçılar ölenin borçlarından neden sorumludur?

Mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle terekenin tamamını kanun gereği kazanır ve mirasbırakanın kişisel olmayan borçlarından kişisel olarak sorumlu olur (TMK m. 599). Bu kurala külli halefiyet denir: haklar ve borçlar birlikte, ayrı bir işleme gerek kalmadan mirasçılara geçer.

Mirasçıların borç sorumluluğunun ölçüsü bakımından üç nokta önemlidir. Birincisi, sorumluluk tereke değeriyle sınırlı değildir; mirası kabul eden mirasçı, terekenin yetmediği kısmı kendi malından öder. İkincisi, mirasçılar tereke borçlarından birbirleriyle müteselsilen sorumludur; alacaklı borcun tamamını mirasçılardan herhangi birinden isteyebilir (TMK m. 641/2). Üçüncüsü, mirası açıkça kabul etmek gerekmez; 3 aylık ret süresinin geçirilmesi mirasın kabulü sonucunu doğurur.

Hangi borçlar mirasçılara geçmez?

Mirasbırakanın kişiliğine bağlı borçlar mirasçılara geçmez. Örneğin mirasbırakanın yalnızca kendisinin ifa edebileceği bir iş görme borcu veya sona eren nafaka yükümlülüğü bu niteliktedir. Para cezaları da ceza hukukunun şahsîlik ilkesi gereği mirasçılara geçmez. Buna karşılık mirasbırakanın ödenmemiş kredi, kira, fatura ve tazminat borçları, mirasbırakanın sağlığında doğmuş olmak şartıyla terekeye dâhildir ve mirasçılara geçer. Ölümden sonra doğan cenaze ve tereke yönetim giderleri de tereke borcu niteliğindedir.

Miras borç sorumluluğu hangi seçenekle nasıl değişir?

Mirasçının önünde dört temel seçenek vardır ve her birinin borç sorumluluğu üzerindeki etkisi farklıdır. Seçim, tereke hakkında ne kadar bilgi bulunduğuna ve borçların tereke değerini aşıp aşmadığına göre yapılmalıdır.

Seçenek

Süre

Borç sorumluluğu

Ne zaman uygun?

Kabul (ret süresinin geçirilmesi)

-

Sınırsız; kişisel malvarlığıyla ve müteselsilen

Terekenin borçsuz veya borçların açıkça küçük olduğu bilindiğinde

Mirasın reddi

3 ay (TMK m. 606)

Yok; mirasçı sıfatı ortadan kalkar

Borçların tereke değerini aştığı biliniyor veya tahmin ediliyorsa

Resmi defter

Talep: 1 ay (TMK m. 619)

Deftere yazılan borçlarla şekillenir; mirasçı defterden sonra karar verir

Terekenin durumu belirsizse

Resmi tasfiye

Ret süresi içinde (TMK m. 632)

Mirasçılar tereke borçlarından sorumlu olmaz

Tereke karmaşıksa ve mirasçılar yönetimle uğraşmak istemiyorsa

Çözüm 1: Mirası reddetmek

Yasal ve atanmış mirasçılar, mirası 3 ay içinde reddedebilir (TMK m. 605/1). Süre, yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten başlar; ret beyanı sulh mahkemesine sözlü veya yazılı olarak yapılır (TMK m. 606, 609). Reddeden mirasçı, mirasçı sıfatını kaybettiğinden tereke borçlarından da sorumlu olmaz.

Ölüm tarihinde mirasbırakanın ödeme gücünden yoksunluğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Bu hükmen ret, ret süresine bağlı değildir ve tespit davasıyla ileri sürülebilir. Yargıtay, borca batıklığın icra dosyaları ve tereke araştırmasıyla ispat edilebileceğini kabul etmiştir (Yargıtay 14. HD, 18.01.2021, E. 2020/2722, K. 2021/12). Bu davanın şartlarını mirasın hükmen reddi yazımızda anlattık.

Dikkat: Ret süresi içinde terekeye ait işlere karışan, olağan yönetim dışında işlem yapan veya tereke mallarını gizleyen ya da kendisine mal eden mirasçı mirası reddedemez (TMK m. 610/2). Bankadaki parayı çekmek, aracı satmak veya kira alacağını kendi adına tahsil etmek bu kapsamda değerlendirilebilir.

