Yaşlı bir anne ya da baba, evini kendisine bakacak çocuğuna veya komşusuna “bana ölünceye kadar bakması karşılığında” devretmek istediğinde başvurulan hukuki yol ölünceye kadar bakma sözleşmesidir. Bu sözleşme, mal devri ile bakım borcunu birbirine bağlar ve geçerli olması için miras sözleşmesi şeklinde, yani resmi şekilde yapılması gerekir. Şekle uyulmayan sözleşmeye dayanılarak tapu devri istenemez.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 611 ilâ 618. maddelerinde düzenlenir. Bu yazıda sözleşmenin şeklini, tarafların borçlarını, fesih yollarını ve diğer mirasçıların bu sözleşmeye karşı başvurabileceği davaları anlatıyoruz. Taşınmazın devri aşamasındaki işlemleri tapu devri nasıl yapılır yazımızda bulabilirsiniz.
Kısaca
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi nedir? Bakım alacaklısının malvarlığını veya bazı mallarını devrettiği, bakım borçlusunun da ona ölünceye kadar bakmayı ve gözetmeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 611/1).
Hangi şekilde yapılır? Miras sözleşmesi şeklinde, yani resmi vasiyetname şekliyle; devletçe tanınmış bakım kurumlarıyla yazılı şekil yeterlidir (TBK m. 612).
Sözleşme feshedilebilir mi? Edimler arasında önemli oransızlık varsa 6 ay önceden bildirimle, sözleşmeyi çekilmez kılan durumlarda ise önel verilmeden feshedilebilir (TBK m. 616, 617).
Mirasçılar itiraz edebilir mi? Mal kaçırma amacı varsa muris muvazaası, saklı pay zedelenmişse tenkis davası açılabilir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi nedir?
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bir kişinin bütün malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini, kendisine bakılması karşılığında devretmeyi; karşı tarafın da ona ölünceye kadar bakmayı ve gözetmeyi üstlendiği iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir (TBK m. 611/1). Malını devreden kişiye “bakım alacaklısı”, bakımı üstlenen kişiye “bakım borçlusu” denir.
Sözleşme, bağışlamadan farklı olarak karşılıklıdır. Bakım borçlusu malı karşılıksız edinmez; karşılığında ömür boyu sürecek bir bakım yükümlülüğü üstlenir. Bu özellik, sözleşmenin diğer mirasçılar bakımından nasıl değerlendirileceğini doğrudan etkiler: gerçek bir bakım ilişkisi varsa işlem kural olarak geçerlidir, bakım görünüşte kalmışsa muvazaa tartışması başlar.
Bakım borçlusu mirasçı olarak atanabilir mi?
Evet. Bakım alacaklısı, malların devrini ölümüne bırakarak bakım borçlusunu mirasçı olarak da atayabilir. Bu durumda tarafların ilişkisine miras hukuku hükümleri de uygulanır ve bakım borçlusu mirasçı sıfatıyla terekeyle ilgili haklara sahip olur (TBK m. 611/2).
Sözleşme hangi şekilde yapılmalıdır?
Bakma sözleşmesi, bakım kurumlarıyla yapılanlar dışında, miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz (TBK m. 612/1). Miras sözleşmesi de resmi vasiyetname şeklinde, iki tanık katılımıyla ve tarafların iradelerini resmi memura aynı anda bildirmesiyle düzenlenir (TMK m. 545).
Sözleşmenin karşı tarafı | Gereken şekil | Dayanak |
|---|---|---|
Gerçek kişi (çocuk, akraba, komşu) | Resmi şekil: resmi memur ve iki tanık huzurunda | TBK m. 612/1, TMK m. 545 |
Devletçe tanınmış bakım kurumu | Kurumun belirlediği koşullarla yazılı şekil | TBK m. 612/2 |
Adi yazılı veya sözlü anlaşma | Geçersiz; tapu devrine dayanak olamaz | TBK m. 612/1 |
Uygulamada sözleşme noterde, sulh hâkimi önünde veya taşınmaz devri söz konusuysa tapu müdürlüğünde iki tanık huzurunda düzenlenir. Taşınmazın mülkiyeti, sözleşmeye dayanarak tapuda tescille geçer.
Yargıtay kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, resmi şekle uyulmadan yapılan bir bakma sözleşmesine değer verilerek tapu iptali ve tescil kararı verilemeyeceğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 06.02.2008, E. 2008/14-70, K. 2008/104). Kararın okur açısından anlamı şudur: “annem bana evini vereceğini yazdı, karşılığında yıllarca baktım” demek, belge adi yazılıysa tapuyu almaya yetmez; bakım borçlusu en fazla verdiği emeğin karşılığını sebepsiz zenginleşme gibi yollarla isteyebilir.
Bakım borçlusunun yükümlülükleri nelerdir?
