Miras Hukuku

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi: Şekli, Feshi ve Mirasçıların Hakları

Yazar
Yayın
Okuma
8 dk
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi: Şekli, Feshi ve Mirasçıların Hakları | Küçüker Hukuk & Danışmanlık

Kısaca

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bir kişinin malvarlığını kendisine ölünceye kadar bakılması karşılığında devrettiği ve miras sözleşmesi şeklinde yapılması gereken sözleşmedir. Edimler oransızsa fesih, mal kaçırma amacı varsa muvazaa ve tenkis yolları gündeme gelir.

Yaşlı bir anne ya da baba, evini kendisine bakacak çocuğuna veya komşusuna “bana ölünceye kadar bakması karşılığında” devretmek istediğinde başvurulan hukuki yol ölünceye kadar bakma sözleşmesidir. Bu sözleşme, mal devri ile bakım borcunu birbirine bağlar ve geçerli olması için miras sözleşmesi şeklinde, yani resmi şekilde yapılması gerekir. Şekle uyulmayan sözleşmeye dayanılarak tapu devri istenemez.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 611 ilâ 618. maddelerinde düzenlenir. Bu yazıda sözleşmenin şeklini, tarafların borçlarını, fesih yollarını ve diğer mirasçıların bu sözleşmeye karşı başvurabileceği davaları anlatıyoruz. Taşınmazın devri aşamasındaki işlemleri tapu devri nasıl yapılır yazımızda bulabilirsiniz.

Kısaca

  • Ölünceye kadar bakma sözleşmesi nedir? Bakım alacaklısının malvarlığını veya bazı mallarını devrettiği, bakım borçlusunun da ona ölünceye kadar bakmayı ve gözetmeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 611/1).

  • Hangi şekilde yapılır? Miras sözleşmesi şeklinde, yani resmi vasiyetname şekliyle; devletçe tanınmış bakım kurumlarıyla yazılı şekil yeterlidir (TBK m. 612).

  • Sözleşme feshedilebilir mi? Edimler arasında önemli oransızlık varsa 6 ay önceden bildirimle, sözleşmeyi çekilmez kılan durumlarda ise önel verilmeden feshedilebilir (TBK m. 616, 617).

  • Mirasçılar itiraz edebilir mi? Mal kaçırma amacı varsa muris muvazaası, saklı pay zedelenmişse tenkis davası açılabilir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi nedir?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bir kişinin bütün malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini, kendisine bakılması karşılığında devretmeyi; karşı tarafın da ona ölünceye kadar bakmayı ve gözetmeyi üstlendiği iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir (TBK m. 611/1). Malını devreden kişiye “bakım alacaklısı”, bakımı üstlenen kişiye “bakım borçlusu” denir.

Sözleşme, bağışlamadan farklı olarak karşılıklıdır. Bakım borçlusu malı karşılıksız edinmez; karşılığında ömür boyu sürecek bir bakım yükümlülüğü üstlenir. Bu özellik, sözleşmenin diğer mirasçılar bakımından nasıl değerlendirileceğini doğrudan etkiler: gerçek bir bakım ilişkisi varsa işlem kural olarak geçerlidir, bakım görünüşte kalmışsa muvazaa tartışması başlar.

Bakım borçlusu mirasçı olarak atanabilir mi?

Evet. Bakım alacaklısı, malların devrini ölümüne bırakarak bakım borçlusunu mirasçı olarak da atayabilir. Bu durumda tarafların ilişkisine miras hukuku hükümleri de uygulanır ve bakım borçlusu mirasçı sıfatıyla terekeyle ilgili haklara sahip olur (TBK m. 611/2).

Sözleşme hangi şekilde yapılmalıdır?

Bakma sözleşmesi, bakım kurumlarıyla yapılanlar dışında, miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz (TBK m. 612/1). Miras sözleşmesi de resmi vasiyetname şeklinde, iki tanık katılımıyla ve tarafların iradelerini resmi memura aynı anda bildirmesiyle düzenlenir (TMK m. 545).