Ret edenin sınırlı sorumluluğu

Borca batık mirası reddeden mirasçılar da tamamen sorumluluk dışında kalmayabilir. Mirasçılar, mirasın açılmasından önceki 5 yıl içinde mirasbırakandan aldıkları ve paylaşmada denkleştirmeye tabi olan değerler ölçüsünde tereke alacaklılarına karşı sorumludur (TMK m. 618/1). Olağan eğitim ve yetiştirme giderleri bu sorumluluğa dâhil edilmez.

Resmi defter borç sorumluluğunu nasıl sınırlar?

Terekenin borca batık olup olmadığı bilinmiyorsa, mirası reddetme hakkı olan her mirasçı resmi defter tutulmasını isteyebilir (TMK m. 619/1). Talep, ret süresine ilişkin hükümlere göre 1 ay içinde sulh mahkemesine yapılır (TMK m. 619/2). Resmi defter, terekenin aktif ve pasifinin mahkeme gözetiminde listelenmesidir.

  1. Talep: Mirasçı sulh mahkemesine başvurur; bir mirasçının talebi diğerleri için de sonuç doğurur.

  2. İlan: Sulh hâkimi, alacaklıları ve borçluları alacak ve borçlarını bildirmeye resmi ilan yoluyla çağırır.

  3. Takip yasağı: Defterin tutulduğu süre içinde mirasbırakanın borçları için takip yapılamaz (TMK m. 625).

  4. Karar: Defter tamamlandıktan sonra her mirasçıya bir ay içinde mirası reddetme, resmi tasfiye isteme, resmi deftere göre kabul etme veya kayıtsız şartsız kabul etme seçenekleri bildirilir.

Mirasçı resmi deftere göre mirası kabul ederse, deftere yazılan borçlardan hem tereke hem kişisel malvarlığıyla sorumlu olur; deftere yazılmamış alacaklılara karşı ise ancak kanunda belirtilen sınırlar içinde sorumludur (TMK m. 628, 629). Bu seçenek, mirasçıya bilinmeyen borçlar karşısında güvence sağlar.

Resmi tasfiye ne zaman istenir?

Her mirasçı, mirası reddetmek veya resmi deftere göre kabul etmek yerine terekenin resmen tasfiyesini isteyebilir (TMK m. 632/1). Resmi tasfiyede mirasçılar tereke borçlarından sorumlu olmaz; tereke sulh mahkemesince veya atadığı memurlarca tasfiye edilir, borçlar ödenir ve artan kısım mirasçılara verilir.

Tasfiye talebi, mirasçılardan biri mirası kabul etmişse dinlenmez. Tereke alacaklıları da mirasbırakanın ölümünden itibaren 3 ay içinde, alacaklarının ödenmeyeceği konusunda haklı bir endişeleri varsa ve istemlerine rağmen alacakları ödenmez veya güvenceye bağlanmazsa resmi tasfiye isteyebilir (TMK m. 633).

Mirasçılar arasında borç nasıl paylaşılır?

Alacaklıya karşı müteselsil sorumluluk, mirasçıların kendi aralarındaki paylaşımı değiştirmez. Borcun tamamını ödeyen mirasçı, diğer mirasçılara miras payları oranında rücu edebilir (TMK m. 682).

Hesap örneği

Mirasbırakanın tereke değeri 1.200.000 TL, bankaya olan kredi borcu 2.000.000 TL’dir. Mirasçılar, eşit paylı üç çocuktur ve hiçbiri mirası reddetmemiştir.

  • Terekenin tamamı borca karşılanırsa geriye 800.000 TL borç kalır.

  • Banka bu 800.000 TL’nin tamamını, çocuklardan en kolay tahsil edebileceğine karşı icra takibiyle isteyebilir.

  • Ödeme yapan çocuk, diğer iki kardeşinden 266.667’şer TL rücu isteyebilir.

  • Çocuklar süresinde mirası reddetseydi, bu 800.000 TL için kişisel sorumlulukları olmazdı.

Örnek, ret süresinin geçirilmesinin maliyetini gösterir: terekeden fazla borcu olan bir mirası kabul eden mirasçı, aradaki farkı kendi malıyla öder. Kardeşlerden birinin ödeme gücünün olmaması, rücu imkânını da fiilen ortadan kaldırabilir.

Paylaşmadan sonra sorumluluk ne kadar sürer?