Bakım borçlusu, bakım alacaklısını aile topluluğuna almak, ona durumunun gerektirdiği edimleri sağlamak, hastalığında ve yaşlılığında gerekli bakımı göstermek ve tedavisini sağlamakla yükümlüdür (TBK m. 614). Bakımın kapsamı, sözleşmede başka bir düzenleme yoksa devredilen malın değerine ve bakım alacaklısının daha önceki yaşam düzeyine göre belirlenir.
Barınma: Bakım alacaklısını kendi evine almak ya da onun evinde birlikte yaşamak.
Beslenme ve günlük ihtiyaçlar: Yiyecek, giyecek, temizlik ve günlük yaşam desteği.
Sağlık: Hastalıkta bakım, doktora götürme, ilaç ve tedavi masraflarının karşılanması.
Manevi destek: Gözetim, yalnız bırakmama ve yaşlılıkta yakın ilgi.
Cenaze: Sözleşmede kararlaştırılmışsa cenaze işlemlerinin yürütülmesi.
Bakım borçlusu bu yükümlülükleri kendisi ya da aile fertleri aracılığıyla yerine getirebilir. Bakım alacaklısının yatağa bağımlı hâle gelmesi gibi durumlarda bakımın bakım evinde sağlanması, sözleşmede açıkça yasaklanmamışsa ve masraflar bakım borçlusunca karşılanıyorsa borca aykırılık sayılmayabilir.
Sözleşme hangi hâllerde feshedilir?
Kanun iki tür fesih öngörür: bildirimli fesih ve önel verilmeksizin fesih. Hangi yolun uygulanacağı, fesih sebebinin edimler arasındaki dengesizlikten mi yoksa ilişkinin çekilmez hâle gelmesinden mi kaynaklandığına bağlıdır.
Fesih yolu | Sebep | Sonuç |
|---|---|---|
Bildirimli fesih (TBK m. 616) | Edimler arasında önemli oransızlık; bakım borçlusu bağışlama niyeti olmaksızın orantısız edim üstlenmişse | 6 ay önceden bildirimle sona erer; alınanlar iade edilir |
Önel verilmeksizin fesih (TBK m. 617) | Sözleşmeden doğan borçlara aykırılık, ilişkiyi çekilmez kılan durumlar veya önemli sebepler | Derhâl sona erer; kusurlu taraf karşı tarafın zararını karşılar |
Bakım borçlusunun ölümü (TBK m. 618) | Bakım borçlusunun ölmesi | Bakım alacaklısı sözleşmeyi sona erdirebilir |
Fesih hâlinde taraflar birbirinden aldıklarını geri verir. Bakım borçlusu aldığı malı geri verirken, verdiği bakımın uygun bir karşılığını mahsup isteyebilir. Uygulamada bakım alacaklısı, tapuyu geri almak için fesih ve tapu iptali-tescil taleplerini birlikte ileri sürer; bu tür davaların yürütülüşü tapu iptal ve tescil davası yazımızda anlatılmıştır.
Dikkat: Bakım borçlusu bakımı bırakmışsa, bakım alacaklısının bunu tanık, sağlık kayıtları ve komşu beyanlarıyla belgelemesi gerekir. Feshe dayanan dava, bakım alacaklısının ölümünden sonra mirasçılarca kural olarak yeni baştan açılamaz; bakım alacaklısının sağlığında fesih iradesini açıklaması önemlidir.
Diğer mirasçılar sözleşmeye nasıl itiraz eder?
Bakma sözleşmesiyle bir mirasçıya veya üçüncü kişiye taşınmaz devredildiğinde, diğer mirasçıların başvurabileceği başlıca yollar muris muvazaası, tenkis ve sözleşmenin şekil yönünden geçersizliğidir. Hangisinin uygun olduğu, sözleşmenin gerçek iradeyi yansıtıp yansıtmadığına bağlıdır.
Şekil eksikliği: Sözleşme resmi şekilde yapılmamışsa geçersizdir; mirasçılar tapu iptali ve tescil isteyebilir.
Muris muvazaası: Sözleşme yalnızca görünüşte bakma amacı taşıyorsa ve gerçek amaç mirasçılardan mal kaçırmaksa, mirasçılar muris muvazaasına dayanabilir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, mirasçılara muvazaalı işlemin iptalini isteme hakkını tanımıştır (Yargıtay İBK, 01.04.1974, E. 1974/1, K. 1974/2).
Tenkis: Bakım gerçekten verilmiş olsa bile devredilen malın değeri ile bakımın değeri arasında açık bir oransızlık varsa, aradaki karşılıksız kısım saklı paylı mirasçılar bakımından tenkis tartışmasına konu olabilir.
Muvazaa iddiasında mahkeme; bakım alacaklısının sözleşme tarihindeki yaşını ve sağlık durumunu, bakıma gerçekten ihtiyaç duyup duymadığını, bakım borçlusunun bakımı fiilen verip vermediğini ve mirasbırakanın diğer mirasçılarıyla ilişkisini birlikte değerlendirir. Muvazaa davasının şartları muris muvazaası ve tapu iptal davası, tenkis hesabı ise tenkis davası ve saklı pay yazımızda anlatılmıştır.
