Uzun süredir görüşmediğiniz bir yakınınız öldüğünde, geride ne kadar mal ve ne kadar borç bıraktığını bilmeden mirası kabul edip etmemeye karar vermeniz gerekebilir. Tereke tespiti, mirasbırakanın ölüm tarihindeki taşınmaz, banka hesabı, araç gibi mallarının ve borçlarının mahkeme aracılığıyla belirlenmesini sağlar. Mirasçı bu yolla elde ettiği bilgiye göre mirası reddetmeye, kabul etmeye ya da paylaşmaya karar verir.
Bu kavram tek bir davanın adı değildir; Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) terekenin korunmasına ilişkin 589 ilâ 597. maddelerindeki tereke defteri, 619 ilâ 631. maddelerindeki resmi defter ve borca batık terekenin tespiti davası farklı amaçlara hizmet eder. Bu yazıda hangi durumda hangi yolun seçileceğini anlatıyoruz. Borca batıklığın tespitiyle sonuçlanan davayı mirasın hükmen reddi yazımızda ayrıca ele aldık.
Kısaca
Tereke tespiti nedir? Mirasbırakanın ölüm tarihindeki aktif ve pasiflerinin sulh mahkemesince defterle veya mahkeme araştırmasıyla belirlenmesidir (TMK m. 589).
Kimler isteyebilir? Mirasçılar ve terekeyle hukuki ilişkisi bulunan ilgililer; mirasçı olmayan kişinin tespit davası açma hakkı yoktur.
Tereke tespiti ret süresini durdurur mu? Hayır. Resmi defter talebi hâriç, tespit başvurusu 3 aylık ret süresini kendiliğinden uzatmaz (TMK m. 606, 621).
Resmi defter ne kadar sürede istenir? Ret süresine ilişkin hükümlere göre 1 ay içinde sulh mahkemesinden istenir (TMK m. 619/2).
Terekeyi bilmeden karar vermenin riski nedir?
Mirasçının önündeki en büyük risk, terekenin içeriğini bilmeden 3 aylık ret süresini geçirmektir. Süre geçirilirse miras kabul edilmiş sayılır ve mirasçı, sonradan ortaya çıkan borçlardan kendi malvarlığıyla da sorumlu olur. Tersine, terekede değerli malların bulunduğu bilinmeden yapılan bir ret de geri dönülmez bir kayba yol açabilir.
Bu belirsizliğin en sık görüldüğü durumlar; mirasbırakanla uzun süre görüşülmemesi, mirasbırakanın ticari faaliyeti bulunması, yurt dışında yaşamış olması veya kefil olduğunun bilinmesidir. Bu durumlarda mirasçı, kanunun sunduğu tespit araçlarından birini zamanında kullanmalıdır. Hangi aracın seçildiği, mirasçının hem borç sorumluluğunu hem de paylaşmadaki konumunu belirler.
Tereke tespiti için hangi yollar var?
Kanun, terekenin belirlenmesi için birbirinden farklı amaçlara hizmet eden araçlar öngörür. Hangi aracın kullanılacağı, mirasçının amacına ve ret süresinin ne kadarının geçtiğine göre seçilir.
Yol | Amaç | Süre | Mahkeme |
|---|---|---|---|
Tereke defteri tutulması (koruma önlemi) | Terekenin korunması ve mevcudunun kayda geçirilmesi | Belirli bir süre yok | Sulh hukuk |
Resmi defter tutulması | Mirasçının borçları bilerek kabul veya ret kararı vermesi | 1 ay (TMK m. 619) | Sulh hukuk |
Borca batıklığın tespiti davası | Mirasın hükmen reddedildiğinin tespiti | Süresiz | Asliye hukuk |
Mahkemeden müzekkere ile araştırma | Tapu, banka, araç ve icra kayıtlarının toplanması | Başvurulan yola bağlı | Sulh hukuk veya asliye hukuk |
Tereke defteri ne zaman tutulur?
Sulh mahkemesi, mirasın mirasçılara geçmesini sağlamak için gerekli bütün önlemleri resen alır; bu önlemler kanunda öngörülen hâllerde terekenin mühürlenmesi, defterinin tutulması, yönetimi ve vasiyetnamelerin açılmasıdır (TMK m. 589). Tereke defteri, terekedeki mal ve hakların değerleriyle birlikte listelendiği belgedir.
Küçük veya kısıtlı mirasçı: Mirasçılardan birinin vesayet altına alınması gerekiyorsa defter tutulur.
Bulunmayan mirasçı: Mirasçılardan biri uzun süreden beri ortada yoksa ve temsilci bırakmamışsa defter tutulur.