Sözleşmenin karşı tarafı

Gereken şekil

Dayanak

Gerçek kişi (çocuk, akraba, komşu)

Resmi şekil: resmi memur ve iki tanık huzurunda

TBK m. 612/1, TMK m. 545

Devletçe tanınmış bakım kurumu

Kurumun belirlediği koşullarla yazılı şekil

TBK m. 612/2

Adi yazılı veya sözlü anlaşma

Geçersiz; tapu devrine dayanak olamaz

TBK m. 612/1

Uygulamada sözleşme noterde, sulh hâkimi önünde veya taşınmaz devri söz konusuysa tapu müdürlüğünde iki tanık huzurunda düzenlenir. Taşınmazın mülkiyeti, sözleşmeye dayanarak tapuda tescille geçer.

Yargıtay kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, resmi şekle uyulmadan yapılan bir bakma sözleşmesine değer verilerek tapu iptali ve tescil kararı verilemeyeceğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 06.02.2008, E. 2008/14-70, K. 2008/104). Kararın okur açısından anlamı şudur: “annem bana evini vereceğini yazdı, karşılığında yıllarca baktım” demek, belge adi yazılıysa tapuyu almaya yetmez; bakım borçlusu en fazla verdiği emeğin karşılığını sebepsiz zenginleşme gibi yollarla isteyebilir.

Bakım borçlusunun yükümlülükleri nelerdir?

Bakım borçlusu, bakım alacaklısını aile topluluğuna almak, ona durumunun gerektirdiği edimleri sağlamak, hastalığında ve yaşlılığında gerekli bakımı göstermek ve tedavisini sağlamakla yükümlüdür (TBK m. 614). Bakımın kapsamı, sözleşmede başka bir düzenleme yoksa devredilen malın değerine ve bakım alacaklısının daha önceki yaşam düzeyine göre belirlenir.

  • Barınma: Bakım alacaklısını kendi evine almak ya da onun evinde birlikte yaşamak.

  • Beslenme ve günlük ihtiyaçlar: Yiyecek, giyecek, temizlik ve günlük yaşam desteği.

  • Sağlık: Hastalıkta bakım, doktora götürme, ilaç ve tedavi masraflarının karşılanması.

  • Manevi destek: Gözetim, yalnız bırakmama ve yaşlılıkta yakın ilgi.

  • Cenaze: Sözleşmede kararlaştırılmışsa cenaze işlemlerinin yürütülmesi.

Bakım borçlusu bu yükümlülükleri kendisi ya da aile fertleri aracılığıyla yerine getirebilir. Bakım alacaklısının yatağa bağımlı hâle gelmesi gibi durumlarda bakımın bakım evinde sağlanması, sözleşmede açıkça yasaklanmamışsa ve masraflar bakım borçlusunca karşılanıyorsa borca aykırılık sayılmayabilir.

Sözleşme hangi hâllerde feshedilir?

Kanun iki tür fesih öngörür: bildirimli fesih ve önel verilmeksizin fesih. Hangi yolun uygulanacağı, fesih sebebinin edimler arasındaki dengesizlikten mi yoksa ilişkinin çekilmez hâle gelmesinden mi kaynaklandığına bağlıdır.

Fesih yolu

Sebep

Sonuç

Bildirimli fesih (TBK m. 616)

Edimler arasında önemli oransızlık; bakım borçlusu bağışlama niyeti olmaksızın orantısız edim üstlenmişse

6 ay önceden bildirimle sona erer; alınanlar iade edilir

Önel verilmeksizin fesih (TBK m. 617)

Sözleşmeden doğan borçlara aykırılık, ilişkiyi çekilmez kılan durumlar veya önemli sebepler

Derhâl sona erer; kusurlu taraf karşı tarafın zararını karşılar

Bakım borçlusunun ölümü (TBK m. 618)

Bakım borçlusunun ölmesi

Bakım alacaklısı sözleşmeyi sona erdirebilir

Fesih hâlinde taraflar birbirinden aldıklarını geri verir. Bakım borçlusu aldığı malı geri verirken, verdiği bakımın uygun bir karşılığını mahsup isteyebilir. Uygulamada bakım alacaklısı, tapuyu geri almak için fesih ve tapu iptali-tescil taleplerini birlikte ileri sürer; bu tür davaların yürütülüşü tapu iptal ve tescil davası yazımızda anlatılmıştır.