Mirasçılar, tereke borçlarından paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumlu kalır (TMK m. 681/1). Bu müteselsil sorumluluk, paylaşma tarihinden veya borç daha sonra muaccel olmuşsa muacceliyet tarihinden başlayarak 5 yıl geçmekle sona erer (TMK m. 681/2).

Alacaklının, mirasçılar arasındaki paylaşma sözleşmesinde borcun bir mirasçıya bırakılmasına açıkça veya örtülü olarak rıza göstermesi hâlinde diğer mirasçıların sorumluluğu sona erebilir (TMK m. 681/3). Borçların paylaşma sözleşmesinde nasıl düzenleneceğini miras taksim sözleşmesi yazımızda anlattık.

Kefalet borçları

Mirasbırakanın başkası için verdiği kefalet de tereke borcudur. Resmi defter yoluyla mirası kabul eden mirasçılar bakımından kefalet borçları için kanun özel bir sınır öngörür: sorumluluk, mirasın tasfiyesi hâlinde kefalet alacaklısına düşecek tutarla sınırlıdır (TMK m. 630). Mirasbırakanın kefil olduğu bir kredi biliniyorsa, resmi defter talebinde bu borcun bildirilmesi önemlidir.

Alacaklı açısından durum nedir?

Tereke alacaklısı, mirasbırakanın ölümüyle alacağını kaybetmez; alacağını mirasçılara karşı ileri sürer. Mirasçılar ret süresi içindeyken veya resmi defter tutulurken takip yapılamadığından, alacaklının bu dönemde yapabileceği en önemli iş alacağını belgeleriyle hazırlamak ve resmi defter ilanı yapılmışsa süresi içinde bildirmektir.

Mirasçıların tamamı mirası reddederse tereke, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir ve alacaklılar alacaklarını bu tasfiyede ister. Mirasçılardan biri borçlarını ödemeyecek durumdaysa ve mirası reddetmek suretiyle alacaklılarından mal kaçırıyorsa, mirasçının alacaklıları da reddin iptalini isteyebilir (TMK m. 617). Mirasçıların borç sorumluluğu bu nedenle yalnızca mirasçıları değil, kendi alacaklılarını da ilgilendirir.

Mirasçı açısından kontrol listesi

  • Ölüm tarihini ve ölümü öğrendiğiniz tarihi not edin; ret süresi bu tarihten işler.

  • Bankalardan bakiye ile birlikte kredi, kredi kartı ve kefalet bilgisini isteyin.

  • İcra dosyası sorgulaması ve vergi dairesi araştırmasıyla bilinen borçları listeleyin.

  • Durum belirsizse 1 ay içinde resmi defter talebini değerlendirin.

  • Ret süresi içinde tereke mallarını satmayın, paraları çekmeyin ve kendi adınıza kullanmayın.

  • Paylaşma yapılacaksa bilinen borçların kime kalacağını yazılı olarak düzenleyin ve alacaklının rızasını alın.

Mirasbırakanın banka hesaplarının nasıl bulunacağı ve kullanılacağı konusunda ölen kişinin banka hesabı yazımıza, terekenin bilinmeyen unsurlarının mahkemece araştırılması için terekenin tespiti davası yazımıza bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Ölen babamın kredi kartı borcunu ödemek zorunda mıyım?

Mirası süresinde reddetmediyseniz veya hükmen ret koşulları yoksa evet; kredi kartı borcu da tereke borcudur ve mirasçılar müteselsilen sorumludur. Mirası 3 ay içinde reddederseniz bu borçtan kişisel olarak sorumlu olmazsınız.

Evlilik dışı veya evlatlık çocuk da borçlardan sorumlu olur mu?

Evet. Soybağı kurulmuş evlilik dışı çocuk ve evlatlık, yasal mirasçı sıfatıyla diğer mirasçılarla aynı kurallara tabidir. Mirası süresinde reddetmezlerse tereke borçlarından kişisel olarak ve müteselsilen sorumlu olurlar; ret hakları da aynıdır.

Mirasçılar ölenin vergi borcundan sorumlu mu?

Mirasbırakanın ölümle sona ermeyen vergi borçları, kural olarak diğer tereke borçları gibi mirasçılara geçer. Vergi cezaları ise ölümle düşer. Mirası reddeden mirasçı, vergi borçlarından da sorumlu tutulmaz.

Ret süresini kaçırdım, borçtan kurtulmanın yolu var mı?