Mirasçının istemi: Mirasçılardan biri veya terekeyle ilgisi bulunan kişi istediğinde defter tutulabilir.
Atanmış mirasçı: Mirasbırakan vasiyetnameyle mirasçı atamışsa ve yasal mirasçılar bilinmiyorsa defter tutulur.
Tereke defteri, mirasçılar arasındaki uyuşmazlıklarda da önemli bir delildir. Ölümden hemen sonra bir mirasçının tereke mallarını alıp götürmesi ihtimaline karşı, defterin mühürleme ile birlikte istenmesi terekenin dağılmasını önler. Tereke defteri ile resmi defter karıştırılmamalıdır: tereke defteri bir koruma önlemidir ve mirasçının borç sorumluluğunu sınırlamaz.
Resmi defter tereke tespitinde nasıl kullanılır?
Mirası reddetme hakkı olan her mirasçı, resmi defter tutulmasını isteyebilir (TMK m. 619/1). Talep 1 ay içinde sulh mahkemesine yapılır ve bir mirasçının talebi diğer mirasçılar için de sonuç doğurur (TMK m. 619/2-3).
Başvuru: Mirasçı, mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine dilekçeyle başvurur.
İlan: Sulh hâkimi, alacaklıları ve borçluları alacak ve borçlarını bildirmeye resmi ilan yoluyla çağırır.
Defterin tamamlanması: Bildirimler ve resmi kayıtlar defterde toplanır; deftere kayıtlı borçların karşılığı da gösterilir.
Karar süresi: Defter tamamlandıktan sonra her mirasçı, bir ay içinde mirası reddetme, resmi tasfiye isteme, resmi deftere göre kabul etme veya kayıtsız şartsız kabul etme seçeneklerinden birini kullanır.
Resmi defter süresince mirasbırakanın borçları için takip yapılamaz (TMK m. 625). Bu yol, terekenin borca batık olup olmadığı belirsiz olan mirasçıya, borçları gördükten sonra karar verme imkânı tanır. Resmi defterin borç sorumluluğu üzerindeki etkisini mirasçıların borç sorumluluğu yazımızda anlattık.
Süre hesabı örneği
Mirasbırakan 3 Mart 2026’da ölmüş, oğlu ölümü aynı gün öğrenmiştir. Resmi defter talebi için son gün 3 Nisan 2026’dır; mirası reddetme süresi ise 3 Haziran 2026’da dolar. Oğul 3 Nisan’ı kaçırırsa resmi defter isteyemez, ama 3 Haziran’a kadar mirası reddedebilir. Bu nedenle tereke hakkında belirsizlik varsa resmi defter talebinin ölümden sonraki ilk ayda yapılması gerekir.
Borca batıklığın tespiti davası
Ölüm tarihinde mirasbırakanın ödeme gücünden yoksunluğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Mirasçı, bu durumun tespiti için dava açabilir. Bu dava, uygulamada “terekenin borca batık olduğunun tespiti” veya “mirasın hükmen reddi” davası olarak anılır ve ret süresine bağlı değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mirasçının davranışlarıyla mirası kabul etmiş sayılmadıkça, borca batıklığın tespiti yoluyla hükmen retten yararlanabileceğini belirtmiş ve aksi yöndeki yerel mahkeme kararını bozmuştur (Yargıtay HGK, 22.09.2010, E. 2010/2-379, K. 2010/413). Kararın anlamı şudur: ret süresini kaçıran mirasçı, mirasbırakan ölüm tarihinde açıkça borca batıksa yine de korunabilir; ancak tereke mallarını kullanmışsa bu imkânı kaybedebilir.
Mahkeme terekeyi nasıl araştırır?
Mahkeme, mirasbırakanın malvarlığını ilgili kurumlardan müzekkere yazarak araştırır. Yargıtay, tereke araştırmasının eksik yapılmaması gerektiğini, vergi dairesi, belediye ve trafik kayıtlarının da getirtilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 14. HD, 29.02.2016, E. 2015/13032, K. 2016/2450).
Tapu müdürlükleri: Mirasbırakan adına kayıtlı taşınmazlar ve üzerlerindeki ipotek ve hacizler.
Bankalar: Mevduat, yatırım hesapları, krediler ve kredi kartı borçları.
Trafik tescil: Araç kayıtları ve araç üzerindeki rehin veya hacizler.
İcra daireleri: Mirasbırakan hakkında başlatılmış takipler ve alacak miktarları.
Vergi dairesi ve belediye: Vergi borçları, emlak vergisi kayıtları ve gelir kayıtları.
Sosyal Güvenlik Kurumu ve ticaret sicili: Prim borçları, şirket ortaklıkları ve yöneticilik kayıtları.