Dikkat: Bakım borçlusu bakımı bırakmışsa, bakım alacaklısının bunu tanık, sağlık kayıtları ve komşu beyanlarıyla belgelemesi gerekir. Feshe dayanan dava, bakım alacaklısının ölümünden sonra mirasçılarca kural olarak yeni baştan açılamaz; bakım alacaklısının sağlığında fesih iradesini açıklaması önemlidir.

Diğer mirasçılar sözleşmeye nasıl itiraz eder?

Bakma sözleşmesiyle bir mirasçıya veya üçüncü kişiye taşınmaz devredildiğinde, diğer mirasçıların başvurabileceği başlıca yollar muris muvazaası, tenkis ve sözleşmenin şekil yönünden geçersizliğidir. Hangisinin uygun olduğu, sözleşmenin gerçek iradeyi yansıtıp yansıtmadığına bağlıdır.

  1. Şekil eksikliği: Sözleşme resmi şekilde yapılmamışsa geçersizdir; mirasçılar tapu iptali ve tescil isteyebilir.

  2. Muris muvazaası: Sözleşme yalnızca görünüşte bakma amacı taşıyorsa ve gerçek amaç mirasçılardan mal kaçırmaksa, mirasçılar muris muvazaasına dayanabilir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, mirasçılara muvazaalı işlemin iptalini isteme hakkını tanımıştır (Yargıtay İBK, 01.04.1974, E. 1974/1, K. 1974/2).

  3. Tenkis: Bakım gerçekten verilmiş olsa bile devredilen malın değeri ile bakımın değeri arasında açık bir oransızlık varsa, aradaki karşılıksız kısım saklı paylı mirasçılar bakımından tenkis tartışmasına konu olabilir.

Muvazaa iddiasında mahkeme; bakım alacaklısının sözleşme tarihindeki yaşını ve sağlık durumunu, bakıma gerçekten ihtiyaç duyup duymadığını, bakım borçlusunun bakımı fiilen verip vermediğini ve mirasbırakanın diğer mirasçılarıyla ilişkisini birlikte değerlendirir. Muvazaa davasının şartları muris muvazaası ve tapu iptal davası, tenkis hesabı ise tenkis davası ve saklı pay yazımızda anlatılmıştır.

Bakım alacaklısı ve bakım borçlusu açısından

Sözleşme iki taraf için farklı riskler taşır. Bakım alacaklısı malını devrettikten sonra bakımın kesilmesi riskiyle, bakım borçlusu ise yıllarca bakım verdikten sonra sözleşmenin mirasçılarca dava edilmesi riskiyle karşı karşıyadır.

  • Bakım alacaklısı açısından: Taşınmazın devrini ölüme bırakmak ya da kendisi için tapuya intifa hakkı kurdurmak, bakım kesildiğinde evin elden çıkma riskini azaltır. Bu hakların işleyişini intifa hakkı yazımızda anlattık.

  • Bakım borçlusu açısından: Verilen bakımı gösteren belgeler (hastane refakat kayıtları, ilaç ve bakım faturaları, ortak ikamet kaydı) saklanmalıdır. Bu belgeler, ileride açılabilecek muvazaa davasında bakımın gerçek olduğunu kanıtlamanın başlıca yoludur.

  • İki taraf açısından: Bakımın kapsamı, bakım evine yerleşme hâli ve masrafların kime ait olduğu sözleşmede açıkça yazılmalıdır.

Nafaka yükümlülüğü ve iptal

Bakım alacaklısının, kanunen nafaka borçlu olduğu kişiler bulunabilir. Sözleşmeyle yapılan devir, bu kişilerin nafaka haklarını tehlikeye düşürüyorsa, nafaka alacaklıları sözleşmenin iptalini isteyebilir (TBK m. 615). Bu imkân, malvarlığının tamamının devredildiği hâllerde özellikle önem taşır.

Ölünceye kadar bakma ile vasiyet ve bağış arasındaki fark

Bu sözleşme, mirasbırakanın tek taraflı olarak dönebileceği bir tasarruf değildir. Vasiyetname her zaman değiştirilebilirken, bakma sözleşmesi ancak kanundaki fesih sebeplerine dayanılarak sona erdirilebilir.