Mirasbırakan ölüm tarihinde açıkça borca batık idiyse, süreye bağlı olmayan hükmen ret yoluyla tespit davası açılabilir. Ayrıca önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh mahkemesinden ret süresinin uzatılması da istenebilir.

Bir kardeşim mirası reddetti, onun payının borcu bana mı kalır?

Reddeden kardeşin payı, o mirasbırakandan önce ölmüş gibi diğer mirasçılara geçer. Bu durumda payınız artar, ancak mirası kabul ettiyseniz borçlardan da artan payınızla birlikte müteselsilen sorumlu olursunuz.

Alacaklı doğrudan benim maaşıma haciz koyabilir mi?

Mirası kabul eden mirasçı kişisel olarak sorumlu olduğundan, alacaklı icra takibi yoluyla mirasçının kendi malvarlığına da başvurabilir. Ret süresi veya resmi defter süreci devam ederken ise mirasbırakanın borçları için takip yapılamaz.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için bir avukata danışmanız gerekir.

İlgili Yazılar

Miras Hukuku
Mirasın Hükmen Reddi: Borca Batık Terekede Süresiz Ret Davası | Küçüker Hukuk & Danışmanlık4 Kasım 2026 · Miras HukukuMirasın Hükmen Reddi: Borca Batık Terekede Süresiz Ret DavasıMirasın hükmen reddi, mirasbırakanın ölüm tarihinde ödeme gücünden yoksunluğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse mirasın kanun gereği reddedilmiş sayılmasıdır. 3 aylık süreye bağlı değildir, ancak mirasçı terekeyi sahiplenmişse ileri sürülemez.Tereke Tespit Davası | Küçüker Hukuk & Danışmanlık4 Kasım 2026 · Miras HukukuTereke Tespit DavasıTereke tespiti, mirasbırakanın ölüm tarihindeki mal, hak ve borçlarının sulh mahkemesi aracılığıyla belirlenmesidir. Mirasçı, mirası kabul veya reddetmeden önce tereke defteri, resmi defter ya da borca batıklığın tespiti yollarından birini kullanabilir.Mirastan Feragat Sözleşmesi Nedir, Nasıl Yapılır? | Küçüker Hukuk & Danışmanlık4 Kasım 2026 · Miras HukukuMirastan Feragat Sözleşmesi Nedir, Nasıl Yapılır?Mirastan feragat, mirasçının mirasbırakan sağken, onunla yaptığı ve resmi vasiyetname şeklinde düzenlenen bir sözleşmeyle miras hakkından vazgeçmesidir. Karşılıklı feragat kural olarak feragat edenin altsoyunu da bağlar; ölümden sonra yapılan vazgeçme ise feragat değil, mirasın reddidir.Mirasın Paylaşılması Davası: Şartlar, Süreç ve Arabuluculuk | Küçüker Hukuk & Danışmanlık4 Kasım 2026 · Miras HukukuMirasın Paylaşılması Davası: Şartlar, Süreç ve ArabuluculukMirasın paylaşılması davası, anlaşamayan mirasçılardan birinin terekenin tamamının veya belirli mallarının aynen, olmazsa satış yoluyla paylaştırılmasını sulh hukuk mahkemesinden istediği davadır. Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur.Miras Taksim Sözleşmesi: Şekli, Geçerliliği ve Tapuya Tescili | Küçüker Hukuk & Danışmanlık4 Kasım 2026 · Miras HukukuMiras Taksim Sözleşmesi: Şekli, Geçerliliği ve Tapuya TesciliMiras taksim sözleşmesi, mirasçıların terekeyi aralarında anlaşarak paylaştığı ve bütün mirasçıların katılımıyla yazılı şekilde yapılması gereken sözleşmedir. Taşınmazlar için de adi yazılı şekil yeterlidir; bir mirasçının katılmadığı sözleşme ise geçersizdir.Ölen Kişinin Banka Hesabı: Paranın Mirasçılara Ödenmesi | Küçüker Hukuk & Danışmanlık4 Kasım 2026 · Miras HukukuÖlen Kişinin Banka Hesabı: Paranın Mirasçılara ÖdenmesiÖlen kişinin banka hesabındaki para, bankaya mirasçılık belgesi ve veraset ve intikal vergisi yönünden vergi dairesi yazısı sunularak mirasçılara ödenir. Hesaplar e-Devlet’ten sorgulanabilir; paranın tek mirasçıya payı oranında ödenip ödenmeyeceği tartışmalıdır.