Mirasçılar mahkeme dışında da ön araştırma yapabilir. Banka hesaplarının e-Devlet üzerinden nasıl sorgulanacağını ölen kişinin banka hesabı yazımızda anlattık. Mirasçılık sıfatını gösteren belge ise bütün bu başvuruların ön şartıdır; belgenin alınması için veraset ilamı nasıl alınır yazımıza bakabilirsiniz.
Tereke tespiti paylaşmada nasıl kullanılır?
Terekenin belirlenmesi yalnızca borç riskini değerlendirmek için değil, mirasın paylaşılması için de ilk adımdır. Mirasçılar arasında hangi malların terekeye ait olduğu konusunda uyuşmazlık varsa, paylaşma davasından önce veya dava sırasında terekenin belirlenmesi gerekir. Mahkeme, paylaşma davasında da tereke mallarını resen araştırır; ancak mirasçıların önceden hazırladığı liste süreci hızlandırır.
Mirasbırakanın sağlığında bir mirasçıya devrettiği ve muvazaalı olduğu ileri sürülen mallar, bu süreçte kendiliğinden terekeye dâhil edilmez. Bu malların terekeye dönmesi için ayrıca tapu iptali ve tescil veya tenkis davası açılması gerekir. Tespit süreci bu davaların konusunu belirlemeye yardım eder, ama onların yerini tutmaz.
Dikkat: Araştırma devam ederken bir mirasçının tereke malını satması veya kiraya vermesi, elbirliği mülkiyeti nedeniyle diğer mirasçıların rızası olmadan mümkün değildir. Böyle bir girişim fark edilirse tapu kaydına ihtiyati tedbir konulması istenebilir. Anlaşmalı veya mahkeme yoluyla paylaşma seçeneklerini mirasın paylaşılması davası yazımızda anlattık.
Davayı kimler açabilir?
Tereke tespiti, mirasçılar ve terekeyle doğrudan hukuki ilişkisi bulunan kişiler tarafından istenebilir. Yargıtay, mirasçı olmayan bir kişinin tereke tespiti davası açamayacağını kabul etmiştir (Yargıtay 14. HD, 16.03.2016, E. 2016/2669, K. 2016/3303).
Tereke alacaklıları ise kendi alacaklarını korumak için koruma önlemleri ve resmi tasfiye isteyebilir. Mirasçının kişisel alacaklıları, mirasçının mirası reddetmesi hâlinde reddin iptali yoluna gidebilir. Mirası reddetme ve sonuçlarını reddi miras yazımızda anlattık.
Hangi yolu seçmeliyim? Durum bazında öneri tablosu
Doğru yol, mirasçının elindeki bilgiye ve geçen süreye bağlıdır. Aşağıdaki tablo, sık karşılaşılan durumlar için kanunun öngördüğü araçları özetler; her somut olayda sürelerin ayrıca hesaplanması gerekir.
Durum | Uygun yol | Neden |
|---|---|---|
Ölümden 2 hafta geçti, borç durumu bilinmiyor | Resmi defter | Takip yasağı sağlar, borçlar görüldükten sonra karar verilir |
Ölümden 2 ay geçti, borçların fazla olduğundan şüpheleniliyor | Mirasın reddi | Resmi defter süresi geçmiştir, ret süresi devam etmektedir |
Ret süresi geçti, icra takipleri başladı | Borca batıklığın tespiti davası | Hükmen ret süreye bağlı değildir |
Mirasçılar arasında mallar konusunda uyuşmazlık var | Tereke defteri ve koruma önlemleri | Malların dağılmasını önler, paylaşmaya zemin hazırlar |
Mirasçılardan biri küçük | Tereke defteri (resen) | Küçüğün haklarının korunması kanunen gereklidir |
Tablodaki örnekler, sürelerin ölümün öğrenildiği tarihten itibaren işlediği varsayımına dayanır. Mirasçı ölümü daha geç öğrenmişse süreler o tarihten başlar; bu durumda öğrenme tarihinin belgelenmesi önem kazanır.
Sık yapılan hatalar
Tespit başvurusunun ret süresini kendiliğinden durdurduğunu sanmak.
Resmi defter için 1 aylık süreyi, ret süresiyle karıştırıp kaçırmak.
Tereke defteri ile resmi defteri aynı şey sanmak.
Tespit sürecinde tereke mallarını kullanarak mirası kabul etmiş sayılmak.
Kefalet ve şirket borçları gibi kayıtlarda görünmeyen borçları araştırmamak.
Mirasçılık belgesi almadan kurumlara başvurmaya çalışmak.