Konu

Ölünceye kadar bakma

Vasiyet

Bağış

Karşılık

Ömür boyu bakım

Yok

Yok

Şekil

Resmi (miras sözleşmesi şekli)

Resmi, el yazılı veya sözlü

Taşınmazda tapuda resmi şekil

Tek taraflı dönme

Yok; yalnızca fesih

Her zaman mümkün

Sınırlı hâllerde

Mal geçişi

Sağlıkta veya ölümde

Ölümde

Sağlıkta

Vasiyetnamenin şekilleri ve dönme kuralları için vasiyetname nasıl yapılır yazımıza bakabilirsiniz.

Bakımın değeri nasıl hesaba katılır?

Tenkis veya fesih tartışmasında mahkeme, devredilen malın değeri ile verilen ya da verilmesi beklenen bakımın değerini karşılaştırır. Bakımın değeri; bakım alacaklısının sözleşme tarihindeki yaşı, sağlık durumu, beklenen yaşam süresi ve fiilen bakım verilen süre dikkate alınarak bilirkişi incelemesiyle belirlenir.

Hesap örneği

Seksen yaşındaki bir kişi, 4.000.000 TL değerindeki dairesini komşusuna bakma sözleşmesiyle devretmiş ve sözleşmeden 10 ay sonra ölmüştür. Bilirkişi, bu süredeki bakımın değerini 400.000 TL olarak belirlemiştir. Bu durumda 3.600.000 TL’lik kısım karşılıksız kazandırma niteliği taşıyabilir; mirasbırakanın çocukları varsa saklı paylarının zedelenip zedelenmediği bu tutar dikkate alınarak incelenir.

Örnek, sözleşmenin kendiliğinden geçersiz olduğu anlamına gelmez. Bakım ilişkisi gerçekse ve taraflar sözleşme tarihinde bakımın uzun süreceğini öngörebiliyorsa, kısa sürede gerçekleşen ölüm tek başına muvazaa kanıtı sayılmaz. Belirleyici olan, sözleşme kurulurken tarafların gerçek amacıdır.

Sık yapılan hatalar

  • Sözleşmeyi adi yazılı belgeyle yapıp tapu devri için yeterli sanmak.

  • Bakımın kapsamını, bakım evi hâlini ve masrafları sözleşmede düzenlememek.

  • Bakım verildiğini gösteren belgeleri saklamamak.

  • Bakım kesildiği hâlde bakım alacaklısının sağlığında fesih iradesini açıklamamak.

  • Diğer mirasçılardan mal kaçırma amacını sözleşme görüntüsüyle gizlemeye çalışmak.

  • Bakım alacaklısının sözleşme tarihindeki sağlık durumunu gösteren raporu almamak; bu rapor ileride ehliyet itirazlarına karşı en güçlü delildir.

  • Tapuda devir yapılırken bakım alacaklısı için intifa veya oturma hakkı kurulmasını değerlendirmemek.

Sık sorulan sorular

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi için kaç tanık gerekir?

Sözleşme miras sözleşmesi şeklinde yapıldığından, resmi memurun yanında iki tanığın katılımı gerekir. Tanıkların, tarafların sözleşmeyi ayırt etme gücüne sahip olarak yaptıklarını beyan etmeleri ve belgeyi imzalamaları aranır.

Bakım borçlusu bakmazsa tapu geri alınabilir mi?

Evet. Bakım borçlusu borcunu ağır biçimde ihlal ederse bakım alacaklısı sözleşmeyi önel vermeden feshedebilir ve tapunun kendisine iadesini isteyebilir. Bakımın kesildiği tanık ve belgelerle ispat edilmelidir.

Bakım alacaklısı öldükten sonra mirasçılar sözleşmeyi feshedebilir mi?

Fesih hakkı kural olarak bakım alacaklısına aittir ve onun sağlığında kullanılmalıdır. Mirasçılar ise sözleşmenin şekil eksikliğine, muvazaaya veya saklı pay ihlaline dayanarak kendi adlarına dava açabilir.

Bakma sözleşmesi tapuda yapılabilir mi?

Evet. Taşınmaz devri içeren sözleşmeler uygulamada tapu müdürlüğünde resmi şekilde, iki tanık huzurunda düzenlenebilir. Düzenlemenin ardından mülkiyet bakım borçlusu adına tescil edilir; tapu harcı ve masraflar sözleşmeye göre paylaşılır.