Bakım alacaklısı ve bakım borçlusu açısından
Sözleşme iki taraf için farklı riskler taşır. Bakım alacaklısı malını devrettikten sonra bakımın kesilmesi riskiyle, bakım borçlusu ise yıllarca bakım verdikten sonra sözleşmenin mirasçılarca dava edilmesi riskiyle karşı karşıyadır.
Bakım alacaklısı açısından: Taşınmazın devrini ölüme bırakmak ya da kendisi için tapuya intifa hakkı kurdurmak, bakım kesildiğinde evin elden çıkma riskini azaltır. Bu hakların işleyişini intifa hakkı yazımızda anlattık.
Bakım borçlusu açısından: Verilen bakımı gösteren belgeler (hastane refakat kayıtları, ilaç ve bakım faturaları, ortak ikamet kaydı) saklanmalıdır. Bu belgeler, ileride açılabilecek muvazaa davasında bakımın gerçek olduğunu kanıtlamanın başlıca yoludur.
İki taraf açısından: Bakımın kapsamı, bakım evine yerleşme hâli ve masrafların kime ait olduğu sözleşmede açıkça yazılmalıdır.
Nafaka yükümlülüğü ve iptal
Bakım alacaklısının, kanunen nafaka borçlu olduğu kişiler bulunabilir. Sözleşmeyle yapılan devir, bu kişilerin nafaka haklarını tehlikeye düşürüyorsa, nafaka alacaklıları sözleşmenin iptalini isteyebilir (TBK m. 615). Bu imkân, malvarlığının tamamının devredildiği hâllerde özellikle önem taşır.
Ölünceye kadar bakma ile vasiyet ve bağış arasındaki fark
Bu sözleşme, mirasbırakanın tek taraflı olarak dönebileceği bir tasarruf değildir. Vasiyetname her zaman değiştirilebilirken, bakma sözleşmesi ancak kanundaki fesih sebeplerine dayanılarak sona erdirilebilir.
Konu | Ölünceye kadar bakma | Vasiyet | Bağış |
|---|---|---|---|
Karşılık | Ömür boyu bakım | Yok | Yok |
Şekil | Resmi (miras sözleşmesi şekli) | Resmi, el yazılı veya sözlü | Taşınmazda tapuda resmi şekil |
Tek taraflı dönme | Yok; yalnızca fesih | Her zaman mümkün | Sınırlı hâllerde |
Mal geçişi | Sağlıkta veya ölümde | Ölümde | Sağlıkta |
Vasiyetnamenin şekilleri ve dönme kuralları için vasiyetname nasıl yapılır yazımıza bakabilirsiniz.
Bakımın değeri nasıl hesaba katılır?
Tenkis veya fesih tartışmasında mahkeme, devredilen malın değeri ile verilen ya da verilmesi beklenen bakımın değerini karşılaştırır. Bakımın değeri; bakım alacaklısının sözleşme tarihindeki yaşı, sağlık durumu, beklenen yaşam süresi ve fiilen bakım verilen süre dikkate alınarak bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Hesap örneği
Seksen yaşındaki bir kişi, 4.000.000 TL değerindeki dairesini komşusuna bakma sözleşmesiyle devretmiş ve sözleşmeden 10 ay sonra ölmüştür. Bilirkişi, bu süredeki bakımın değerini 400.000 TL olarak belirlemiştir. Bu durumda 3.600.000 TL’lik kısım karşılıksız kazandırma niteliği taşıyabilir; mirasbırakanın çocukları varsa saklı paylarının zedelenip zedelenmediği bu tutar dikkate alınarak incelenir.
Örnek, sözleşmenin kendiliğinden geçersiz olduğu anlamına gelmez. Bakım ilişkisi gerçekse ve taraflar sözleşme tarihinde bakımın uzun süreceğini öngörebiliyorsa, kısa sürede gerçekleşen ölüm tek başına muvazaa kanıtı sayılmaz. Belirleyici olan, sözleşme kurulurken tarafların gerçek amacıdır.
Sık yapılan hatalar
Sözleşmeyi adi yazılı belgeyle yapıp tapu devri için yeterli sanmak.
Bakımın kapsamını, bakım evi hâlini ve masrafları sözleşmede düzenlememek.
Bakım verildiğini gösteren belgeleri saklamamak.
Bakım kesildiği hâlde bakım alacaklısının sağlığında fesih iradesini açıklamamak.
Diğer mirasçılardan mal kaçırma amacını sözleşme görüntüsüyle gizlemeye çalışmak.
Bakım alacaklısının sözleşme tarihindeki sağlık durumunu gösteren raporu almamak; bu rapor ileride ehliyet itirazlarına karşı en güçlü delildir.
Tapuda devir yapılırken bakım alacaklısı için intifa veya oturma hakkı kurulmasını değerlendirmemek.