Bakım borçlusu ölürse sözleşme ne olur?

Bakım borçlusunun ölümü hâlinde bakım alacaklısı sözleşmeyi sona erdirebilir. Sona erdirmezse bakım borcu, sözleşmeye ve kanuna göre bakım borçlusunun mirasçıları tarafından yerine getirilir. Bu nedenle sözleşmede bu ihtimalin ayrıca düzenlenmesi yararlıdır.

Bu yazı, yayın ve güncelleme tarihindeki mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Somut durumunuza ilişkin değerlendirme için bir avukata danışmanız gerekir.

İlgili Yazılar

Miras Hukuku
Mirasın Hükmen Reddi: Borca Batık Terekede Süresiz Ret Davası | Küçüker Hukuk & Danışmanlık4 Kasım 2026 · Miras HukukuMirasın Hükmen Reddi: Borca Batık Terekede Süresiz Ret DavasıMirasın hükmen reddi, mirasbırakanın ölüm tarihinde ödeme gücünden yoksunluğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse mirasın kanun gereği reddedilmiş sayılmasıdır. 3 aylık süreye bağlı değildir, ancak mirasçı terekeyi sahiplenmişse ileri sürülemez.Tereke Tespit Davası | Küçüker Hukuk & Danışmanlık4 Kasım 2026 · Miras HukukuTereke Tespit DavasıTereke tespiti, mirasbırakanın ölüm tarihindeki mal, hak ve borçlarının sulh mahkemesi aracılığıyla belirlenmesidir. Mirasçı, mirası kabul veya reddetmeden önce tereke defteri, resmi defter ya da borca batıklığın tespiti yollarından birini kullanabilir.Mirastan Feragat Sözleşmesi Nedir, Nasıl Yapılır? | Küçüker Hukuk & Danışmanlık4 Kasım 2026 · Miras HukukuMirastan Feragat Sözleşmesi Nedir, Nasıl Yapılır?Mirastan feragat, mirasçının mirasbırakan sağken, onunla yaptığı ve resmi vasiyetname şeklinde düzenlenen bir sözleşmeyle miras hakkından vazgeçmesidir. Karşılıklı feragat kural olarak feragat edenin altsoyunu da bağlar; ölümden sonra yapılan vazgeçme ise feragat değil, mirasın reddidir.Mirasın Paylaşılması Davası: Şartlar, Süreç ve Arabuluculuk | Küçüker Hukuk & Danışmanlık4 Kasım 2026 · Miras HukukuMirasın Paylaşılması Davası: Şartlar, Süreç ve ArabuluculukMirasın paylaşılması davası, anlaşamayan mirasçılardan birinin terekenin tamamının veya belirli mallarının aynen, olmazsa satış yoluyla paylaştırılmasını sulh hukuk mahkemesinden istediği davadır. Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur.Miras Taksim Sözleşmesi: Şekli, Geçerliliği ve Tapuya Tescili | Küçüker Hukuk & Danışmanlık4 Kasım 2026 · Miras HukukuMiras Taksim Sözleşmesi: Şekli, Geçerliliği ve Tapuya TesciliMiras taksim sözleşmesi, mirasçıların terekeyi aralarında anlaşarak paylaştığı ve bütün mirasçıların katılımıyla yazılı şekilde yapılması gereken sözleşmedir. Taşınmazlar için de adi yazılı şekil yeterlidir; bir mirasçının katılmadığı sözleşme ise geçersizdir.Mirasçılar Ölenin Borçlarından Sorumlu mu? Sınırlar ve Çıkış Yolları | Küçüker Hukuk & Danışmanlık4 Kasım 2026 · Miras HukukuMirasçılar Ölenin Borçlarından Sorumlu mu? Sınırlar ve Çıkış YollarıMirası reddetmeyen mirasçılar, ölenin borçlarından yalnızca terekeyle değil kendi malvarlıklarıyla da ve birbirleriyle müteselsilen sorumludur. Bu sorumluluk; mirasın reddi, resmi defter tutulması veya resmi tasfiye istenmesiyle sınırlandırılabilir ya da tamamen önlenebilir.